8. Hukuk Dairesi 2013/18338 E. , 2013/18100 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi ... ile ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ... Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.03.2012 gün ve 474/375 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, vekil edenine ait taşınmazın güney sınırının eski ... yolu olarak bilinen…
**8. Hukuk Dairesi 2013/18338 E. , 2013/18100 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi ... ile ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ... Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.03.2012 gün ve 474/375 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, vekil edenine ait taşınmazın güney sınırının eski ... yolu olarak bilinen 27 nolu yerin 366 m2'lik bölümünü haricen satın ve devraldığını, bu yeri tel örgü ile çevirdiğini, davalının ise tel örgüye müdahale ederek kaldırdığını, bu alanı kendi arsasına dahil ettiğini açıklayarak vekil edenine ait yerinin zeminde tespit edilerek davalının o kısma müdahalesinin önlenilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu yere davacının hiç zilyet olmadığını, TMK.nun 984. Maddesi uyarınca 2 ay ve her halde 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz 3116 numaralı parsel kapsamında kalmakta olup, 3156 nolu parselin ifrazı sonucu 21.4.2010 tarihinde ... adına tapuya tescil edilen bir yerdir. 3156 parsel ise 19.12.1996 tarihinde "hali arazi" olarak ... adına 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca yazılmıştır. Bu durumda; eldeki dava TMK'nun 984 ve devamı maddeleri kapsamında açılan zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir. Dinlenen davalı tanıkları, davacının ileri sürdüğü müdahale olayının dava tarihinden 3-4 yıl önce gerçekleştiğini, davacının, davalıya ait yere kazık çaktırdığını bildirmişlerdir. Dava dilekçesi kapsamı, dinlenen tanık beyanları bir bütün halinde birlikte değerlendirildiğinde: teknik bilirkişilerin krokisinde 1 numara ile gösterilen kısım hakkında zilyetliğin korunması isteği bakımından; davanın, 4721 sayılı TMK'nun 984. maddesinde öngörülen 2 ay ve 1 yıllık hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, isteğin anılan sebeple reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de; hüküm redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle Usul ve Yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi NE