8. Hukuk Dairesi 2012/13376 E. , 2013/15555 K. "İçtihat Metni" .... Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .....Mahkemesi'nden verilen 13.06.2012 gün ve 671/453 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekilleri,...... mevkiinde bulunan 1149 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmı bakımından davalılar adına olan tapu kay
**8. Hukuk Dairesi 2012/13376 E. , 2013/15555 K.** **"İçtihat Metni"** .... Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .....Mahkemesi'nden verilen 13.06.2012 gün ve 671/453 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekilleri,...... mevkiinde bulunan 1149 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmı bakımından davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, “…davalı tarafın dava konusu gayrimenkulün Hazine’nin de taraf olduğu dava neticesinde verilen ve kesinleşen karar kapsamında kalması nedeniyle davalı adına tescil edildiğinin davalı tarafından savunulduğunu, Mahkemenin kabulüne dair 28.06.2007 tarih, 2006/281 Esas ve 2007/348 Karar sayılı kararın Yargıtay tarafından tescile esas ilamının uygulanmasından bahisle kararın bozulduğunu, daha sonra yargılama sırasında Kanun değişikliği nedeniyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddedildiğini, Anayasa Mahkemesi’nin Kanun maddesini iptalinden dolayı bozma kararı verildiğini, Mahkemece tüm aramalara rağmen dava konusu gayrimenkulün tesciline ilişkin Hazine’nin de taraf olduğu 1955/258 Esas sayılı dosyanın bulunmadığını, ancak karar örneğine ulaşılabildiğini, yine tapudan tüm kroki ve kayıtların getirtildiğini, ayrıca 1959 tarihli karara ilişkin belgelerin istendiğini, benzer nitelikli dosyalarda yapılan uygulamalar ve rapor örneklerinin dosya arasına alındığını, tüm kayıtlar toplandıktan sonra bilirkişiden alınan 23.05.2012 tarihli rapor ile davaya konu gayrimenkulün eski Mahkeme kararları kapsamında kaldığının belirlenmesi karşısında bu davalarda Hazine’nin de taraf olduğu dikkate alınarak davanın reddine…” karar verilmesi üzerine, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümü bakımından tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılması isteğine ilişkindir. Mahkemece, gösterdiği gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Yüksek 1. Hukuk Dairesi’nin 24.02.2010 tarih ve 2010/672 Esas, 2010/1985 Karar sayılı bozma ..... ilamında, belirttiği hususların yerine getirilmediği saptanmıştır. Yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede, 22.09.2010 tarihli yargılama oturumunda Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre, bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması zorunludur. Bozma ilamına uyulmakla, taraf yararına (somut olayda Hazine) usulü kazanılmış hak doğduğundan, uyulan bozma ilamı çerçevesinde gerekli araştırma ve incelemenin yapılması zorunludur. O halde Mahkemece yapılacak iş; öncelikle dava konusu 1149 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dayanağını teşkil eden ........Mahkemesi’nin 24.01.1957 tarih ve 1955/208 Esas, 1957/3 Karar sayılı kesin hükmün kapsamının yapılacak keşif ile belirlenmesi, kesin hüküm kapsamında kalan yerin tamamının veya bir kısmının 28.11.1997 tarih ve 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenecek kıyı kenar çizgisine göre tarifi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 4. maddesinde yapılan tarif uyarınca, kıyıda kaldığının saptanması halinde kesin hükmün tarafı olan Hazine'yi bağlayacağının göz önünde tutulması, değerlendirmenin buna göre yapılması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 6099 sayılı Kanunla değişik 36/A maddesinin yargılama giderleri yönünden değerlendirilmesi, yapılacak araştırma ve inceleme sonucu dava konusu yerin kesin hükmün kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde, bu taktirde davalının tapu kaydının kapsamında olup, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan yerin olması durumunda bunun ayrıca değerlendirilmesi, uzman bilirkişilerden kesin hükmün kapsamı da gözetilerek gerekçeli ve denetime açık rapor ve kroki alınması, ondan sonra oluşacak durum karşısında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ......