12. Ceza Dairesi 2021/10704 E. , 2023/5762 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/433 E., 2020/859 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci mad…
**12. Ceza Dairesi 2021/10704 E. , 2023/5762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/433 E., 2020/859 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 01.02.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 16 yaşında olup, 01.11.2017 günü hiçbir yakınına haber verilmeden okuldan alınarak ikametine götürüldüğünü, görevlilerin mahalle muhtarının gelmesini beklemeden, davacıya ait eve girdiklerini, iki polis tarafından farklı odalarda arama yapıldığı için davacının arama işlemlerinin bütününe nezaret edemediğini, davacının sağlık raporu alındıktan sonra Çocuk Koruma Yasasının 30/1 ve 31/1. fıkrasına göre, çocuklar hakkındaki soruşturma ve kolluk işlemlerinin savcılık çocuk bürosu ile emniyet teşkilatının çocuk birimleri tarafından yerine getirilmesi gerektiği halde doğrudan terör şubesine götürüldüğünü ve işlemlerin yapıldığını, Çocuk Koruma Yasasının 31/3. maddesi gereğince davacının kolluk işlemleri boyunca yanında bir yakını bulunması gerektiği halde annesinin emniyete gitmesine rağmen davacı ile görüştürülmediğini, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınırken psikolojik baskı altına alınmaya çalışıldığını, hiçbir aşamada pedagog ya da sosyal çalışma görevlisi bulundurulmayarak Çocuk Koruma Yasasının 34/1-b bendine aykırı davranıldığını, yapılan sorgu işlemi sonucunda müvekkili hakkında altı ay süreyle yurt dışına çıkamamak şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildiğini, çocuklar hakkında yurt dışı çıkış yasağı tedbiri uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığını, Çocuk Koruma Yasasının 20. maddesinde çocuklar için uygulanacak adli kontrol tedbirlerinin sınırlı sayıda olduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 14.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.