3. Ceza Dairesi 2023/17007 E. , 2024/19598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/774 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddi KANUN YARARINABOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucund
**3. Ceza Dairesi 2023/17007 E. , 2024/19598 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/774 Değişik İş SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddi KANUN YARARINABOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2019 tarihli ve 2019/11428 soruşturma, 2019/6925 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK/KYO) karar verildiği, aynı Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.04.2022 tarihli başvuru ile şüpheli hakkında yeni deliller elde edildiği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasının talep edildiği, Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 17.05.2022 tarihli, 2022/2313 değişik iş sayılı kararı ile vaki talebin reddedildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.05.2022 tarihli ve 2019/11428 Sor. Sayılı yazı ile talebin reddine dair kararın kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesinin talep edildiği, Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 17.05.2022 tarihli, 2022/2526 değişik iş sayılı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği, merci Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/774 değişik iş sayılı kararıyla, Kütahya Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu değerlendirmesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 28.07.2023 tarihli ve 94660652-105-43-16402-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/90968 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/90968 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21.11.2019 tarihli ve 2019/11428 soruşturma, 2019/6925 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı müteakip, yeni delil elde edildiğinden bahisle şüpheli hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin reddine ilişkin Kütahya Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/2313 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/774 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğince, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının yeni delil elde edildiğinden bahisle şüpheli hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılması talebinin reddine ilişkin Kütahya Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.02.2022 tarihli kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesinde, "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2017 tarihli ve 2017/15-186 Esas, 2017/450 Karar sayılı ilamında, "...01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 172. maddesinin ikinci fıkrasıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni bir delil meydana çıkmadan Cumhuriyet savcısınca kendiliğinden kamu davası açılamayacağı hüküm altına alınmış, ancak 06.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 680 sayılı KHK ile ayrıca, elde edilen yeni delilin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte olması ve sulh ceza hakimliğince bu konuda bir karar verilmesi şartlarına bağlanmıştır." şeklinde, Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.06.2015 tarihli ve 2013/7-700 Esas, 2015/241 Karar sayılı ilamında, "... CMK'nın 172/2. maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir. Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır." şeklinde belirtildiği üzere, Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra, yeni delil ortaya çıkmadıkça ve bu hususta ilgili hakimlikçe bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılmasının mümkün olmadığı, Yine mevcut olup ele geçirilemeyen, dosyada bulunmayan ya da dosyada bulunmakla birlikte Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delillerin "yeni delil" olarak değerlendirilmesi gerektiği, Somut soruşturma dosyasında, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sonunda, kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/19419 soruşturma sayılı dosyası kapsamında hakkında soruşturma yürütülen inceleme dışı Abdulkerim Kavak'ın etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadesi, fotoğraf teşhis tutanakları ve telefon görüşme kayıtları ile Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/20217 soruşturma sayılı dosyası kapsamında ... , ... , ... , ..., ... , ... , ... , ... ... , ... isimli itirafçı beyanları ve HTS kayıtlarından şüphelinin 2009-2015 yılları arasında Selçuk Üniversitesinde öğrenci olduğu dönemde örgütün öğrenci evlerinde kaldığı, ev abiliği yaptığı, örgütün bilinen rutin faaliyetlerine iştirak ederek, Halit kod adıyla 4-5 evden sorumlu bölge talebe mesulü olarak görev yaptığı, ortaokul öğrencilerinin örgüte kazandırılması noktasında grup abisi olarak görev aldığının, ayrıca 21/10/2021 tarihli HTS araştırma tutanağından, şüphelinin kullandığı değerlendirilen numaralar ile 2010-2016 yılları arasında örgütün askeri yapılanmasında; şehir dışı talebe mesulü, hususi talebe mesulü, müdür yardımcısı, doktor, öğretmen, rehberlik yapılanmasında ise; il yurtlar mesulü, il imamı sekreteri, eyalet imamı, bölge lise mesulü, bölge talebe mesulü, taşra ilçe imamı, küçük bölge imamı, büyük bölge muhasebecisi, büyük bölge talebe mesulü, büyük bölge imamı olduğu tespit edilen kişilerle irtibatta olduğunun anlaşılması karşısında, anılan delillerin şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar öncesi dosya içerisinde bulunmadığı, değerlendirilmeye tabi tutulmadığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli şekilde incelenip değerlendirilmediği cihetle, bahse konu ifadeler, teşhis tutanakları, telefon görüşme kayıtları ile işbu deliller kapsamında yeniden tanzim ettirilen HTS analiz raporunun yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Hukuki Süreç 1. Şüpheli ...'ın 14.09.1991 doğumlu olduğu, kendi beyanına göre Selçuk Üniversitesi (sonradan ismi Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak değişmiştir.)'nden 2015 yılında mezun olduğu, 2020 yılından itibaren Gevaş ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde kadrolu öğretmen olarak çalıştığı anlaşılmıştır. 2.Bir başka soruşturmada şüpheli olarak beyanı alınan ... isimli şahsın anlatımlar üzerine şüpheli hakkında soruşturmanın başlatılmış, yürütülen soruşturma neticesinde, şüphelinin bu yapı dahilinde herhangi bir sürekli faaliyetine rastlanılmadığı, yapılan kolluk araştırmasında şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyeliğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığının anlaşıldığı, tanık beyanı ve şüpheli ikrarına göre şüphelinin 2009-2012 yılları arasında örgüte ait evde ikamet ettiği, mevcut delil durumu ve ikamet tarihleri dikkate alındığında anılan eylemin atılı suçun unsuru olmadığının anlaşıldığı, örgüt içinde abilik görevi ve kod isim kullanma iddialarının şüpheli tarafından inkar edildiği, bu yöndeki tanık beyanlarını doğrulayacak delil bulunmaması ve şüphelinin samimi beyanlarda bulunması nedeniyle belirtilen hususların kamu davası açmaya yeter delil niteliğinde olmadığı, şüphelinin bylock kullanıcısı olmadığı, örgütün finans kurululu olan asya katılım bankasında örgütün bilinen talimatına denk gelecek şekilde yukarı yönlü bakiye hareketliliğinin olmadığı, anılan hesabın açılış tarihi ile örgütün talimat tarihinin örtüşmediği, bu nedenlerle bankaya dair eylemlerin örgütsel saikle yapılmadığının kabul edildiği anlaşılmakla şüphelinin atılı suçu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını haklı gösterecek nitelik ve yeterlilikte delile ulaşılamadığı gerekçesi ile Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2019 tarihli ve 2019/11428 soruşturma - 2019/6925 sayılı kararı ile şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK/KYO) karar verilmiştir. 3. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle ayrı bir soruşturma işlemlerine başlanılarak soruşturma evrakının yetkisizlik kararı ile Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine evrakın 2022/80 sırasına kaydı yapılmış ve Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2022 tarihli yazısı ile şüpheli hakkında yeni deliller ortaya çıkması nedeniyle daha önce verilen 21.11.2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar verilmesi için Kütahya Sulh Ceza Hakimliğine talepte bulunulmuştur. 4. Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 17.05.2022 tarihli, 2022/2313 değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında beyanda bulunan ... isimli şahsın anlatımlarının da kovuşturmaya yer olmadığı kararında tartışıldığı ve tanık beyanını doğrulayacak başkaca delilinin bulunmadığının kararda belirtildiği, yine şüphelinin ByLock kullanmadığının, talimatla Bank Asya'ya para yatırmadığının, şüphelinin FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliğine dair her hangi bir bilgi belgenin bulunmadığının kovuşturmaya yer olmadığı kararında tespit edildiği, şüpheli hakkındaki tüm beyanların 2010 yılı civarına ait olduğu ve sonraki döneme ait bilgi belge bulunmadığı değerlendirmesiyle şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılması için şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluşturacak nitelikte yeni delil elde edilmediği kabul edilerek Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. 5. Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.05.2022 tarihli ve 2019/11428 Sor. sayılı yazı ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine dair kararın kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiş, Kütahya Sulh Ceza Hakimliğinin 17.05.2022 tarihli, 2022/2526 değişik iş sayılı kararıyla Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmiştir. 6. Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/774 değişik iş sayılı kararı ile, Kütahya Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu, kararda düzeltilecek herhangi bir husus bulunmadığı kabul edilerek Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2022 tarihli ve 2019/11428 Sor. Sayıl itirazının "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 7. Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2022 tarihli ve 2019/11428 sayılı yazısı ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden, şüpheli hakkında yeni delil elde edilmesi nedeniyle daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yapılan itirazın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin 18/05/2022 tarih 2022/774 D.İş sayılı kararına karşı CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozma yoluna gidilmesi ihbar ve görüşünde bulunulmuştur. 8. Adalet Bakanlığının, 28.07.2023 tarihli ve 94660652-105-43-16402-2022-KYB sayılı yazısı ile Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin 18.05.2022 tarih 2022/774 D.İş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C. İlgili Hukuk 5271 sayılı Kanun'un "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" başlıklı 172 nci maddesi şöyledir; (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. (2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. (3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır. 5271 sayılı Kanun'un " İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267 nci maddesi şöyledir; "(1) Hakim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." 5271 sayılı Kanun'un "İtiraz usulü ve inceleme mercileri" başlıklı 268 inci maddesinin 2 nci ve 3'üncü fıkrasının ilgili kısımlar şöyledir; (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir: a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir. b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir. D.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (5271 sayılı Kanun 160/1 m.). Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir (5271 sayılı Kanun 161/1 m.). Soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde Kovuşturmaya Yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı süresi ve mercii gösterilir (5271 sayılı Kanun 172/1 m.). 2.Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. (5271 sayılı Kanun 172/2 m.). 3.Şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, yeni delil elde edildiğinden bahisle kaldırılmasına yönelik Cumhuriyet savcısınca yapılan istemin reddine dair verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 172/2 'nci maddesi kapsamında "talep üzerine tesis edilmiş bir hakimlik kararı" olması nedeniyle, anılan Yasa'nın 267 nci maddesindeki; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." açık hüküm nedeniyle itiraz kanun yoluna tabi olduğu, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine itiraz merciince itirazın reddine kesin olmak üzere karar verildiği, merci tarafında verilen ve kesin nitelikteki bu karara karşı 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulabileceği belirlenmiştir. 4. Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonunda, kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinden sonra Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/19419 soruşturma sayılı dosyasında hakkında soruşturma yürütülen Abdulkerim Kavak'ın etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadesi ve fotoğraf teşhis tutanaklarında şüpheli hakkında anlatımlarda bulunması; ayrıca Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/20217 soruşturma sayılı dosyası kapsamında ..., ..., ... , ..., ... , ... , ... , ... ... , ... isimli itirafçı şahısların beyanlarında özetle, şüphelinin 2009-2015 yılları arasında Selçuk Üniversitesinde öğrenci olduğu dönemde örgütün öğrenci evlerinde kaldığı, ev abiliği yaptığı, grup abisi olarak görev aldığı, Halit kod adını kullandığı ve bölge talebe mesulü olarak görev yaptığı şeklinde anlatımlarda bulunmuş olmaları; ayrıca 09.11.2018 tarihli HTS analiz tutanağından farklı olarak 21.10.2021 tarihli HTS araştırma tutanağında, şüphelinin kullandığı değerlendirilen numaralar ile 2010-2016 yılları arasında örgütün askeri yapılanmasında şehir dışı talebe mesulü, hususi talebe mesulü, müdür yardımcısı, doktor, öğretmen, rehberlik yapılanmasında ise; il yurtlar mesulü, il imamı sekreteri, eyalet imamı, bölge lise mesulü, bölge talebe mesulü, taşra ilçe imamı, küçük bölge imamı, büyük bölge muhasebecisi, büyük bölge talebe mesulü, büyük bölge imamı olduğu tespit edilen kişilerle görüşme kayıtlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, elde edilen bu ifade tutanakları ve diğer belgelerin 5271 sayılı Kanun'un 172/2 nci maddesi kapsamında yeni delil niteliğinde olduğu hususunda tartışma bulunmaması karşısında, Cumhuriyet savcısının talebinin kabulü ile daha önce verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar vermesinde isabet bulunmamaktadır. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/774 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.