8. Ceza Dairesi 2024/14295 E. , 2024/5534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/329 Esas, 2019/509 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2019/329 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (52
**8. Ceza Dairesi 2024/14295 E. , 2024/5534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/329 Esas, 2019/509 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2019/329 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarıca hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 31.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/28727 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/28727 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar tebligatının 13.07.2016 tarihinde adreste tanınmadığından iade edildiği, dosya kapsamından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiğine dair başkaca tebligat mazbatasının da bulunmadığı, bununla beraber suça sürüklenen çocuğa anılan karar usulüne uygun tebliğ edilmiş olsa dahi söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılmış olacağı ve usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 18.03.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2016 tarihli ve 2016/3568 Soruşturma, 2016/82 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresinin '' bir hafta'' olarak gösterildiği ve karara ilişkin suça sürüklenen çocuğun 13.07.2016 tarihinde adreste tanınmadığından iade edildiği, B. Suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içerisinde 17.12.218 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi ve denetim esnasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2019 tarihli ve 2016/3568 Soruşturma, 2019/880 Esas, 2019/748 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C.Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.05.2019 tarihli ve 2019/329 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarıca hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 31.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Anlaşılmıştır. D. 5237 sayılı Kanun'un, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve yaşı küçük şüphelinin 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca atanması gerekli olan zorunlu müdafine tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye ve zorunlu müdafiine, verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, somut olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.07.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararda itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "bir hafta" olarak gösterildiği, kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği gibi yaşı küçük şüpheliye zorunlu müdafii de görevlendirilmediği, gerek yasa yolunun hatalı gösterilmesi gerekse de bu kararın usulune uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle erteleme kararının kesinleşmediği anlaşılmıştır. Erteleme kararının kesinleşmemesi sebebiyle erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen 17.12.218 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden ve suça sürüklenen çocuğun yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden söz edilemeyeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "durma" kararı verilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2019/329 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.