6. Hukuk Dairesi 2025/1228 E. , 2025/2135 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/546 E., 2025/166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/187 E., 2022/595 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırl…
**6. Hukuk Dairesi 2025/1228 E. , 2025/2135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/546 E., 2025/166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/187 E., 2022/595 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ...'ın Seğmenler Vergi Dairesi nezdindeki KDV iadesi alacağının paylaştırılması için düzenlenen sıra cetvelinde ikinci sırada yer alan davalı alacaklılara yapılmış temliklerin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, borçlunun 18.02.2019 tarihinde Ankara .... Noterliğinde Seğmenler Vergi Dairesi'nde doğmuş doğacak her türlü vergi alacaklarını yaptığı 6 ayrı temlik sözleşmesi ile devrettiğini, oysa borçlunun konkordato talep etmiş olması dolayısı ile temlik yasağı bulunduğunu ve yapılan temliklerin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sıra cetvelinde temlik alacaklılarına yer verilemeyeceğini, hakkında konkordato kararı olan borçlu tarafından muvazaalı olarak yapılan alacak temliklerine dayalı olarak düzenlenen sıra cetvelinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile banka alacağından önce sıra cetvelinin 2. sırasında yer alan davalı temlik alacaklılarına ayrılan tutarın müvekkili Banka'ya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin serbest muhasebeci mali müşavir olarak faaliyet yürüttüğünü, alacağının dayanağının muhasebe-mali müşavirlik hizmetlerinden kaynaklandığını, borçlu ile aralarında 25.06.2018, 16.07.2018 tarihli sözleşmelerin olduğunu; müvekkilinin sözleşme gereklerini yerine getirdiğini ve ücrete hak kazandığını, yapılan temlikin verilen bu hizmetlerden doğan alacaklardan kaynaklandığını, temlikin yapıldığı dönemde geçerli bir konkordato kararının bulunmadığını, temlikin muvazaalı olduğu ve geçerli olmadığı iddiasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; danışmanlık ücret alacağı nedeniyle temlik yapıldığını, temlik tarihinde temliki yasaklayan bir konkordatonun bulunmadığını ve paylaşıma konu KDV iadesi alacağının ödenmesinin müvekkili tarafından sağlandığını, alacağının gerçek alacağa dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu ... hakkında konkordato talebine ilişkin yargılama devam ederken borçlunun Ankara .... Noterliği'nde 18.02.2019 tarihinde Seğmenler Vergi Dairesi'nde doğmuş doğacak her türlü vergi alacaklarını yaptığı 6 ayrı temlik sözleşmesi ile devrettiği, 1. Davalı ...'ın temlik alacağı bakımından; davalı alacaklının (alacağının 25.06.2018 seri, 3 sıra no'lu sözleşme ve 16.07.2018 tarihli sözleşme meslek mensubunun iş takibi sözleşmesi olduğu) mükellefi olan ve konkordato süreci içerisinde bulunan borçlunun ızrar kastını bilebilecek durumda olan davalının bu şekilde sözleşme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalılar arasında düzenlenen 102.000,00 TL'lik temliğin gerçek bir alacağa dayanmadığı, muvazaalı olduğu, alacaklılara zarar verme kastı bulunduğu, 2. Davalı ...'in temlik alacağı bakımından; davalı alacaklının alacağının 17.07.2017 tarihli meslek mensubunun ... Mühendislik ile yapılmış 082919 sıra numaralı sözleşmeye dayandığı, mükellefi olan ve konkordato sürecinde olan ... Mühendislik arasında düzenlenen sözleşmede mükellefin 2014 hakedişlerinden kesinleşen G.V stopjlarının usulüne uygun vergi dairesinin iadelerini sonuçlandırmak için verilen danışmanlık hizmetinden kaynaklandığı, ücretin alınacak iade tutarının % 19.5 olarak iş bitiminde ödeneceğinin karalaştırıldığı kaydı ile yapılan sözleşmenin, konkordato süreci içerisinde bulunan borçlunun ızrar kastını bilebilecek durumda olan davalının bu şekilde sözleşme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalılar arasında 495.000,00 TL olarak düzenlenen temliğin gerçek bir alacağa dayanmadığı, muvazaalı olduğu, alacaklılara zarar verme kastı bulunduğu, 3. Diğer davalıların da alacağının gerçek bir alacağa dayanmadığı, muvazaalı olduğu, alacaklılara zarar verme kastı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.03.2020 tarihli sıra cetvelinde temlik alacaklıları davalılara ayrılan payların yargılama giderleri ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere öncelikle davacının alacaklı olduğu Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2782 E. sayılı takip dosyasına ödenmesine, artan kısmının olması halinde davalılara bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf eden ... ile ... vekillerinin yargılama aşamasında sundukları sözleşmelerin geçersiz ya da sahte olmadıklarının sabit olduğu, bundan doğan edimlerin davalılar tarafından ifa edildiğinde de tereddüt bulunmadığı, borçlunun bu sözleşmeden doğan borçlarını başka bir alacağını temlik etmek suretiyle ödemesinde hukuka aykırı bir yön olmadığı, alacağı gerçek bir hukuki ilişkiye dayanan kimsenin makul beklentisi alacağının bir şekilde ödenmesi olup, borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket ediyor olması; ortada bütün alacaklılara eşit davranma sorumluluğu yükleyen bir iflas ya da konkordato hali olmadıkça alacaklıyı bağlamayacağı, alacağını tahsil etmek isteyen kimsenin diğer alacaklıların durumunu öngörmesi ya da iradeyi sakatlayan bir sebep bulunmadıkça önceliği onlara bırakmasının beklenemeyeceği, nihayet istem tarihinde yürürlükte bulunan konkordato hükümlerinde de alacağın temlikini hükümsüz kılan bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle istinaf eden bu iki alacaklı bakımından davanın kabulü isabetsiz olup İlk Derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davalılar ... ile ... aleyhindeki davanın reddine, diğer davalılar aleyhindeki davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların temlik sözleşmesi dışında alacaklarını hiçbir şekilde ispat edemediklerini, söz konusu temlik sözleşmelerinin hepsinin aynı gün yapıldığını, Yerel Mahkeme tarafından temlik sözleşmelerinin varlığının tespit edilebilmesi için davalı borçlunun ticari defterlerinin sunulması istendiğini, ancak davalılar tarafından dosyaya sunulamadığını, zira bu temlik sözleşmelerinin ticari kayıtlarda bir karşılığının olmadığını, sonradan oluşturulduğunu, davalı borçlu ile tamamı aynı gün yapılan sözleşmeler ile gerçek olmayan alacaklar varmış gibi gösterilerek alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı temlik sözleşmeleri yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, alacağın gerçekte var olup olmadığının, sıra cetveline itiraz davalarında bir öneminin olmadığına ilişkin nitelemenin kabul edilemeyeceğini, sıra cetveline itiraz davalarında alacağın varlığına ilişkin itirazların gerçekten var olup olmadığının araştırması gerektiğini, aksinin düşünülmesi halinde sıra cetveline itiraz davasında alacağını tek başına şeklen ispatlayan alacaklının alacağının doğrudan var olduğunun kabulü anlamına geleceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bir alacağın sıra cetvelinde yer alabilmesi için kural olarak o alacakla ilgili icra takibi yapılmış ve sıra cetvelinde paylaşıma konu mal veya para üzerine geçerli bir haciz konulmuş olması şarttır. Sıra cetveli incelendiğinde ..... Ltd. Şti. ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş. dışında diğer alacaklıların temlik alacaklısı olarak sıra cetvelinde yer aldığı sabittir. Davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. dava dilekçesinde hem sıra cetveline yönelik şikayet, hem de sıra cetveline yönelik itiraz isteminde bulunmuştur. Bu durumda İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesinin öncelikle şikayeti incelemesi, şikayet istemi yerinde değilse, bu kez itiraz istemini değerlendirmesi gerekir. Haczedilen paranın kendisine ait olduğunu iddia eden temlik alacaklılarının bu alacaklarını istihkak davası ile ileri sürmeleri gerekeceği ve takip konusu yapılarak paylaşıma konu para üzerinde usulüne uygun haczi bulunmayan temlik alacaklılarına sıra cetvelinde yer verilemeyeceği de dikkate alınarak öncelikle şikayet isteminin incelenmesi gerekirken müşteki/davacının tek talebi varmış gibi doğrudan itiraz isteminin incelenmesi ve yukarıda belirtildiği gibi yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.