4. Hukuk Dairesi 2024/2481 E. , 2024/6386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/546- 2021/535 SAYISI : 2021/İHK-21528 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/Davanın Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/46601 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacılar vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince başvurunun
**4. Hukuk Dairesi 2024/2481 E. , 2024/6386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/546- 2021/535 SAYISI : 2021/İHK-21528 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/Davanın Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/46601 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacılar vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 20.04.2020 tarihinde davacıların yaya konumunda bulunan desteğine davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacıların desteğinin vefat ettiğini, kazaya başka araçların da karıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacılardan her biri için şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere tolam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk ilkeleri uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile taleplerini davacı ... için 60.241,00 TL’ye, ... için 47.505,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplanması, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan 22.02.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75, kazaya karışan diğer aracın dava dışı sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu, desteğin kusurunun bulunmadığı, davacıların dava dilekçesinde müşterek ve müteselsil sorumluluk ilkeleri uyarınca tazminatın tahsilini talep ettiği, bu nedenle davalı ... şirketinin % 100 oranında kusurdan sorumlu olduğu, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre 22.02.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile davacı ... için 47.505,00 TL, ... için 60.241,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacılar vekilinin tahkimden önce davalıya gerekli belgeleri sunmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, desteğin eş ve çocuklarına da pay ayrılarak hesaplama yapılması gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekilinin hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini belirterek karara itiraz ettiği, ancak davacılar vekilinin ıslah hakkını PMF 1931 Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hazırlanan rapora göre kullandığı, bilirkişi raporuna hesaplama yöntemi açısından itiraz etmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacılar vekilinin ıslah ettiği miktara göre hüküm kurulduğu, bu nedenle davacılar vekilinin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, davalı vekilinin itirazları değerlendirildiğinde; her ne kadar tahkim yargılamasında alınan bilirkişi raporunda müşteki ifade tutanakları esas alınarak müteveffanın kaldırımda yürüdüğünün kabulüyle müteveffaya kusur atfedilmediğinden bahsedilmişse de Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan ve CD görüntüleri izlenerek düzenlediği belirtilen kusur raporunda kaza anında kaplamaya indiği anlaşılan müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, anılan raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, bu nedenle davalı vekilinin kusura ilişkin itirazının kabulüne karar verildiği, yine davalı vekilinin TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize ilişkin itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği, 12.07.2021 tarihli ara karar ile tazminatın % 75 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği, ara kararda belirtilen ve tebliğ tarihinden başlamak üzere verilen süre içinde davacılar vekilinin bilirkişi ücretini yatırmadığı, süre bitiminden bir gün sonra saat 20.47 itibarıyla gönderildiği anlaşılan e-posta ile davacılar vekilince bilirkişi ücretinin yatırıldığı bilgisinin verildiği, ancak bilirkişi ücretinin geç yatırılmış olması ve ücret yatırıldığına ilişkin bilginin de geç bir şekilde hakem heyetine bildirilmesi nedeniyle kalan süre bakımından tahkim yargılamasının süresi içinde tamamlanmasının imkan dahilinde olmadığı, ara kararında talep edilen süre uzatımı konusuna da taraf vekillerince geri dönüş yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi ücretinin süresinde yatırıldığını, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte ara kararda 600,00 TL tutarındaki bilirkişi ücretinin iki gün içerisinde yatırılmasına karar verilmesine rağmen ara kararın gönderildiği e-postada 450,00 TL tutarındaki bilirkişi ücretinin bir gün içerisinde yatırılmasının talep edildiğini, ara karar ile gönderilen e-posta arasında çelişki bulunduğunu, ara kararın hatalı olduğunu, tazminatın % 1,8 teknik faize göre hesaplanmasının doğru olmadığını, müteveffa desteğin %75 oranında kusurlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, desteğin kusurunun olmadığını, İtiraz Hakem Heyetince kusur oranının hatalı olduğu kanaatine varıldıysa kusur raporu alınmasına karar verilmesi, kusur raporuna ilişkin bilirkişi ücretinin de kusura itiraz eden davalı vekili tarafından ikmal edilmesine karar verilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, aynı Kanunun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder.” düzenlemesi yer almaktadır. Ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 22 nci fıkrasında bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmektedir. Dosya kapsamından; davacılar vekiline 12.07.2021 tarihli ara karar ile 600,00 TL bilirkişi ücretinin yatırılması için 2 günlük süre verildiği, bununla birlikte söz konusu ara kararın davacılar vekiline 12.07.2021 tarihli e-posta ile gönderildiği, anılan e-postada ara karardan farklı olarak 450,00 TL bilirkişi ücretinin yatırılması için 1 günlük süre verildiği, davacılar vekilinin 14.07.2021 tarihinde bilirkişi ücretinin yatırıldığına dair makbuzu dosyaya sunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetinin bilirkişi ücretinin yatırılmasına ilişkin 12.07.2021 tarihli ara kararında verilen kesin sürede ara karar gereğinin yerine getirilmemesi halinde yukarıdaki yasal düzenleme dikkate alındığında nasıl bir hukuki sürecin olacağı hususunun açıklanmadığı, ara kararın gönderildiği e-postada bilirkişi ücreti miktarı ile ücretin yatırılması için verilen sürenin ara karar ile çelişkili olduğu, bununla birlikte verilen kesin sürenin de makul bir süre olmadığının anlaşılmasına göre ara kararın usulüne uygun hazırlanmadığı görülmüştür. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince; bilirkişi ücretinin yatırılmasına ilişkin ara kararın yukarıdaki yasal düzenlemeye uygun hazırlanmadığı, bu nedenle verilen sürenin bağlayıcılığı olmadığı, davacılar vekilinin de yargılamayı geciktirmeyecek şekilde bilirkişi ücretini yatırmış olduğunun anlaşılmasına göre, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.