Bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir.Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak bu yetkide, ikti
davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 8 hissedarlı bir Anonim Şirket olduğunu, müvekkilinin ise %6 azınlık hisseye sahip olduğunu, davalı şirketin davaya konu olağanüstü genel kurul toplantısının 06.07.2019 tarihinde yapıldığını, davaya konu toplantının 2 nolu gündem maddesinde; TTK 379/2 maddesi uyarınca şirket esas sermayesinin onda birini teşkil eden (...na ait 6 adet, ...'na ait 2 ve ...'ye ait 2 adet) payları satın alması için yönetim kuruluna oy çokluğu ile yetki verildiğini, alınan kararın sermayenin iadesi niteliğinde olup yasaya aykırı olduğunu ayrıca hisse devir taleplerinin müvekkiline hiçbir şekilde iletilmediğini ve teklif edilmediğini, 3 no'lu gündem maddesinde ise; daha önce yaptırılan şirket değerleme raporuna göre şirkete ait beher pay için ödenecek minimum ve maksimum bedel üzerinden 10 adet palın şirket tarafından satın alınmasının karara bağlandığını, ancak alınan değerleme raporunun şirketin gerçek değerini yansıtmadığını, özellikle şirkete ait Çankaya'da bulunan 10 katlı binanın gerçek değerinin minimum 17.000.000 TL olması gerekirken raporda 2.000.000 TL olarak gösterildiğini, gerçeğe aykırı değerleme raporu ile müvekkiline ait hissenin çoğunluk pay sahipleri tarafından ucuza satın alınabileceğini, mevcut ana sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin payları üçüncü kişiye satmasının olanaksız olduğunu, müvekkilinin alınan her iki karara karşı çıkıp muhalefet şerhini yazdırdığını belirterek 06.07.2019 tarihli Olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.