8. Ceza Dairesi 2018/5260 E. , 2018/10897 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Düşme Gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/7-85 2011/94, 2010/7-250 2011/53 sayılı emsal kararlarına göre; suç tarihi itibariyle, 5187 sayılı Basın Yasasının 26. maddesinde "Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden iki ay, diğer basılmış eserler yönünden dört ay iç…
**8. Ceza Dairesi 2018/5260 E. , 2018/10897 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Düşme Gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/7-85 2011/94, 2010/7-250 2011/53 sayılı emsal kararlarına göre; suç tarihi itibariyle, 5187 sayılı Basın Yasasının 26. maddesinde "Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden iki ay, diğer basılmış eserler yönünden dört ay içinde açılması zorunludur. Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir'' şeklindeki düzenleme ve CMK.nun 175/1. maddesinde "İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar" şeklindeki düzenleme karşısında davaların basın yasasında belirtilen hak düşürücü sürelerde açıldığının kabulü için iddianamenin kabulü kararının yasada belirtilen sürelerde verilmiş olması gerekmektedir. İncelenen dosya kapsamına göre 20.05.2009 tarihinde zaman gazetesinde günlük yayının yapıldığı ve aynı gün günlük yayının Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmesi karşısında hak düşürücü süre olarak öngörülen 2 aylık süre geçmiş oluğundan kamu davasının süresinde açılmadığı anlaşılmakla; Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen düşme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan vekilinin yerinde görünmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15.10.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında açılan kamu davasının yerel mahkemece yapılan yargılaması sonunda kamu davasının 5187 sayılı Kanunun 26/1 ve CMK.nun 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine dair kararın onanmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılma olanağı olmamıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2009 tarihli iddianamesiyle sanığın, Zaman Gazetesinin 20.05.2009 tarihli nüshasının 21. sayfasında “siyasal yargı” başlığı altında kaleme aldığı yazı ile Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan katılana hakaret ve iftirada bulunduğu iddiasıyla TCK.nun 125/1-2-3-a,-4, 267/1/9, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Günlük yaygın süreli yayın olan Zaman Gazetesi 5187 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca yayımlandığı 20.05.2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmiştir. 5187 sayılı Kanunun “Cezai Sorumluluk” başlıklı 11. maddesi” Madde 11.- Basılmış eserler yoluyla işlenen suç yayım anında oluşur. Süreli yayınlar ve süresiz yayınlar yoluyla işlenen suçlardan ESER SAHİBİ sorumludur. Süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye’de yarıglanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkum olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur. Ancak bu eserin sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlanması halinde, bundan doğan sorumluluk yayımlatana aittir. “Dava Süreleri” başlıklı 26. madde ise; Madde 26.- Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden iki ay diğer basılmış eserler yönünden dört ay içinde açılması zorunludur. Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir. Ancak bu süreler, Türk Ceza Kanununun dava zamanaşımına ilişkin maddesinde öngörülen süreleri aşamaz. Sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlatıldığı iddia edilen eserden dolayı yayımlatan aleyhine açılacak dava yönünden süre, sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili hakkında verilecek beraat kararının kesinleşmesinden itibaren başlar. Sorumlu müdürün yayımlanan eserin sahibini bildirmesi durumunda, eser sahibi aleyhine açılacak davada süre, bildirim tarihinden itibaren başlar. Kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda dava açma süreleri, suç için kanunun öngördüğü dava zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla, suçun işlendiğinin öğrenildiği tarihten başlar. Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda, izin veya karar için gerekli başvurunun yapılmasıyla dava açma süresi durur. Durma süresi iki ayı geçemez.” hükümlerini içermektedir. Zaman Gazetesi’nin 20.05.2009 tarihli nüshasında katılana hakaret ve iftira teşkil ettiği iddia olunan yazılardan sanık sorumlu müdür sıfatı ile değil ESER SAHİBİ olarak sorumludur. 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 26. maddesinin 4. fıkrası hükmüne göre ESER SAHİBİ hakkında açılacak olan davada, sorumlu müdür tarafından eser sahibinin bildirildiği tarihte başlayacaktır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2009 tarihli yazısı ile Zaman Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü....’ndan ESER SAHİBİNİN açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ....Emniyet Müdürlüğünden istenilmiş, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün 09.07.2009 tarihli yazısı ve eki tutanağa göre eser sahibi olan sanığın isim ve kimlik bilgilerinin bildirilmediği görülmektedir. 09.07.2009 tarihi itibariyle eser sahibinin bildirilmemiş olması karşısında 18.08.2009 tarihli iddianamenin 5187 sayılı Kanunun 26/1. maddesine uygun olarak iki aylık süre içinde düzenlendiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenler ve yasal düzenlemeler gözönüne alındığında ESER SAHİBİ olan sanık hakkında 5187 sayılı Kanunun 26. maddesine uygun süre içinde kamu davası açıldığının kabulü ile işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu kamu davasının düşmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmelidir. Bu itibarla yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.15.10.2018