Ceza Genel Kurulu 2014/342 E. , 2017/476 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 17.06.2010 Sayısı : 13-500 Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık ....'un 765 sayılı TCK’nun 421/ikinci cümle ve 80 ile 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 2310 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.06.2010 gün ve 13-500 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosy…
**Ceza Genel Kurulu 2014/342 E. , 2017/476 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 17.06.2010 Sayısı : 13-500 Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık ....'un 765 sayılı TCK’nun 421/ikinci cümle ve 80 ile 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 2310 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.06.2010 gün ve 13-500 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 23.12.2013 gün ve 4359-13704 sayı ile; “Sanığın suç tarihlerinde mağdurenin farklı günlerde kolundan tutması şeklindeki eylemlerinin cinsel arzularını tatmin amacına yönelik olmadığı ancak eylemleri gerçekleştirdiği sırada mağdureden hoşlandığını söylemesinin zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nun 105/1, 43. maddesi yerine sarkıntılık suçundan hüküm kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 02.03.2014 gün ve 3281 sayı ile; "İtirazlarımız sanığın oluştuğu kabul edilen eylemlerinin TCK’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu mu yoksa aynı kanunun 103. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103. maddesinde, çocuklara yönelik cinsel istismar suçu düzenlenmiştir. Kanunda erişkin kişilere karşı işlenen eylemler yönünden 'cinsel saldırı' terimi, çocuklara yönelik cinsel içerikli eylemler için ise 'cinsel istismar' ifadesi kullanılmıştır. Bu suçla korunan hukuksal yarar, kişinin cinsel özgürlük ve dokunulmazlığıdır. Maddenin 1. fıkrasında, cinsel istismar suçunun temel şekli açısından cezai yaptırım düzenlenmiştir. Maddede cinsel istismar olarak kabul edilen 'cinsel davranışların' neler olduğu belirtilmemiştir. Türk Ceza Kanununun 102. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, cinsel davranış, kişinin vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik, ancak cinsel ilişki boyutuna varmayan davranışlardır. 103. maddenin 2. fıkrasında, bu suçun işleniş tarzı itibarıyla nitelikli hâli tanımlanmıştır. Buna göre, cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 103. maddesi bağlamında çocuğun cinsel istismarı suçunu, çocuğa karşı bedensel temas içeren her türlü cinsel hareket olarak tanımlanabilir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olayımız incelendiğinde;