8. Ceza Dairesi 2021/9601 E. , 2023/3834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme HÜKÜM : Mahkûmiyet Ceza Genel Kurulu'nun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 Esas, 2007/222 sayılı kararında belirtildiği üzere, Cumhuriyet Savcısının yargı çevresindeki Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına yönelik temyiz süresi; 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) k
**8. Ceza Dairesi 2021/9601 E. , 2023/3834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme HÜKÜM : Mahkûmiyet Ceza Genel Kurulu'nun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 Esas, 2007/222 sayılı kararında belirtildiği üzere, Cumhuriyet Savcısının yargı çevresindeki Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına yönelik temyiz süresi; 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) kıyasen uygulanan 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tefhimden itibaren bir ay olup, Cumhuriyet savcısının 10.03.2016 günü verilen hükmü yasal süreden sonra 11.04.2016 tarihinde temyiz ettiği ön incelemede anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafinin temyiz istemi suça konu taşınmazda tesis edilen geçit hakkına ilişkin infaz evraklarını malik ...'a tebliğ edilmediğine, taşınmazı kiralayarak kullanan sanığın taşınmazı sürerken kazıkların söküldüğüne, kasıtlı olarak kazıkların sökülmediğine, geçit hakkı tesis edilen yolun çok ufak kısmının sürüldüğüne sürme işleminin katılanın yolu kullanmasına mani olmadığına, suçun mağdurunun taşınmaz maliki olup katılanın sadece söz konusu yerden geçme hakkına sahip olduğuna, suçun manevi unsuru olan işgal ve faydalanma unsurunun da gerçekleşmediğine sanığın beraat etmesi gerektiğine, temel ceza alt sınırdan verilmiş olmasına karşın para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaireye ilişkindir. 2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi gerekçeli kararda cezanın alt sınırdan uygulanacağı belirtilmişken ve bu yönde gerekçelendirme yapılmışken adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay katılana ait 70 ada 17 numaralı parsel lehine 70 ada 18 parsel aleyhine Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla geçit hakkı tesis edildiği kararın icra kanalı ile infaz edildiği ancak sanığın geçit hakkı tesis edilen yeri kullanıp, tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir. 2. Soruşturma aşamasında kolluk olay yerinde inceleme yapmış katılana ait tapulu yolun sürüldüğü ve yolun sınırlarının kaybolduğuna ilişkin tutanak tutulmuştur. 3. Kırkağaç İcra Dairesinin 2013/169 Esas sayılı dosyası getirtilmiştir. 4. Mahkemece keşif yapılmış teknik bilirkişi raporunda Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesince Şair Eşref paşa Mahallesi 70 ada 17 parsel lehine 70 Ada 18 parsel aleyhine geçit hakkı tesis edildiğini, geçit hakkının tapuya tescil edilmesi sonrası icra dairesince kararın infazının yapıldığını, geçit hakkı kurulan yolun sınırlarına kazıklar çakılarak yer teslimi yapıldığını zeminde yaptığı incelemede çakılan kazıkların sökülmüş olduğunu, yolun bir kısmının sürülerek bozulduğunu, sürülerek bozulan yerin 12.50 metrekarelik alanı kapsadığını bildirmiştir. IV. GEREKÇE 1. Suça konu 70 ada 18 numaralı parselde katılanın Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla geçit hakkı sahibi olduğu, icra dairesince söz konusu geçit hakkına konu yolun sınırları tespit edilip sınırlara kazıklar çakılarak yer tesliminin yapıldığı, buna karşın taşınmazı fiilen kullanan sanığın kazıkları söküp geçit hakkına konu yolun sınırlarını bozup, yolun bir kısmını da sürerek işgal ettiği tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir 3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Temel ceza belirlenirken, hapis cezası asgari hadden uygulandığı halde, hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR 1. Ceza Genel Kurulu'nun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 Esas, 2007/222 sayılı kararında belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının yargı çevresindeki Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına yönelik temyiz süresi; 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na kıyasen uygulanan 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tefhimden itibaren bir ay olup, Cumhuriyet savcısının 10.03.2016 günü verilen hükmü yasal süreden sonra 11.04.2016 tarihinde temyiz eden Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 nci maddesi gereğince Tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması sonucu 1/6 indirim yapılarak hesaplanan 25 günün 4 güne ve bir gün karşılığı takdir olunan 20 TL ile sonuç gün sayısının çarpılması sonucu bulunan 500 TL nin 80 TLye indirilmesi suretiyle suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.