TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: BEYANLAR: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hakkında 02/12/2016 tarih ve ... esas sayılı dos…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: BEYANLAR: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hakkında 02/12/2016 tarih ve ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, adına gönderilen ödeme emrinin 27/12/2016 tarihinde muhtarlığa tebliğ edildiğini, daha sonra icra takibinin işlem yapılmadığından takipsizlik nedeniyle düştüğünü, 28/01/2019 tarihinde yenilenerek Konya . İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, maaş için yazılan haciz müzekkeresinin iş yerine gelmesi sonucu icra takibini öğrendiğini, icra konusu bonoların teminat bonosu olduğunu, senetlerin altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, bunun üzerine başsavcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, imza örneklerinin Ankara Kriminal Polis Laboratuvarında incelendiğinde imzaların ve bonolardaki yazıların kendisine ait olmadığı sonucunun çıktığını, bonoların ortadan ikiye bölündüğünü ve yapıştırılıp icraya konulduğunu beyan ederek davanın kabulü ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin dava sonuna kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, maaşına konulan haczin kaldırılmasına, icra takibine konu senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, dava dışı ... ' dan olan alacağına karşılık, ... (lehtar) tarafından davalıya; keşidecisi (borçlusu) davacı ... olan, icra takibine konu bono senetleri ciro edilerek verildiğini, davacı her ne kadar dava dilekçesinde, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasından düzenlenen raporda, "imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiğini" öne sürmüş ise de; Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen Uzmanlık Raporunda ''Tetkike konu senetler üzerindeki yazlılar ve atılı bulunan imzalar ile davacı ... mukayese yazı ve imzaları arasında yapılan karşılaştırmalı incelemeler neticesinde, söz konusu senetler üzerindeki yazı ve imzaların, mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasen adı geçen elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte kaligrafik bulgu tespit edilmediği'' belirtildiğini, ihtiyati tedbire ilişkin başvuru harcı ödense bile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla; öncelikle; İİK'nun 72/3. maddesi, 6102 sayılı TTK. ile 6100 sayılı HMK.'nun 200, 201. ve 390/3. maddeleri gereğince emsal içtihatlarda nazara alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacının gerçek dışı iddialara dayalı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, İİK.' nun 72/4. maddesi gereğince icra takibine konu asıl alacak olan 30.000,00 TL'nin % 20' sinden az olmamak üzere takdir olunacak tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, mahkeme aksi kanaatte olursa dava konusu bonolarda davalının lehtar olmadığını, bonolara dayalı alacağın ciro yoluyla kendisine devredilen, iyi niyetli üçüncü şahıs (yetkili hamil) olduğu nazara alınarak; TTK'nun 778. maddesinin yollamasıyla bonolarda da uygulanması gerekli, aynı kanunun 687. maddesi gereğince davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.KALDIRMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR: Mahkememizin 24/10/2023 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararında özetle: "....Alınan bu raporların alanında uzman bilirkişi heyetlerinden ve resmi kuruluşlardan olması ve raporların birbirini teyit etmesi ile aralarında çelişki bulunmaması, raporların açıklayıcı, gerekçeli ve denetlenebilir olması da nazara alınarak raporların hüküm kurmaya ve karar vermeye elverişli oldukları kabul edilmiştir. Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın reddi ve takibin durmuş olduğu nazara alınarak davalının talebi kapsamında davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmek gerektiği halde sehven bu hususta mahkememizce kısa kararda hüküm kurulmadığından ve gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki bulunmaması gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. " 3.KALDIRMA KARARI VE GEREKÇESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 24/09/2024 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile " Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir. Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). Davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas (Önceki Esası: ... esas) sayılı dosyasında takibe konulan senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, senetlerin teminat senedi olduğunu ve senetlerin ortadan ikiye bölündüğü halde bantlanarak yeniden takibe konulduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre senetlerdeki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında davacının takibe konu senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığından dolayı şikayeti üzerine yapılan soruşturmada mağdur şüpheliler ... ... ve ... hakkında takipsizlik kararı verildiği, davacı ... hakkında iftira suçundan kamu davası açıldığı, Konya .Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Esas sayılı dosyasında ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün kesinleştiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi takibe konu bononun teminat bonosu olduğuna yönelik şahsi def'inin avalist tarafından ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 12/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi avalistin borcun ödendiğini ileri sürebileceği, dosya içinde mevcut Emniyet Kriminal Raporunda dava konusu senetlerin ortadan yırtılmış ve bantlanmış olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Raporunda da senetlerin orta kısımlarının bantla yapıştırılmış olduğu belirtildiğinden senet asılları incelenerek senetlerin ortadan yırtılıp yırtılmadığının belirlenmesi, senetlerin ortadan yırtıldığı ve bantlanarak takibe konulduğu anlaşıldığı takdirde, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 13/02/2014 tarih ... Esas ... Karar ve 02/07/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamlarında belirtildiği gibi bu durumun senetlerin ödendiğine karine olduğu, bunun aksinin alacaklı tarafından ispat edilmesi gerekeceği, davalının yemin deliline dayandığı da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile, HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığı sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. 4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusunun menfi tespit istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Y.HGK; ... E, ... K, 10/06/2021 T). Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; mahkememizce davanın reddine karar verildiği, ilgili kararın kaldırılmasına karar verildiği, akabinde yapılan yargılamada davaya konu bonoların mahkememizin 04/03/2025 tarihli celsesinde "ortadan yırtıldığı ve sonra bantla yapıştırıldığının görüldüğü" gerek kaldırma kararı gerekse atıf yapılan Yargıtay kararları uyarınca takibe konu bonoların ödendiği karinesinin oluştuğu, ilgili karinenin aksinin davalı olan alacaklı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalının yemin deliline dayanması sebebiyle ilgili metni hazırlaması için süre verildiği, verilen süre içerisinde davalı isticvap niteliğinde sorular sorduğu, bu sebeple yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, yargılamanın seyri ve silahların eşitliği ilkesi gereği duruşma esnasında hazır bulunan davacı asilin isticvabı yapıldığı ve beyanlarının yeterli olduğu, davacının takibe konu bonoları ödediğini ispat ettiği, davalının ise aksi yönde herhangi bir delil sunmadığı değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Somut olayda; bonoların ödendiği, ödenen bonoların yırtıldığı fakat bantlandığı ve takibe geçildiği, davalı alacaklının takibi yapmakta açıkça kötü niyetli davrandığı hususları göz önüne alındığında kötü niyet tazminatının kabulüne karar verildmiştir. H Ü K Ü M: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile; 1-Davacının davalıya Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, -Davacının kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının asıl alacağının yüzde yirmisi (%20) oranında tazminatı olan 6.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 2.467,86 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan 616,97 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.850,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç olan 616,97 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan: 54,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 4.903,33 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, 7-Mahkememizin önceki ... Esas sayılı dosyasından yazılan harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenilmesine, 8-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 36.127,29 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 9-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına, 10-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 12-Belge asılları ve senet asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili yere iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025 Katip Hakim