DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/59 E. , 2024/2711 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/59 Karar No : 2024/2711 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... DİĞER DAVALI : ... Valiliği İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 22/05/2023 tarih ve E:2022/8848, K:2023/2642 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı tarafından vekalet ücreti yönün…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/59 E. , 2024/2711 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/59 Karar No : 2024/2711 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... DİĞER DAVALI : ... Valiliği İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 22/05/2023 tarih ve E:2022/8848, K:2023/2642 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, taşınmaz ticareti yetki belgesi verilmesi talebiyle yapılan başvurusunun reddine ilişkin Denizli Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla haberdar olunan 15/02/2022 tarihli işlemin ve bu işlemin dayanağı Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 22/05/2023 tarih ve E:2022/8848, K:2023/2642 sayılı kararıyla; Bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, bu işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği; başka bir ifadeyle, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, bireysel işlem tesis edilmiş olması ve bu işlemin dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerektiği, Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, süregelen bir şekilde menfaati ihlal edilen veya temel hak ve hürriyetlere yönelik talepleri bulunan ilgililerce idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idareye her zaman başvurulabilmesi ve yeni bir başvuru olarak kabul edilmesi gereken en son başvurunun kısmen, tamamen veya zımnen reddi halinde altmış günlük idari dava açma süresi içinde idare mahkemelerinde dava açılabilmesinin mümkün olduğu, Uyuşmazlıkta, davacının başvurusuna konu "taşınmaz ticareti yetki belgesi verilmesi istemi"nin çalışma ve sözleşme hürriyetine ilişkin bulunması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında kural olarak bu konuda her zaman idareye başvurabilmesinin mümkün olduğu, bununla birlikte, yapılan başvurunun kısmen, tamamen veya zımnen reddi halinde altmış günlük idari dava açma süresi içinde idare mahkemelerinde dava açılması gerektiği, Dava konusu olayda, davacı tarafından 14/02/2022 tarihinde yapılan başvurunun 15/02/2022 tarihinde reddedildiği, anılan işlemin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin 16/01/2023 tarihli ara kararı ile sorulmasına rağmen davalı idarece söz konusu işlemin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin olarak dosyaya herhangi bir tebliğ-tebellüğ evrakı eklenemediğinin görüldüğü, buna karşın, davalı idare tarafından davacının başvurusuna verilen cevabın davacıya tebliğ edilmediği kabul edilse dahi davacının en geç 14/02/2022 tarihini takip eden otuzuncu günün sonunda, yani 16/03/2022 tarihinde başvurusu zımnen reddedilmiş sayılacağından, bu zımnen ret tarihinden itibaren altmış gün içinde yani en geç (15/05/2022 tarihi pazar gününe denk geldiğinden) 16/05/2022 tarihinde dava açması gerektiği, Ayrıca, davacı tarafından 14/02/2022 tarihli başvurusunun sonucunu öğrenme istemiyle yapılan, bir başka ifadeyle yetki belgesinin düzenlenmesine yönelik yeni bir istem içermeyen 05/12/2022 tarihli başvuru neticesinde tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin, dava konusu Yönetmelik maddesine dayanılarak tesis edilmemesi ve davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmaması nedeniyle, dava konusu Yönetmelik maddesinin uygulama işlemi olarak kabul edilemeyeceğinden, bu işlemin 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava açma süresini canlandıramayacağı sonucuna varıldığı, Öte yandan, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendinin dava konusu ret işlemine dayanak olan halinin 14/10/2020 tarih ve 31274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı görüldüğünden, uygulama işlemi üzerine süresinde dava açılmadığı gibi, düzenleyici işlemlerin yayım ve ilan tarihlerini izleyen günden itibaren başlayan altmış günlük dava açma süresinin de geçirildiğinin görüldüğü gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesine göre belirlenen 4.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Ticaret Bakanlığına verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararda 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin son cümlesinin görmezden gelindiği, Denizli Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile başvurusuna cevap verildiği, bu cevabın tebliğinden itibaren süresi içerisinde dava açıldığı ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı tarafından, davada süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesinin uygulanamayacağı, eksik hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı tarafından, Denizli Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının davacının başvurusunun reddine ilişkin bir işlem olmadığı, söz konusu başvurunun sistem üzerinden reddedildiği, temyize konu kararın süre aşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının onanması; vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi yönünden, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onuncu Dairesinin davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarelerden Ticaret Bakanlığının vekalet ücretine yönelik temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyize konu karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir." kuralı yer almakta olup, Tarife'nin İkinci Kısım İkinci Bölümü'nde, Danıştayda ilk derecede duruşmasız görülen davalarda vekalet ücreti 9.500,00 TL olarak belirlenmiştir. Temyize konu karar ile davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023 yılı Avukatlık Agari Ücret Tarifesi'nde yer alan tam vekalet ücretine değil bu ücretin yarısına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bakılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmeden önce davalı idarelerden Ticaret Bakanlığının avukatla temsil edildiği ve süresinde savunma verildiği görülmüştür. Bu durumda, 2023 yılı Avukatlık Agari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesinde Tarife'de yazılı ücretin yarısına hükmolunmasını gerektiren hususların; birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi hususlarını kapsadığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin durumları kapsamadığı; ayrıca, davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı vekilince süresi içerisinde savunmanın verildiği dikkate alındığında, anılan idare lehine 2023 yılı Avukatlık Agari Ücret Tarifesi'nde yer alan vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmış olup, temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki, "3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 15. maddesine göre belirlenen 4.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Ticaret Bakanlığına verilmesine," ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; "3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 9.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Ticaret Bakanlığına verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesine göre belirlenen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Ticaret Bakanlığına verilmesine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 22/05/2023 tarih ve E:2022/8848, K:2023/2642 sayılı kararının temyize konu davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının "3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Ticaret Bakanlığına verilmesine," şeklinde düzeltilerek ONANMASINA, 4. Kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde, esas yönünden oybirliği, vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Danıştay Onuncu Dairesince davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı lehine, 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekmektedir. Bu haliyle, temyize konu kararda, anılan Tarife'de yer alan vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, vekalet ücretinin yarısına mı yoksa tamamına mı hükmedileceğine yönelik uyuşmazlık, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Danıştay Onuncu Dairesince karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenle, davalı idarelerden Ticaret Bakanlığının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.