4. Hukuk Dairesi 2023/1774 E. , 2023/6061 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/748 Değişik İş, 2022/747 Karar SAYISI : 2022/İHK-40517 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Tarafların İtirazlarının Kısmen Kabulü / ... Kararının Kaldırılması / Başvurunun Kısmen Kabulü SAYISI : K-2022/136980 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilme…
**4. Hukuk Dairesi 2023/1774 E. , 2023/6061 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/748 Değişik İş, 2022/747 Karar SAYISI : 2022/İHK-40517 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Tarafların İtirazlarının Kısmen Kabulü / ... Kararının Kaldırılması / Başvurunun Kısmen Kabulü SAYISI : K-2022/136980 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekili ve davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın 20.08.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ıslah dilekçesi ile dava değerini 239.210,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine davacıya gerekli ödemenin yapıldığını ve bakiye zararı kalmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda belirlenen oranın fahiş olduğunu ve raporun yönetmeliğe aykırı olduğunu, sunulan rapor yönetmeliğe aykırı olduğundan müvekkiline usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, bu nedenle usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, davacının maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, davacının müterafik kusuru olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, başvurunun iş kazası kriterleri yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesi kapsamında davacı ile sigortalı araç sürücüsü arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "…olay tarihi ile başvuru tarihi arasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinde belirlenen 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %10 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, meydana gelen olayda sigortalı araç sürücünün %75, davacının %25 kusurlu olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği" gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 153.515,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri 1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, müvekkilin bakıcı giderine ilişkin ... nezdinde açılan 2021.E.110628 başvuru numaralı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve itiraz konu başvuruda da bu raporun esas alındığını, ancak hükme esas alınan bu raporun kaza tespit tutanağı ile çelişkili olduğunu, bu nedenle çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, sunulan maluliyet raporuna ilişkin rapor ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kaza sırasında aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, raporda kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulmadığını, ayrıca davacı fiziken muayene edilmeden rapor düzenlendiğini, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacı kaza sırasında koruyucu ekipman kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının başvurusu üzerine yeterli ödemenin yapıldığını ve zararın karşılandığını, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacı ile sigortalı araç sürücü arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı tarafından düzenlenen poliçede mevcut özel şart gereğince davalının sigortalı aracın işletilmesi sırasında meydana gelen tüm zararlardan sorumlu olduğu, poliçenin yalnızca sigorta ettirenin işletilmesi sırasında meydana gelen zararları kapsamadığını, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek ve davacının muayenesi de yapılmak suretiyle düzenlendiğini, kaza tespit tutanağına kaza sırasında davacının kaskının takılı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan ödemenin zararı karşılamadığının tespit edildiği, hesaplamanın Yargıtay uygulamaları gereğince prograsif rant yöntemi esas alınarak yapılması gerektiği, Hakem Heyetinin olayın iş kazası olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmadığı, uzlaşmaya ilişkin delillerin davalı tarafından sunulması gerektiği, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin göz önüne alınması gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hatalı gerekçe ile davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığı, davalının bu yöne ilişkin itirazının kabulü gerektiği, davacının itirazları yönünden; hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olduğundan bu yöne ilişkin itirazın yerinde olmadığı, ancak davacı tarafından maluliyet raporu almak için yapılan masrafın yargılama gideri olarak hüküm altına alınmamasının hatalı olduğunu ve bu nedenle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 153.515,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, müvekkilin bakıcı giderine ilişkin ... nezdinde açılan 2021.E.110628 başvuru numaralı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve itiraz konu başvuruda da bu raporun esas alındığını, ancak hükme esas alınan bu raporun kaza tespit tutanağı ile çelişkili olduğunu, bu nedenle çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin ... kararının gerekçesinin hatalı olduğunu, kararda müvekkil lehine eksik vekalet ücreti tayin edildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan ... kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, raporda kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulmadığını, ayrıca davacı fiziken muayene edilmeden rapor düzenlendiğini, davacının başvurusu üzerine yeterli ödemenin yapıldığını ve zararın karşılandığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacı kaza sırasında koruyucu ekipman kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı ile sigortalı araç sürücü arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri ile 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesinin on dokuzuncu fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17) ve (19) numaralı bentleri şöyledir: “(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” “(19) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38'inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” Bu düzenlemelere göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde davacının soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında alacaklının, borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı düzenlenmiştir. İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda; 20.08.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/4358 soruşturma numaralı dosyasında, davacının sigortalı araç sürücüsü ile CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaştığı, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaşma tutanağı düzenlendiği, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağının aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Başvuru trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulü ile 153.515,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince de taraf vekillerinin itirazlarının kısmen kabulü ile aynı miktarın davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. ... kararının taraf vekillerince temyizi üzerine sayın çoğunlukça tarafların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 253 maddesi kapsamında uzlaştıkları ve bu nedenle talebin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğu gerekçesi ile karar bozulmuş olup, bozma kararına ve gerekçesine katılamıyorum. Uzlaştırma ile ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun; 253/5 maddesinde “Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçları anlatılır.”, 253/17 maddesinde “Cumhuriyet savcısı uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.”, 253/19 maddesinde “Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, CMK’nın 171. maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171. maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” Hükümleri yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre usulüne uygun bir uzlaştırmanın varlığından söz edilebilmesi ve bunun sonucu olarak da uzlaşma halinde tazminat davası açılamayacağının kabulü için öncelikle bu yasal düzenlemeye uygun bir uzlaştırma işleminin yapılmış olması gerekmektedir. Dosya içerisinde mevcut uzlaştırma raporu ve ekleri incelendiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu 253/5 maddesi gereğince uzlaşmanın mahiyeti ve kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçlarının açık bir şekilde anlatıldığına dair herhangi bir bilgi ya da belge bulunmayıp yalnızca uzlaştırma raporunun son kısmında “Taraflara uzlaşmanın gerçekleştiği ve bunun hukuki sonuçları açıklanıp anlatıldı” ifadelerine yer verilmiştir. Geçerli bir uzlaştırma işleminin kabulü için uzlaştırmanın hukuki sonuçlarının ve bu kapsamda CMK 253/19 maddesi gereği tazminat davası açamayacağının ilgilisine mutlaka açık bir şekilde bildirilmesi ve bunun tutanak ile belirlenmesi gerekmektedir. İlgilisine bu bildirimin açıkça yapılıp tutanak ile belgelendirilmediği durumlarda CMK 253/5 maddesine uygun bir uzlaştırma işleminin varlığının kabulü mümkün olmadığından bunun sonucu olarak ilgilinin tazminat davası açmaktan feragat etmiş sayılacağının kabulü de mümkün değildir. Bu nedenlerle; taraflar arasında Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir uzlaştırma raporu bulunmadığından, ... kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesi gerekmekte olup, sayın çoğunluğun taraflar arasında uzlaşma sağlandığı ve bu nedenle talebin tümden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma kararına ve gerekçelerine katılamıyorum.