4. Hukuk Dairesi 2016/12159 E. , 2018/7222 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ (yeni ünvanı: ... Haberleşme ve Yayıncılık AŞ) aleyhine 26/02/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi için…
**4. Hukuk Dairesi 2016/12159 E. , 2018/7222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ (yeni ünvanı: ... Haberleşme ve Yayıncılık AŞ) aleyhine 26/02/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı şirketin yayın sahibi olduğu ... Gazetesinin 20/01/2015 günlü nüshasının birinci sayfasında "Pensilvanya Ahtapotunun Kollarını Açıklıyoruz Varan-1" ve "İşte Marmara İmamları" başlığı ile girişi yapılan, 16. Sayfasında da "İşte Marmara İmamları" başlığıyla yayınlanan haberde davacı hakkında asılsız iddialarda bulunulduğunu, hiçbir bulguya dayanılmaksızın davacının itibarının zedelendiğini, habercilik değer ve ilkeriyle bağdaşmayacak şekilde davacının zan altında bırakıldığını ve davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek oluşan manevi zararın tazmini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının kesinleşmiş mahkumiyet içeren mahkeme kararı bulunmaksızın bir suç örgütünün yöneticisi olarak gösterilerek kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda,basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.