(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/7654 E. , 2010/18308 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, hizmet binasının bazı bölümleri hariç 23.12.1993 tarihinden itibaren her yıl yenilenmek suretiyle davalıdan kiralandığını, …
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/7654 E. , 2010/18308 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, hizmet binasının bazı bölümleri hariç 23.12.1993 tarihinden itibaren her yıl yenilenmek suretiyle davalıdan kiralandığını, kira sözleşmesinin özel şartname bölümünün 17.maddesinde elektrik, su, yakıt ve işletme giderlerinin hisse oranında mal sahibi davalı tarafından ödenmesinin karalaştırıldığını, 22.12.2004 tarihine kadar elektrik, su ve yakıt giderlerinin %10'luk bölümüne davalı tarafça iştirak edildiğini, davalının 19.11.2004 tarihli yazı ile elektrik ve su aboneliklerinin ayrıldığını, kalorifer peteklerinin söküldüğünü bildirdiğini, 22.12.2004 tarihinden 31.03.2006 tarihine kadar olan dönemde davalının ödemekle yükümlü olduğu ve ödemediği %10'luk hissesine düşen katkı payının 9.901,08-TL olduğunu ileri sürerek, bu bedelin kurumlarınca ödeme yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, 9.901,08-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-HUMK’nun 381. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389. maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu 2010/7654-18308