4. Hukuk Dairesi 2024/2182 E. , 2024/4194 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/290 D. İş, 2022/316 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/10800 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/179099 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi …
**4. Hukuk Dairesi 2024/2182 E. , 2024/4194 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/290 D. İş, 2022/316 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/10800 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/179099 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.11.2006 tarihinde davacının eşinin sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının eşi desteğin vefat ettiğini, davacının bu kayıp nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 184.967,00 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin 31.10.2007 tarihinde davacıya 26.643,00 TL ödeme yaptığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun yapılan ödeme ile sona erdiğini, ödeme tarihi ile başvuru tarihi arasında iki yıldan fazla süre geçtiğinden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 184.967,00 TL tazminatın 16.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını, bu ödeme ile zararın giderildiğini, hesaplamanın hatalı olması sebebiyle bakiye alacak hesaplandığını, talebin zamanaşımına uğradığını, hesaplamanın PMF-1931 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesabın hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması halinin kararda değerlendirilmediğini, sigorta limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlulukları bulunduğunu, vekalet ücretinin de hatalı belirlendiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin zamanaşımına uğramadığını, 15 yıllık uzamış ceza zamanaşımının dolmadığını, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesap yapılmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığına ilişkin kısmın kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretli olduğunu, başkaca bir delil de bulunmadığını bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğunu, poliçe limitinin ölüm halinde kişi başı 287.500,00 TL olduğunu, poliçe limitinin aşılmadığını, vekalet ücretinin doğru belirlendiğini belirterek davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacıya oluşan zararı için tazminat ödendiğini, sigorta şirketinin bu ödeme ile sorumluluğu kalmadığını, davalı ... şirketinin kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, poliçe limitinin hiçbir şekilde aşılamayacağını, kusur oranının tam belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, ceza yargılaması var ise sonucunun beklenmesi gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, avans faizinin hatalı olduğunu, faiz başlangıcının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olabileceğini belirterek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının desteği sürücünün vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Kaza ve poliçe tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) Genel Şartlarının A.l. maddesi, “Sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” ibarelerine yer verilmiştir. Somut olayda; kazada vefat edenin eşi, karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limiti tarifesine göre kaza tarihi itibariyle ölüm/sakatlanma halinde kişi başına limit 57.500,00 TL, kaza başına limit 287.500,00 TL olup kazada davacı desteği vefat etmiştir. Davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davacıya karşı 57.500,00 TL limit ile sorumludur. Mahkemece; zorunlu mali sorumluluk poliçe limiti aşılarak davalı ... bakımından davacı eş için 184.967,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Bu durumda mahkemece; poliçe hükümlerine göre kişi başı limit olan 57.500,00 TL aşılmadan 2918 sayılı Kanunun 96. maddesi hükümleri tartışılarak hak sahipleri yönünden oranlama (garame) yapılarak karar verilmesi gerekirken, kişi başı limit aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Çift taraflı trafik kazasında davacıların murisi sürücü vefat etmiştir. Kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün şeride tecavüz kuralını ihlal ettiği, müteveffanın ise kural ihlali bulunmadığı belirtilmiş, kusur konusunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başkaca bir rapor alınmadan karar verilmiştir. Davalı ... ise sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını savunmuştur. Hakem heyetlerince kusur raporu alınmadan kaza tespit tutanağı ile yetinilmesi hatalıdır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4. Davacının kaza sonucu uğradığı zarar, geleceğe ilişkin olduğundan, muhtemel yaşam sürelerinin usul ve uygulamaya uygun olarak belirlenmesi önem kazanmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni genel şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Eldeki dosyada ise; 21.11.2021 tarihli bilirkişi raporundaki, davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH-2010 Yaşam Tablosu'na göre tespiti suretiyle yapılan hesaplama hükme esas alınmış ise de, kazaya karışan davalı sigortacı nezdinde sigortalı araca ait trafik poliçesinin düzenlenme tarihi ve kaza tarihi, 03.11.2006 olup; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas, 1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, davacıların muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerekir. Şu halde, davalı vekilinin itirazları ve davacının kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle, aktüer bilirkişiden yeniden rapor alınıp sonuca gidilmesi gerekirken anılan şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır. 5. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.