8. Hukuk Dairesi 2015/19730 E. , 2018/11909 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3. kişi vekili; 14.08.2012 tarihli hacze konu malların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu öne sürerek istihkak davasının kabulü ile …
**8. Hukuk Dairesi 2015/19730 E. , 2018/11909 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3. kişi vekili; 14.08.2012 tarihli hacze konu malların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu öne sürerek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, haciz esnasında borçlunun hazır olduğu, bu nedenle dava konusu taşınırların borçluya aitmiş gibi haczedildiği, ancak haciz yapılan işyerini ticari olarak işletenin 3. kişi olduğu, buna ilişkin işletme hesabı, işyeri sicil numarası, vergi levhası ve faturaların bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; borçlu ile davacı 3. kişi arasında baba-oğul gibi yakın akrabalık bağı bulunduğu, dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, borçlunun haciz esnasında hazır olduğu, Mahkemece celp edilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre borçlunun haciz adresindeki faaliyetine borcun doğum tarihinden sonra son verdiği, yine 3. kişinin borçlu babası ile birlikte haciz adresinde aynı konuda faaliyette bulunduğu, bu kapsamda İİK 97/a maddesinde düzenlenen karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davacı 3.kişinin, karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. Bu nedenlerle Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya iadesine, 02.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.