T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/3050 KARAR NO: 2025/1615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/11/2023 NUMARASI: 2023/475 E - 2023/884 K DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 19/06/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/3050 KARAR NO: 2025/1615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/11/2023 NUMARASI: 2023/475 E - 2023/884 K DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 19/06/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının alacaklısı ... Faktoring A.ş. Tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğüne borçlu ... Ltd. Şti. adına fiili haciz talebinde bulunulmuş ve netice olarak Sakarya ... İcra Müdürlüğünün ... T. Numaralı talimat dosyası ile müvekkili şirketin ... Mah. ... Cad. No:... Serdivan/SAKARYA adresli iş yerine 15.04.2022 tarihinde fiili hacze gelindiğini, söz konusu haciz mahallinde alacaklı vekili tarafından evrak araştırması talep edildiğini, araştırma sonucu müvekkkili şirket adresinde işletmeyi devraldığı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının borçlusu olmayan ... Nakl.ith.ihr.san.ve Tic.ltd.şti'ne ait fiyat etiketi ve sigara ön sipariş formu bulunduğunu, daha sonra müvekkili şirket yetkilisi ...'ın söz konusu adrese geldiğini, vergi levhasını ve e-arşiv faturalarını ilgililere sunduğunu, yaklaşık 2 ay önce söz konusu işletmeyi devraldığını beyan ettiğini, icra memurları tarafından müvekkili şirket yetkilisine evrak araştırması neticesinde bulunan ... Nakl.ith.ihr.san.ve Tic.ltd.şti'ne ait fiyat etiketi ve sigara ön sipariş formu sorulduğunu, dosya ile hiçbir ilgisi bulunmayan söz konusu şirketin evraklarının haciz mahallinde bulunma sebebinin sorulmasının dahi yapılan işlemlerin kötü niyetli ve olağan dışı olduğunu gösterdiğini, müvekkili şirket yetkilisi ise söz konusu işletmeyi yeni devraldığını ve söz konusu ön sipariş formu ve fiyat etiketlerini geçmişte mal alımı yapılan şirketlerle iletişime geçerek ticareti devam ettirmek için atmadığını beyan ettiğini, alacaklı tarafından söz konusu adreste, dosya borçlusu ... Ltd. Şti. olmamasına ve borçlu şirkete ilişkin bir evrak bulunamamasına rağmen borçlu ile müvekkili şirket arasında organik bağ bulunduğu iddia edilerek ve müvekkili şirket tarafından sunulan belgelerle mülkiyet karinesi ispat edilmesine rağmen mülkiyet karinesi ispat edilememiştir denilerek haciz ve muhafaza talep edildiğini, söz konusu adreste müvekkili şirkete ait mallar muhtelif marka sıvı sabun, muhtelif marka sinek ilacı, muhtelif kilo toz deterjan, muhtelif marka sigara gibi sayısı, markası ve cinsi tespit edilmeksizin sadece muhtelif olarak nitelendirilerek mahcuz malların hangileri olduğu belli olmadan, hangi mallara haciz yapıldığı anlaşılmadan, hukuka aykırı şekilde haczedildiğini, karşı taraf saatlerce iş yerinde kalarak müvekkili şirket yetkililerin hem ticari faaliyetlerini engellediğini hem de üzerlerinde üzerinde baskı oluşturduğunu, tüm bu yaşananların sonucunda müvekkili şirket yetkilisinin istihkak talebi üzerine alacaklı vekilinin muhafaza talebi reddedilerek müvekkili şirket yetkilisi ...'a yediemin olarak bırakıldığını, müvekkili şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünden 15.04.2022 Tarihinde müvekkile ait iş yerinde usulsüz ve hukuka aykırı bir şekilde istihkaklı haciz yapılmış olan mahcuzlara ilişkin hacizlerin kaldırılması talep edildiğini, talebin İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/296 Esas 2022/462K. sayılı ilamı ile takibin devamına karar verilerek eksik inceleme neticesinde reddedildiğini, daha sonra ise alacaklı vekili talebi ile müvekkili şirket iş yerine 28.04.2022 Tarihinde tekrar gidildiğini ve ek haciz talep edildiğini, müvekkil şirkete ait söz konusu adresteki mallar yine muhtelif marka ve ebatta şampuan, muhtelif marka diş fırçası gibi markası ve cinsi belli olmayacak şekilde, hangi malların haczedildiği açıkça anlaşılmayacak biçimde müvekkili şirket yetkilisinin itirazına rağmen haczedildiğini, daha önce haczedilmiş malların müvekkil şirket yetkilisinin muvafakati olmamasına rağmen muhafaza altına alındığını, daha önce haczedilmeyen malların ise haczedildiğini ve müvekkili şirket yetkilisinin istihkak iddiası nedeni ile yediemin olarak bırakıldığını, 28.04.2022 tarihinde müvekkil şirketin adresine gelinerek alacaklı vekilinin ek haciz talebi ile söz konusu adresteki müvekkile ait daha önce haczedilmemiş menkullerin hukuka aykırı ve usulsüz bir biçimde haczedilmesine ve 15.04.2022 tarihinde haksız, usulsüz ve hukuka aykırı bir biçimde istihkaklı olarak haczedilen malların alacaklı vekilinin talebi ile muhafaza altına alınmasına ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğünden ve İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinden hacizlerin kaldırılması talep edilmiş ve talebimiz İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/343 Esas 2022/556K sayılı ilamı ile takibin devamına karar verilerek eksik inceleme neticesinde reddedildiğini, esas dosyasından Sakarya ... İcra Müdürlüğünün ... T. Numaralı talimat dosyasına gönderilen haciz talimatında borçlu ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin adresi olarak müvekkil şirketin adresi gösterilmiş ve buna istinaden fiili hacze gelindiğini, söz konusu adresin müvekkili şirkete ait olduğu mersis ve Ticaret Sicil Gazetesinden açıkça ortada olmakla birlikte, borçu ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin adresi mersis ve Ticaret Sicil Gazetesinden yapılacak sorgu ile açıkça görüleceği üzere ... Mahallesi ... Cad. No: ... Serdivan / Sakarya olduğunu, dosyadan haricen yapılan araştırmalar sonucunda haczedilen menkullerin borçlu ile herhangi bir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığını, Müvekkil şirketin ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından söz konusu işletme dosya ile herhangi bir ilgisi bulunmayan ... san. Ve Tic.ltd.şti'nden 03.02.2022 tarihinde devralındığını, haciz mahallindeki söz konusu mallar ise devir iş yerinin devir alındığı şirkete ait olup borçlu şirketle hiçbir ilgisi bulunmadığını, yapılan hacizlerin karşı tarafın alacağına kavuşmak için bütünüyle kötü niyetli ve mesnetsiz bir şekilde borçla ilgisi bulunmayan 3.kişi müvekkil şirkete yapılan haksız ve hukuksuz uygulamalardan ibaret olduğunu, Müvekkil şirkete yapılan haksız ve hukuka aykırı hacizler neticesinde tarafımızca İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2022/379 esas sayılı istihkak davası açılmıştır. Ayrıca söz konusu haciz işlemlerinin İİK 99. Maddeye göre yapılması gerekirken İİK 97.maddeye göre yapılmasından dolayı tarafımızca İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesi 2022/380 esas sayılı icra muamelesini şikayet yoluna gidildiğini, 24/05/2022 tarihinde açtığımız istihkak davası uyarınca sayın mahkeme tarafından söz konusu mallar hakkında verilmiş bir tedbir kararı olmadığı için davalı tarafın müvekkili şirket üzerinde baskı kurmak amacıyla kötü niyetli bir şekilde hareket ederek tedbir kararını beklemeden davanın açıldığı ertesi gün 25/05/2022 tarihinde tekrardan müvekkil şirketin söz konusu iş yerine hacze geldiğini, alacaklı tarafından müvekkil şirketin iş yerine daha önce 2 kez hacze gelinmiş ve malları muhafaza altına alındığını, alacaklı taraf 25/05/2022 tarihinde 3.kez müvekkil şirketin iş yerine hacze geldiğini, ala müvekkilinin cebri icra tehdidi altında borçlusu olmadığı bir borcu ödemeyi kabul ettiğini, haciz işleminin ardından 26/05/2022 tarihinde İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ''asıl alacağın %25'i oranında nakdi teminatın veya muteber banka teminat mektubunun icra dosyasına depo edilmesi halinde, takibin mahcuz mallar yönünden karar verilinceye kadar tedbiren durdurulmasına'' karar verildiğini, müvekkili şirketin 24/05/2022 tarihinde istihkak davası açtığını, karşı taraf 25/05/2022 tarihinde müvekkili şirketin iş yerine hacze geldiğini, bu sebeple karşı tarafın baskıları sonucunda mahkeme tarafından 26/05/2022 tarihinde söz konusu mallar için verilen tedbir kararı hukuki olarak anlamını yitirdiği müvekkili lehine hiçbir fayda sağlamadığını, bu nedenlerle, davacı müvekkil cebri icra tehdidi altında olduğundan; hiçbir sebep şekil ve surette borcun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla ve davacı müvekkilin gerek alacaklı görünene, gerekse diğer borçlulara karşı yasaya aykırı talep/ işlemlere ilişkin şikayet ve tazminat ile icranın iadesi, istirdat (geri alma), menfi tespit, rücu da dahil olmak üzere diğer ve fazlaya ilişkin her türlü hak, ve talep ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 25/05/2022 tarihinde 313.500,00 TL tutarında borç ödenmek zorunda kalındığını, davacı müvekkil icra tehdidi altında borçlusu olmadığı icra takibi dosyasından mallarının üzerine haciz konulması, müvekkil şirketin ticari itibarının zedelenmesi ve çalışmalarının olumsuz etkilenmesi nedeniyle davalı şirkete hiçbir şekil ve surette borcu olmamasına rağmen icra dosyası borcu ödenmek zorunda kalındığını, icra dosyasına sunulan haciz kaldırma talepleri ayrıca tarafımızca açılan istihkak davası, Yargıtay ve İcra Mahkemesi kararları uyarınca ise haksız olarak ödenmek zorunda kalınan bedelin istirdadına karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu, davacı müvekkil tarafından icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan 313.500,00 TL’nin ödeme tarihi olan 25.05.2022 ’den itibaren T.C.M.B.’nın kısa vadeli avanslara uyguladığı oranda avans faiziyle birlikte davalıdan istirdatına (tahsiline), yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ödemenin haciz zaptında da sabit olduğu üzere haciz mahallinde hazır bulunan ... isimli şahıs tarafından dosya borçlusu adına dosya borcuna mahsuben yapıldığını, davacının husumetinin bulunmadığını, davacının takipte borçlu sıfatı bulunmaması sebebi ile de ödenen paranın istirdatını talep hakkına sahip olmadığını, davacı yararına paranın istirdadına karar verilebilmesi için öncelikle borçlu ile aralarında organik bağın olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşması gerektiğini, açılmış olan istihkak davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı ile borçlu şirket yetkilileri ve borçlu şirketin grup firması olan ... Firmasının yetkileri arasından akrabalık bağı mevcut olup soyisimlerinin bile aynı olduğunu, ödemenin, dava dışı üçüncü şahıs tarafından, hiç bir itirazi kayıt ileri sürülmeksizin borçlu adına yapıldığını, beyanla davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Davacının davaya konu yapmış olduğu, 313.500,00 TL ödemenin ... Bankası Serdivan/SAKARYA şubesine ait ...'ın hesabından ödemelerin yapıldığı ve davacı şirketin ticaret sicilden yapılan araştırmada yetkilisinin ... olduğu haliyle davacının istirdatını istediği ödemelerin davacı şirket ve şirket yetkilisi tarafından yapılmadığı anlaşıldığından davacı şirketin ödememiş olduğu bir tutarın istirdatını talep etmesi mümkün olmadığı" gerekçesiyle davacının davasının husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; İstanbul 35 icra Hukuk Mahkemesinde görülmüş olup 06.03.2024 tarihli 2022/373 E. 2024/142 K.sayılı ''... Mah. ... Cad. No:... Serdivan/SAKARYA" adresinde gerçekleşen haciz tutanaklarının incelenmesinde borçlunun/ yetkilisinin haciz mahallinde hazır olmadığı, haciz adresinin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adres olmadığı, haciz esnasında borçlunun ticari faaliyetlerine ilişkin güncel tarihli herhangi bir kıymetli evraka rastlanmadığı gibi haciz adresinin borçlunun haciz tarihindeki güncel mersis adresi de olmadığı anlaşılmakla mülkiyet karinesinin istihkak iddia eden üçüncü kişi lehine olduğu anlaşılmış ve ispat yükünün davalı alacaklıya ait olduğu sabit görülmüştür. Yargılama sırasında davacı ve borçlunun ticaret sicil kayıtları ,vergi kayıtları ve tarafların bildirdiği diğer deliller toplanmıştır. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre davalı alacaklının ispat külfetini somut, inandırıcı ve kesin delillerle yerine getiremediği anlaşılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacaklının kötü niyeti ispatlanmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, neticeten dava konusu mahcuzların takip çıkış miktarından daha az olması nedeniyle mahcuzların toplam değeri olan192.574,84 TL olduğu dikkate alınarak harç ve vekalet ücreti bu bedel üzerinden hesaplanmış ve davalı alacaklıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..'' şeklinde karar verilerek müvekkili şirketin açtığı istihkak davasının kabul edildiğini, müvekkil şirketle hiçbir ilgisi bulunmayan icra dosyasına dayalı yapılan haciz işlemlerinin haksız ve hukuksuz olduğunun mahkeme kararı ile sabit olduğunu, şirket adresine yapılan tüm fiili haczi süreçlerinde ve davalıyla iletişimde tek yetkilinin ... olduğunu, hacizden sonra yediemin olarak da ...'a bırakıldığını, dosya borçlusu olan müvekkili şirketin istirdata konu olan ödemeyi ...'ın yapması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usule ve esasa aykırı olduğunu, dekontlarda incelendiğinde ...'ın fiili haciz günü davalı şirket vekilinin ibanına '' İstanbul ...icra müdürlüğü ... esas ve ... esas borç ödemesi'' açıklaması ile söz konusu miktarı gönderdiğini, ... her ne kadar şahsen dosya borçlusu veya şirket yetkilisi sıfatı taşımasa da söz konusu miktarı müvekkili şirket adına davalı şirketin vekiline gönderdiğini, bu işlemi üstlenmesinin esas sebebi müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın eşi olmasından kaynaklandığını, aralarında evlilik birliğine dayanan temsil yetkisi bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, davacının borçlu olmadığı bedeli, haciz tehdidi altında davalı alacaklıya ödediği iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.Taraflar arasında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının alacaklısı ... Faktoring A.Ş. tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğüne borçlu ... Ltd. Şti. adına fiili haciz talebinde bulunulduğu, Sakarya ... İcra Müdürlüğünün ... T. Sayılı dosyası ile davacı şirketin adresine haciz işlemi için gidilidği, haciz sırasında davacı şirketi temsilen ...'ın hazır bulunduğu, bir kısım malların dava dışı ...'a yediemin olarak bırakıldığı, ... tarafından Numaralı talimat dosyası ile müvekkil şirketin ... Mah. ... Cad. No:... Serdivan/SAKARYA adresli iş yerine hacze gelindiği, en son 25.05.2025 tarihli haciz tutanağında ...'ın tutanakta 3. Şahıs olarak imzasının bulunduğu, tutanak içeriğinde işyeri sahibi ve yediemin olarak ...'ın belirtili olduğu, alacaklı vekili ile ...'ın banakay gideceklerini beyan ettikleri. Ve aralarında anlaştıklarını beyan etmeleri üzerine başka işlem yapılmadığının belirtildiği, banka dekont örneğine göre dava dışı ...'a ait banka hesabından 25/05/2022 tarihli ik farklı seferde " İstanbul ...icra müdürlüğü ... esas ve ... esas borç ödemesi" açıklaması ile 250.000,00 TL ve 63.500,00 TL ödeme yapıldığı hususlarında ihtilaf yoktur.Haklı bir neden olmaksızın başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK 77). Bu yükümlülük özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan ya da gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir nedene dayanması durumunda doğmuş olur. Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir.Somut olayda, davacı şirketin işyerinde yapılan hacze dayanak teşkil eden icra takibinin dava dışı borçlu aleyhine yapıldığı, dava dışı olan ve tutanakta işyeri sahibi olarak gösterilen ...'ın banka ödemesi yapması sonucu şirket adresinde haciz işlemi uygulanmadığı, bu haliyle de ödemenin davacı şirket adına yapıldığı anlaşılmakla mahkemesince işin esası ve istihkak davası sonucu verilen karar incelenerek hasıl olacak sonuca göre arar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.