4. Hukuk Dairesi 2021/17013 E. , 2023/13531 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/908 E., 2021/338 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı ...Ş.'nin İstinaf Başvurusunun Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/290 E., 2020/249 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilme…
**4. Hukuk Dairesi 2021/17013 E. , 2023/13531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/908 E., 2021/338 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı ...Ş.'nin İstinaf Başvurusunun Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/290 E., 2020/249 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş. vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın Axa Sigorta A.Ş. yönünden reddine, diğer davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.02.2014 tarihinde davacı idaresindeki araç ile davalıların zorunlu trafik sigortacısı ve İMS teminatlı kasko sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını ve ciddi ameliyatlar geçirmek zorunda kaldığını, eski sağlığına kavuşma imkanının bulunmadığını, sürekli iş göremezliğine ilişkin açılan davanın poliçe limitleri dahilinde ödeme yapılmakla davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığını, yaşam boyu bakıcı gideri tazminatının 5.000,00 TL'sinin davalılardan Axa Sigorta A.Ş'den 01.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle 5.000,00 TL'sinin davalılardan Ak Sigorta A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle poliçe limitlerine orantılı olarak müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 20.11.2019 tarihli dilekçesi ile taleplerini toplamda 343.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davalı ...Ş tarafından davacıya ödeme yapılmış olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, davacıyla sulh olunduğunu, 05.03.2018 tarihinde 225.000,00 TL asıl alacak ve 98.500,00 TL ferileri olmak üzere 323.500,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın davacıya ödeme yaparak sorumluluklarını yerine getirdiğini, mahkemenin tazminat hesaplaması yapılmasına karar vermesi halinde ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması ve ödemelerin güncellenerek tazminat miktarının indirilmesi gerektiğini, sigortalı aracın sürücüsüne atfedilen kusura itiraz ettiklerini, sunulu maluliyete ilişkin raporu kabul etmediklerini, bakıcı gideri tazminatlarının SGK'nın sorumluluğu kapsamında bulunduğunu, bakıcı gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, sürekli bakım ihtiyacı tespitinin aktüer vasıtasıyla TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, davacının bakım ihtiyaçlarının aile tarafından karşılanması halinde tazminattan indirim yapılmasını, davacıya kaza nedeniyle yapılan ödemelerde rücuya tabi ödeme olup olmadığının tespitini, 01.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili; cevap dilekçesi sunmamış, 20.05.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itirazlarını sunduğu dilekçesinde maluliyet raporunu kabul etmediklerini, gerçek özür oranın belirlenmesi için yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile toplam 343.000,00 TL yaşam boyu bakıcı gideri tazminatının 268.000,00 TL'sinin 15.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş'den, 75.000,00 TL'sinin 28.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...Ş vekili istinaf dilekçesinde; dava şartının eksik olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından bu dava ile bağlantılı dava dosyasında davacı ...’la sulh olunarak poliçe teminatı kapsamında ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmamış olmasına rağmen, poliçe teminat limitini aşar şekilde karar verildiğini, bakıcı giderinin tedavi giderleri kapsamında ve SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle sürekli bakım ihtiyacının bulunduğu hususunun usule uygun bir rapor ile ispatlanamadığını, raporun aldıkları medikal rapor ile çeliştiğini, dosyaya giren bilirkişi raporları arasında açıkça çelişki bulunmasına rağmen ATK'dan çelişkileri gidermeye yönelik yeni bir bilirkişi raporu alınmaksızın hüküm kurulduğunu, kusura yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesaplaması yapılırken kullanılan yöntemlere itiraz ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yaşam boyu bakıcı giderleri tedavi gideri teminatı kapsamında kalmakta olup, davalı ...Ş'nin poliçesinde tedavi gideri teminatı bulunmadığından davalı ...Ş yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle davalı ...Ş. vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın Axa Sigorta A.Ş. yönünden reddine, diğer davalı ...Ş hakkındaki davanın kabulü ile 75.000,00 TL yaşam boyu bakıcı gideri tazminatının 28.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketinin ilgili poliçede sağlık/tedavi gideri teminatı olmadığı yönünde hiçbir itirazı yokken aleyhlerine bu kararın verilmesinin hukuksuz olduğunu, yaşam boyu bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, yaşam boyu bakıcı giderlerinin tedavi gideri teminatı kapsamında olduğunu, davalı tarafın yaşam boyu bakıcı giderlerini poliçede yazmamış olsa dahi kaza tarihi itibari ile sağlık/tedavi giderleri poliçe limiti dahilinde gidermekle yasal olarak sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ve davalı ...Ş. tarafından Kasko Sigorta Poliçesi (İMS teminatlı) ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle yaşam boyu bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85, 89, 90, 91, 93, 95, 98 ve 101 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( 6102 sayılı Kanun) 1425 ve 1483 üncü maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 11 ve 13 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 26582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik. 3. Değerlendirme Eldeki davada davacı vekili; 13.02.2014 tarihinde davacının idaresindeki araç ile davalılardan Axa Sigorta A.Ş'nin zorunlu trafik sigortacısı ve davalı ...Ş'nin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının sürekli olarak başkasının bakımına muhtaç ... gelmesi nedeniyle 343.000,00 TL yaşam boyu bakıcı gideri talebinde bulunmuş; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile toplam 343.000,00 TL yaşam boyu bakıcı gideri tazminatının 268.000,00 TL'sinin davalı ...Ş.'den, 75.000,00 TL'sinin davalı ...Ş.'den tahsiline karar verilmiş; kararın davalı ...Ş vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yaşam boyu bakıcı giderinin ZMSS poliçesinde tedavi gideri teminatı kapsamında kalmakta olup davalı ...Ş'nin poliçesinde tedavi gideri teminatı bulunmadığı gerekçesiyle anılan davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın Axa Sigorta A.Ş yönünden reddine, diğer davalı ...Ş yönünden davanın kabulü ile 75.000,00 TL'nin anılan davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Trafik kazaları sonucu oluşan kayıplar, oluşabilecek muhtemel zararların artması sonucu kamu yararını da ön planda tutan kanun koyucu; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85 inci maddesinin birinci fıkrasında, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını; KTK'nın 91 inci maddesinde, işletenlerin, bahsedilen sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu belirtmiştir. KTK'nın 101 inci maddesinin birinci fıkrasında ise ZMMS sigortasının Türkiye'de kaza sigortası dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılacağı, bu sigorta şirketlerinin anılan sigortayı yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiş ve maddenin son fıkrasında bu zorunluluğa uymamanın yaptırımı düzenlenmiştir. Böylece sigortacının sözleşme yapma serbestisi kanunla sınırlandırılmıştır. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının amacı, işletenin motorlu aracın işletilmesindeki menfaati ile üçüncü kişilerin bu motorlu aracın işletilmesi sebebiyle uğrayabilecekleri olası zararlarının tazmin edilmesindeki menfaatleri arasında denge sağlamaktır. ZMMS sigortası sözleşmesinin tarafları, işleten ile sigorta şirketidir. Sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigorta sözleşmelerini yapma zorunluluğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1483 üncü maddesinin yanısıra, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) "Zorunlu sigortalar" başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde hükme bağlanmıştır. Kanun koyucu sigorta şirketlerinin zorunlu sigortalar bakımından sözleşme yapmasını zorunlu kılan bu genel kurallar yanında sözleşmenin içeriğine yönelik düzenlemeler de öngörmüştür. Bu kapsamda TTK'nın 1425 inci maddesinin birinci fıkrasında "Sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenir." Genel Şartların nasıl belirleneceğine ilişkin 5684 sayılı Kanun'un "Sigorta sözleşmeleri" başlıklı 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında "Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir" denilmektedir. Bu hükümler, genel şartların yasal dayanaklarını oluşturmaktadır. Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, (Müsteşarlık, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde teşkilatlandırılmış olup) Hazine ve Maliye Bakanlığı (Bakanlık) tarafından onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenmelidir. Bir başka deyişle, sigorta poliçesi düzenlenecekse mutlaka o dalda Hazine Müsteşarlığı (Bakanlık) tarafından belirlenen ve sözleşmenin ana ilkelerini içeren genel şartların bulunması zorunludur. 5684 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (4) numaralı fıkrasına göre "Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır." Bu maddeye göre genel şartlarda sigorta poliçesinin kapsam dahilinde olan rizikolar ile sigorta poliçesi kapsam dışı yani teminat dışı rizikolar açıkça belirtilmek zorundadır. Kapsam dışına sayılmayan rizikolar teminat kapsamında sayılmaktadır. Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevasının Bakanlıkça onaylanan genel şartlara tabi kılınmasının amacı, 5684 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin gerekçesinde, sigorta mevzuatının teknik ve ayrıntılı bilgiler gerektirmesi nedeniyle sigortalı olmak isteyenlerin, sigortanın kapsamına ve ilgili diğer hükümlerine ilişkin doğru ve yeterli bilgiye sahip olarak sözleşme yapmasının sağlanması ve böylelikle sigortalının korunması olarak açıklanmıştır. Dolayısıyla sigorta şirketi ile sigorta yaptırmak isteyen kişi arasında yapılacak sigorta sözleşmelerinde sigorta şirketlerinin sözleşmenin güçlü tarafı olduğunu, bu sebeple de sigorta sözleşmesi yapmak isteyen kişilerin kendileri aleyhine buna karşılık sigorta şirketi lehine olan sözleşme koşullarını kabul etmek durumunda kalabileceklerini öngören kanun koyucunun, sigorta sözleşmelerinin ana muhtevasının genel şartlar vasıtasıyla belirlenmesini öngörmek suretiyle sözleşmenin zayıf tarafının korumasını amaçladığı anlaşılmaktadır. KTK'nın 93 üncü maddesi, gerek TTK'nın 1425 inci maddesi gerekse 5684 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre trafik sigortasına ilişkin daha özel bir düzenleme getirmiştir. Bu maddeye göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edileceği ve Resmi Gazete'de yayımlanacağı kurala bağlanmıştır. Bu maddeye göre genel şartlar, sigorta teminat tutarları ile tarife ve talimatları içerir. Sigorta genel şartları, sigorta poliçesine ekli olan ve her sigorta dalı için önceden hazırlanmış olan sözleşme şartlarıdır. Genel şartlar bir sigorta dalında yapılan tüm sigorta sözleşmelerinde yer alır. Sigorta genel şartlarında, sigorta teminatının kapsamı, sigorta ettirilen riziko ve tarafların hak ve borçlarına ilişkin usul ve esaslar ile rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatının ödenmesi ile ilgili konular yer almaktadır. Sigorta genel şartları sigorta sözleşmesinin hükümleridir. Sigorta genel şartlarını diğer sözleşme şartlarından ayırt eden en önemli özellik, sözleşmenin her iki tarafının da bu şartlara uymak zorunda olmasıdır. Bu durum 5684 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Taraflar, istese de bu sözleşme şartlarının dışına çıkamamaktadır. Özellikle de sigorta şirketleri tarafından aynı şekilde uygulanması, emredici bir hükme bağlanmıştır. Taraflar, genel şartlara aykırı düzenlemeler yapamaz, sözleşme şartları kabul edemezler. Kanun, genel şartları, tarafların iradesinden bağımsız olarak sözleşmeye dahil etmiştir ve bağlayıcılıkları konusunu da yine yasal düzenlemelerle teyit etmektedir. 5684 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile poliçenin genel şart hükümlerine göre düzenlenme zorunluluğu düşünüldüğünde, genel şartların KTK'nın 95 inci maddesinde belirtilen tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği ilkesine aykırı olduğunu söylemek de mümkün değildir. Kaldı ki TTK'nın 1423 üncü maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme, poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının sigortalının kanundan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına almak amacıyla zorunlu kılındığı dikkate alındığında, sigortalının hukuki sorumluluğu kapsamında olan tazminat taleplerinden dolayı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının işin niteliği gereği olduğu açıktır. 15.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği 15.06.2015 tarihine kadar yürürlükte bulunan önceki Trafik Sigortası Genel Şartlarında sigortanın kapsamı 1 inci maddesinde "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde belirlemiştir. Buna göre karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı, işletenin KTK'nın 85 inci maddesindeki sorumluluğunun poliçe limiti kapsamında karşılanması olarak belirlenmiştir. Keza eski genel şartların "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı B.2 maddesinin (b) bendinde "Yaralanan kimselerin ilk yardım, muayene ve kontrol veya bu yaralanmadan ötürü ayakta hastane, klinik ve diğer yerlerdeki tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği diğer giderleri, belgeleri ile birlikte kendisine başvurma tarihinden itibaren, sekiz iş günü içinde sigorta teminat limitleri dahilinde öder" ifadesi ile trafik kazası nedeniyle yaralanan kişilerin tüm tedavi giderlerinin poliçe limiti dahilinde ödeneceği düzenlenmiştir. Anılan Genel Şartların C.9 maddesinde, bu genel şartlara ve varsa bunlara ilişkin klozlara aykırı düşmemek ve sigortalı aleyhine olmamak koşulu ile özel şartlar konulabileceği düzenlenmiştir. Öte yandan 14.07.2007 tarihli ve 26582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 3/f maddesine göre sigorta teminatları, trafik sigortası kapsamında sağlanan maddi teminat ile tedavi gideri, sakatlanma ve ölüm teminatlarını içerir. Anılan Yönetmelik'in 24 üncü maddesinin birinci fıkrası "Bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanır" şeklinde düzenlenmiş, bu Yönetmeliğe veya esaslara aykırı hareket eden sigorta şirketleri ve aracıları hakkında 5684 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi gereği idari para cezası uygulanacağı 29 uncu maddede düzenlenmiştir. Böylece sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibariyle uygulamaya esas alınır. Yukarıda yapılan açıklamalardan da açıkça anlaşıldığı üzere, trafik sigortası (ZMMS), pasif zarar sigortalarından sorumluluk sigortasının bir türü olup yapılması zorunludur. Bu zorunluluk Kanun'dan kaynaklanır. Zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir ve trafik sigortası yaptırmayanlar para cezası ile cezalandırılır. Trafik sigortası teminat limitleri devletçe belirlenir. Limitler sabittir, tavan fiyat uygulaması vardır. Davaya konu kaza tarihinde geçerli olan tedavi gideri teminatı limiti ise 268.000,00 TL'dir. Somut olaya konu zorunlu mali sorumluluk poliçesinin incelenmesinde; poliçenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin 28.06.2013-28.06.2014 olduğu, davaya konu kazanın ise 13.02.2014 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin sigorta teminatlarının sıralandığı kısımda yazılı olan "SGK payı (Sağlık Gideri)" bölümünde tedavi gideri teminat limiti kısmının boş bırakılıp sadece net prim tutarının yazılı olduğu, poliçenin açıklamalar ve özel koşullar bölümünde "işbu poliçe, poliçede belirtilen genel şart veya poliçede yer olan açıklamalar ve özel şartlar çerçevesinde düzenlenmiş olup, ekli genel şartlar ile birlikte teslim edilmiştir" ifadesinin yazılı olduğu, poliçenin alt kısmında ise "25.02.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59 ve geçici 1 inci maddesi gereğince sigorta şirketlerince zorunlu trafik poliçeleri üzerinde yazılan tüm primin %10'unun "tedavi giderleri" teminatının karşılığı olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılmaktadır" ifadesinin yer aldığı görülmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler gereğince; davaya konu poliçe ihtiyari değil zorunlu trafik sigortası poliçesi olup emredici hükümlere aykırı şekilde düzenlenen poliçede tedavi gideri teminat limitinin yazılı olmamasının hukuki bir sonuç doğurmayacağı, poliçede SGK'nın sorumluluk alanının genişletilmesine ve sigorta şirketinin sorumluluk alanının daraltılmasına yönelik olarak yer verilen ifadelerin de sigortalının kanundan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alan davalı ... şirketini sorumluluktan kurtarmayacağı, yaşam boyu bakıcı giderleri 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından SGK sorumlu olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğunda olmakla davalı ... Şirketinin bu zarar kaleminden kaza tarihinde yürürlükte olan tedavi gideri teminat limiti dahilinde sorumlu olduğu dikkate alınarak kapsam belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.