T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1383 KARAR NO : 2026/426 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2025 NUMARASI : 2025/199 Esas - 2025/541 Karar DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin Feshi, Hisselerin İadesi, Hisse Bedelininin İstirdatı Teminat Mektubunun İadesi KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 İzmir 4. A…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1383 KARAR NO : 2026/426 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2025 NUMARASI : 2025/199 Esas - 2025/541 Karar DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin Feshi, Hisselerin İadesi, Hisse Bedelininin İstirdatı Teminat Mektubunun İadesi KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/06/2025 tarih 2025/199 Esas 2025/541 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 16.05.2018 tarihli sözleşme uyarınca davacıya ait ..... Şti.'nin tüm hisselerinin ve müvekkiline patent haklarının 10.000.000TL bedelle devredildiğini, 250.000-TL dışında kalan ödemelerin kredi taleplerinin onayı şartına bağlandığını, sözleşmenin ödeme koşulları bölümünde ödemelerin yatırım kredisinin onaylandığı tarihte başlayacağı ve kredinin onay tarihinde 250.000-TL'nin müvekkiline ödeneceği, kalan 9.500.000-TL'nin ise kredi onayının 3. ayından itibaren 20 eşit taksitle ödeneceğinin düzenlendiğini, davalı tarafından bahse konu kredi başvurusunun yapılmadığını, teşvik belgesinin 2 yıllık geçerlilik süresinin 2019/Temmuz döneminde dolacak olması nedeniyle 250.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkili adına onaylanmış bir kredi olmadığını, müvekkili tarafından şirketin yatırım teşvik belgesi ve patent-faydalı model haklarının kullanılamadığını, bu haklar kullanılarak kurulan bir fabrika veya yapılan bir üretimin de bulunmadığını, devredilen şirket hisselerine karşılık belirlenen bedelin fazlasıyla ödendiğini, kredi sürecinin tamamlanmamasında müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, sözleşme hükümlerine göre kredi ile uğraşacak olan kişinin ....olduğunu, kredi teminine karşılık 1.500.000-TL ödemenin ....’a yapılacağını, müvekkilinin kusurundan dolayı alınmamış bir kredinin olmadığını, sözleşme imzalandıktan sonra gelişen ve müvekkili tarafından öngörülmesi beklenmeyecek ekonomik şartlar nedeniyle kredi temininin sorunlu hale geldiğini, sözleşmede kredi temini ile ilgili herhangi bir süre belirlenmediğini, kredi faiz oranları ve dövizdeki yükselişten müvekkilinin etkilendiğini, kriz ortamı nedeniyle ödeme talep edilmesinin doğru olmadığını, sözleşmeyi fesih etmeye hazır olduğunu buna karşılık ödediği 250.000TL'nin iadesinin gerektiğini, müvekkilinin temerrüdünün oluşmadığını, karşı dava olarak ise, sözleşmenin feshi ile müvekkili tarafından davacıya ödenen 250.000-TL'nin faizi ile iadesine ve sözleşmeye bağlı verilen teminat evraklarının iadesine karar verilmesini, asıl davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki 16.05.2018 tarihli sözleşmeyle davacı-karşı davalının hisse devir borcunu yerine getirdiği, pay devrinin 18.05.2018 tarihinde ticaret sicilde tescil edilerek ilan edildiği, davalı-karşı davacı 2018 yılı ortalarında yaşanan olağanüstü ekonomik gelişmeler sebebiyle kredi temin edilemediğini savunmuş ise de, alınan bilirkişi raporunda davalı - karşı davacının sözleşmeyi imzalarken basiretli bir tacir olarak kredi faizleri ve döviz kurunun artmasını öngörebilecek durumda olduğunu, sözleşmenin imzalandığı tarihte en yüksek kredi notuna sahip olduğu ve krediye elverişlilik durumun 2018 yıl sonuna dek sürdüğünün tespit edildiği, bu süreçte kredi faizlerinin ve döviz kurunun artmasının sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen olağanüstü durum olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığından davalı-karşı davacı yönünden TBK'nun 136. Maddesi uyarınca ifa imkansızlığı ve TBK'nun 138. Maddesi uyarınca aşırı ifa güçlüğünden söz edilemeyeceği, davalı-karşı davacının geciktirici şartın gerçekleşmesine kendi kusuru ile engel olması nedeniyle TBK'nun 175/2-f maddesi uyarınca kredi başvurusunun onaylanması şeklindeki geciktirici şartın gerçekleşmiş sayılması gerektiği, bu nedenle sözleşmenin halen ayakta olup geçerliliğini koruduğundan asıl davanın kabulü ile, 250.000,00 TL alacağın 10/10/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davada; davalı-karşı davacının sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi, sözleşmenin feshi ve limited şirket hisselerin iadesi ile hükmen tescili isteğinin reddine, davalı-karşı davacının teminat senedinin iadesi isteğine ilişkin davasının Harçlar Kanunun 30. Maddesi uyarınca tamamlanması gereken eksik harç yatırılmadığından HMK’nun 150. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:Dairemizin 21/02/2025 tarih 2022/1261 E 2025/304 K. sayılı ilamı ile, "Eldeki dava dosyasında, tefhim edilen kısa kararda karşı davacının "sözleşmenin feshi ve limited şirket hisselerin iadesi ile hükmen tescil istemi" yönünden herhangi bir kararın hükme geçirilmediği, gerekçeli karada ise karşı davada davacının talebi yönünden "sözleşmenin feshi ve limited şirket hisselerin iadesi ile hükmen tescil isteğinin reddine" cümlesinin hüküm fıkrasına eklendiği, bu şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu" gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın kabulüne ile, 250.000,00 TL'nin 10/10/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise, davalı-karşı davacının ödenen bedelin iadesi, sözleşmenin feshi ve limited şirket hisselerin iadesi ile hükmen tescili istemlerinin ayrı ayrı reddine, davalı-karşı davacının teminat senedinin iadesi talebine ilişkin davasının Harçlar Kanunun 30. Maddesi uyarınca tamamlanması gereken eksik harç yatırılmadığından HMK’nun 150. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karara karşı Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin esaslı unsurunun patent/faydalı model kullanım hakkının devri olmasına karşın, patenti olmayan bir modelin kullanım hakkının devredildiğini, bu hususun sözleşmede gizlendiğini, davalı satıcının davacı alıcıya yönelik hileli davranışlarla onu hataya sevkedip sözleşmeyi imzaladığı, bu haliyle, sözleşmenin iptalinin gerektiği, sözleşmenin asli unsuru olan patenti bulunmayan ürünün kullanım hakkının devri için yapılan ödemelerin ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsili ve verilen teminat senetlerinin iadesi gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE :Asıl dava, bakiye devir alacağının tahsili istemine, karşı dava ise sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi, sözleşmenin feshi ve limited şirket hisselerin iadesi ile hükmen tescili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davada davanın kabulüne; karşı davada davalı-karşı davacının davasının reddine, davalı-karşı davacının teminat senedinin iadesi isteğine ilişkin davasının Harçlar Kanunun 30. maddesi uyarınca tamamlanması gereken eksik harç yatırılmadığından HMK’nun 150. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, taraflar arasında akdedilen 16.05.2018 tarihli sözleşme uyarınca davacıya ait ..... Şti'nin tüm hisselerinin 10.000,00 TL bedelle devri, patent/faydalı model kullanım hakkının ise 9.990.000,00 TL bedel ile devri konusunda anlaşmaya varıldığı, TBK'nun 175. maddesi uyarınca söz konusu hisse ve patent/faydalı model hakkı devir bedeli ödemelerinin, davalı tarafça yapılacak kredi başvurusunun onaylanması geciktirici şartına bağlanmasına karşın, kredi başvurusunun davalı tarafça yapılmadığı, bu şekilde devir bedeli ödemesinin geciktirici şartının gerçekleşmediği, her ne kadar sözleşmede kredi başvurusu için herhangi bir süre öngörülmemiş ise de, dava konusu şirket hisselerini devralan davalı-karşı davacının, devir tarihinden dava tarihine kadar geçen yaklaşık 6 aylık sürede kredi başvurusu yapmadığı, alınan bilirkişi heyeti raporuna göre makul sürenin aşıldığı halde geciktirici şart olan kredi başvurusunun yapılmamış olmasının mahkemece hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunarak kredi faizlerinin veya döviz kurunun artmasının sözleşme sırasında öngörülmeyen olağanüstü bir durum olarak nitelendirilemeyeceğinin değerlendirildiği, dolayısıyla davalı-karşı davacı yönünden TBK'nun 136 ve 138. Maddeleri uyarınca ifa imkansızlığı ve aşırı ifa güçlüğünden söz edilemeyeceği, davalı-karşı davacının geciktirici şartın gerçekleşmemesine kendi kusuru ile sebep olması nedeniyle TBK'nun 175/2-f maddesi uyarınca geciktirici şartın gerçekleşmiş sayılması gerektiği, bu itibarla sözleşmenin ayakta ve geçerli olduğunun kabulü ile davacı-karşı davalının devir bedeli alacağının ilk taksiti olan 250.000,00 TL'nin tahsilini talep etmekte haklı olduğu, buna karşın davalı-karşı davacının sözleşmenin feshi ve ödenen hisse devir bedeli alacağının iadesi ile şirket hisselerinin hükmen devir ve tescili isteminin haksız olması nedeniyle bu taleplerin reddi gerektiği, diğer taraftan teminat senedi bedeli talebine ilişkin eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle Harçlar Kanunun 30 ve HMK'nun 150. Maddesi uyarınca teminat senedinin iadesi talebi yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, özellikle de alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu şirket hisselerini devralan davalı-karşı davacı tarafından dava tarihine kadar geçen makul sürede geciktirici şart olan kredi başvurusu yapılmamış olması nedeniyle mahkemece bu durumun hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilip, TBK'nun 175/2-f maddesi uyarınca sözleşmenin geçerli olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 17.077,50 TL'den peşin alınan 5.500,17 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.577,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.