4. Hukuk Dairesi 2010/14232 E. , 2010/13472 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/09/2005 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne ilişkin 28/05/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz d…
**4. Hukuk Dairesi 2010/14232 E. , 2010/13472 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/09/2005 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne ilişkin 28/05/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; a)Dava haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararı olarak 1.000,00 TL maddi tazminat istenmiştir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının toplam zararının 1.008,32 TL olduğu belirlenmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde yer alan; yargıcın tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar vermeyeceğine ilişkin düzenleme gözetilmeyerek ve istek aşılarak davalı yanın 1.008,32 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması; b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Olayın gelişim biçimi ve günü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 5.500,00 TL manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması