T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/250 KARAR NO : 2026/46 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.10.2024 NUMARASI : 2023/206 Esas 2024/760 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 08.03.2023 KARAR TARİHİ : 15.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.01.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.10.2024 tarih 2023/206 Esas 2024…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/250 KARAR NO : 2026/46 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.10.2024 NUMARASI : 2023/206 Esas 2024/760 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 08.03.2023 KARAR TARİHİ : 15.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.01.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.10.2024 tarih 2023/206 Esas 2024/760 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, 18.07.2022 tarihinde davalı ... idaresinde bulunan ve diğer davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araca sol arka çamurluğuna çarpması neticesinde ... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen raporla hasar bedelinin KDV dahil 5.653,43 EUR olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin 13.02.2023 tarihinde 3.250,00 TL hasar bedeli ödemesinde bulunduğunu, TCMB'nin ödeme tarihinde geçerli kurla hesaplanan 160,62 EUR kısmi ödemenin düşümüyle bakiye hasar bedelinin 5.492,81 EUR olacağını, araçta 475,00 EUR tutarında değer kaybı oluştuğunu belirterek bakiye 5.492,81 EUR hasar ve 475,00 EUR değer kaybı bedeli ile 1.073,08 EUR yurt dışı bilirkişi ücreti ödemesinin davalı ...’dan kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ise poliçe limitiyle sınırlı olarak temerrüt tarihi olan 09.02.2023 den itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili, kazasının Zonguldak Devrek ilçesinde meydana geldiğinden yetki itirazında bulunduğunu, davacının aracında iddia edildiği kadar maddi hasar meydana gelmediğini, davacının aracında talep edildiği kadar 120.678,06 TL’lik hasar oluşmasının olanağı bulunmadığını belirterek kötü niyetli davanın reddin talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 18.07.2022 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi yapılan davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, poliçe kapsamında teminat limitinin 100.000 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 13.02.2023 tarihinde 3.250,00 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, bilirkişi raporuna göre davacının kusursuz, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 355,00 Euro, bakiye hasar bedelinin 3.834,00 Euro olduğunun tespit edildiği 07/02/2023 tarihi itibari ile davalı yönünden temerrüt koşullarının oluştuğu, ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden olup, davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, hasar bedeli yönünden 3.834,00 Euro'nun, değer kaybı yönünden 355,00 Euro'nun davalı ... A.Ş. yönünden (police teminat limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) 07/02/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden 07/02/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ekspertiz gideri olan 899,34 Euro'nun karar tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının yargılama gideri içerisinde değerlendirilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yurt dışında mukim ... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 29.07.2022 tarihli ekspertiz raporu ile davada alınan 16.02.2024 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kaza sonrası dingil ölçümüne ilişkin masraf kaleminin hasar bedelinden düşülmesinin hatalı olduğunu, ekspertiz raporunda yer alan 214 Euro değerindeki dingil ölçümüne "gerek olmadığı" yönündeki tespitin hatalı olduğunu, tamir sırasında aracın tamir işlemlerinden sonra boyama atolyesin getirme götürme kaleminin masraflardan çıkarılmasının hatalı olduğunu, araç tamiri sırasında tüm işlemlerin tek bir atölyede gerçekleştirilmediğini, boya işçiliğine yönelik bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, boyama işçilik kalemlerinde gerekçesiz bir şekilde %50'den fazla kesintiye gidilmesinin hatalı olduğunu, değer kaybı bedelinden gerekçesiz bir şekilde kesinti yapıldığını, hasar miktarının eksik belirlenmesinin bilirkişi ücretinin de eksik belirlenmesine sebep olduğunu, mahkemece hasar tespitinde eksik inceleme nedeniyle ekspertiz ücretinden %30 kesinti uygulanarak 899,34 Euro’nun hükme esas alınmasına karar verildiği ancak, kararın hüküm bölümünün 5. maddesinde ayrıca davanın kabul ve red oranına göre tekrar %30 kesinti uygulanarak mükerrer kesinti yapıldığını, ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsiline karar verilmesi gerekirken karar tarihinden TL'ye çevrilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı sigorta şirketi, davalı şirket'in kaza tarihi itibariyle poliçe teminatı 100.000 TL olduğunu, müvekkil şirketçe davacıya 13.02.2023 tarihinde 3.250 TL ödeme yapıldığını, bakiye teminat limitinin 96.750 TL olup ilamda açıkça sorumlu olunan tutarın belirtilmesi gerektiğini, temiant limiti üzerinde tazminat hesaplaması yapıldığını, yine mahkemece yargılama giderinin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ancak bakiye poliçe teminat limiti kadar yargılama giderinden sorumlu olacağını, aracın Almanya'da onarıldığına dair hiçbir somut fatura ve evrak ibraz edilmediğini, aracın Türkiye’de onarımı mümkün ve makul iken, aracın yurtdışına çıkarılmak suretiyle onarıldığını ispatlar hiçbir evrak da sunulmadığını, bilirkişi raporunda iskonto uygulanmaksızın hesaplama yapılmış olup fahiş maddi hasar tespit edildiğini belirtmiştir. GEREKÇE: Dava, davacıya ait yabancı plakalı araçta oluşan hasar ve değer kaybının karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ile işleten ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17.HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K) Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.06.2015 tarih 2014/17-28 Esas 2015/1745 Kararı) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E- 2018/5155 K) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketindedir. İstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. ) Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.- 2019/9723 K. ) Yine, davacı tarafça Almanya'da yapılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerektiğinden (Yargıtay 17. HD'nın 05.03.2015 tarih ve 2014/24135 E.-2015/3870 K., 22.12.2014 tarih ve 2014/21991 E. 2014/19194 K.) bu yöndeki taraf vekillerinin istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 - 017/5498 K. ) Bu kapsamda Mahkemece hükmedilen toplam 4.189 Euro tutarındaki tazminatın dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının (4.189 Euro x 20,2215 TL =84.707,86 TL) bakiye poliçe limiti olan 96.750 TL'nin altında kalması nedeniyle mahkemece davanın kabul ve red oranına göre davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limitiyle sınırlı olup, bakiye poliçe limitinin hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerektiği halde bunun yapılmamış olmasının hükmün infazında tereddüte neden olacağı, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olduğu, öte yandan mahkemece davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince başvuru yapıldığı davacının da kabulünde olduğundan, bu durumda ayrıca 5325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı halde bu yola başvurulmuş olması karşısında arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketine yükletilmesinde isabet bulunmadığı, bu yöndeki davalı sigorta vekilinin istinaf istemi de yerinde bulunarak, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. Diğer taraftan mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirildiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.10.2024 tarih 2023/206 Esas 2024/760 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 3.834,00 Euro hasar bedeli ile 355,00 Euro değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 4.189,00 Euro'nun davalı ... A.Ş. yönünden (bakiye poliçe limiti olan 96.750 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 07/02/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden 07/02/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davacının ekspertiz gideri olan 899,34 Euro'nun karar tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının yargılama gideri içerisinde değerlendirilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.722,43-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 2.060,88-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.661,55-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 25,60-TL vekalet suret harcı, 3.174,75-TL tebligat, posta gideri ve bilirkişi ücreti ve 33.647,90-TL (899,34 Euro) ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 36.848,25-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı (%70,19) nazara alınarak 25.863,78-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 179,90- TL başvurma harcı, 2.060,88-TL peşin harç olmak üzere toplam 28.104,56-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince başvuru yapıldığından, ayrıca 6325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı halde bu yola başvurulmuş olması nedeniyle dava şartı arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı yönünden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini bir vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 md uyarınca davanın reddedilen kısmı yönünden 35.970,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini bir vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalı sigorta şirketinin ödediği istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf başvuru harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, 7-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.