3. Ceza Dairesi 2008/15273 E. , 2011/13998 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ...’ın mağdur ...’a karşı işlediği nitelikli yaralama suçundan Adli Tıp Kurumunun 08/06/2007 tarihli raporuna göre ...'un sağ temporal kemikte lineer kırık meydana geldiği, BT de subdural hematom izlendiği, beyin cerrahisi tarafından operasyon yapıldığı tespitiyle mağdurun y
**3. Ceza Dairesi 2008/15273 E. , 2011/13998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ...’ın mağdur ...’a karşı işlediği nitelikli yaralama suçundan Adli Tıp Kurumunun 08/06/2007 tarihli raporuna göre ...'un sağ temporal kemikte lineer kırık meydana geldiği, BT de subdural hematom izlendiği, beyin cerrahisi tarafından operasyon yapıldığı tespitiyle mağdurun yaşamsal tehlike geçirdiğinin belirlenmesi nedeniyle artık kemik kırığının derecesinin tespitinin önemli olmaması nedeniyle, sanıkta meydana gelen yaralanma ve dosya içeriği dikkate alındığında sanığın eylemini saldırı veya savunma amaçlı kullanılabilecek nitelikte olan tahta sopa veya demir sopanın ile gerçekleştiğinin kabulunde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen hak mahkumiyetlerinin infaz sırasında nazara alınabileceğinden tebliğnamede bu konda ki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: I- Sanık ... hakkında TCKnun 86/2 maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu, 2-Sanığın mağdurlara tahta sopa ile vurduğunu savunmasına, sanık ... ve tanık Volkan’ın sanığın elinde demir sopa bulunduğunu beyan etmelerine, şahıslara ait doktor raporunda künt travmadan bahsedilmesine göre, suçta kullanıldığı iddia edilen tahta sopa veya demir sopanın yasanın aradığı şekilde silahtan sayılıp sayılamayacağı hususu irdelenmeden ve özellikleri tespit edilmeden sanığın bıçakla yaralamayı gerekleştirdiği kabul edilerek sanık hakkında ceza tayini, II- Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ... savunmasında, ...’ın kendilerine neden baktıklarını sormak sureti ile sataştığını, kendilerine ve ailelerine küfür ettiğini, elindeki demir çubuk ile kendilerine saldırdığını, Volkan'a vurduğunu, kendisinin ...’i uzaklaştırmaya çalıştığını o sırada ...’in kendisine demir çubuk ile vurduğunu yatmakta olan Volkan'ın üzerine düştüğünü kendisini korumak için bıçağı çıkararak rast gele salladığını beyan etmesine, sanık ...’ın savunmasında taraflarla karşılıklı küfürleştiklerini, Volkan ile kavga ettiklerini o sırada ...’nin de kendisine vurduğunu Volkan'a tahta sopa ile vurduğunu ve Volkan'ın yere düştüğünü sonra ...’yede vurduğunu beyan etmesine, sanık ...’ın benzer beyanda bulunmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 ... ve 2002/4-238 esas 2002/367 sayılı kararında belirtti üzere ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halden sanıkların yararlandırılması suretiyle etkili eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesi gerektiğine dair ceza daireleri içtihatları da nazara alınarak sanıklar hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı konusunun tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.