Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ticaret ile iştigal etmekte olan ... merkezi bulunan itibarlı ve ticari çevrede saygınlığı ile bilinen bir kişi olduğunu, ...Tic. A.Ş.'den alacağına karşılık olarak ... T.A.Ş ... Şubesi’nin ... seri numaralı, 14.01.2023 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 67.238TL(altmışyedibinikiyüzotuzsekiz) bedelli çeki almış aldığını, ancak, müvekkilinin zilyedi olduğu dava konusu çekin kaybedildiğini, konu ile ilgili olarak ... Amirliği ... Savcılığı
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No:...)VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ...DAVALI : VEKİLİ : Av. ... KISITLI : ... - (T.C. Kimlik No:...)VASİ : ... - (T.C. Kimlik No:...)DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve AlacakİSTİNAF KARARININ :KARAR TARİHİ : 16/07/2020YAZIM TARİHİ : 30/07/2020Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye .. Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 15/05/2019 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yaptığı organizasyon, reklam ve tanıtım neticesinde Avrupa'da yerleşik vatandaşlardan 1996-1999 yılları arasında %20 oranında kar payı vaadiyle istendiğinde iade edilmek üzere para toplandığını, bu kapsamda müvekkilinden para tahsilatı yapıldığını, daha sonrasında davalı ... tarafından müvekkiline hisse senedi verildiğini ve senetler karşılığından tahsilat makbuzu müvekkilinin elinden alınarak ortaklık durum belgesi verildiğini, müvekkilinin Türkiye'ye geldiği dönemlerde davalı ... ile yaptığı görüşmelerde parasının güvende olduğu, ancak holdingin yeni yatırımlar yaptığı, ekonomik krizler sebebiyle bu yatırımların geri dönüşlerinin zaman alacağı şeklinde bahaneler ürettiğini ve sürekli kendisine güven telkin edilecek şekilde yazılara göndererek müvekkilinin yasal yollara müracaat etmesinin engellendiğini, bu hisse senetlerini SPK mevzuatına aykırı şekilde yetkili kurumdan izinler almaksızın toplanan paraların resmi kayıtlardan uzak tutularak kuryeler aracılığıyla yurt içine sokulduğunu ve resmi kayıtlara yansıtılmayarak sanki holdingin kurucu ortakları tarafından sermaye artırımında taahhüt edilen sermaye bedellerinin ödenmiş gibi gösterildiğini, bir kısım mudiye kar payı adı altında kısmi ödemeler yapıldığını, ancak yapılan bu ödemelerin kar payından değil diğer mudilerden toplanan paralardan elde edilen finansman ile sağlandığını, daha sonrasında ekonomik kriz, yeni yatırımlar vs. gerekçelerle karpaylarının ödenmediğini, davalı şirket aleyhinde yapılan şikayetlerden dolayı dolandırıcılık, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak v.b. suçlardan şirket yöneticileri hakkında kamu davası açıldığını, ayrıca SPK tarafından soruşturmalar yapıldığını, bu nedenlerle müvekkilinin davalı şirket ile ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, müvekkillerinden haksız eylem neticesinde alınan 14.482,00 Euro'nun fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 Euro'nun müvekkilinin davalılara ödediği tarihten 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince paranın fiilen tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.