(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/2285 E. , 2006/3370 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davada eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiş, mahkemece hakkında takip yapılan adi ortaklığı…
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/2285 E. , 2006/3370 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davada eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiş, mahkemece hakkında takip yapılan adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmaması ve takibin tüm ortaklar hakkında yapılmadığı gibi davanın da tüm ortaklar hakkında açılmamış olması nedeniyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı iş bedeli alacağının tahsili amacıyla “Niş İletişim ve Organizasyon ... ve Ortağı” hakkında icra takibi yapmış, takip borçlusu “Niş İletişim ve Organizasyon ... ve Ortağı vekili” olarak sadece borca itiraz etmiştir. Daha sonra da itirazın iptali istemiyle takip alacaklısı tarafından bu dava açılmıştır. Davalı ... ile ortağı ... arasındaki 04.06.2004 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesinde şirketi idare ve temsile ... ve ...’in her ikisine birlikte müştereken yetki verilmiş ise de, daha sonra 20.07.2004 tarihli noterden verilen vekaletname ile Şebnem Demir’in diğer ortak ...’a şirketi münferiden temsil etmesi hususunda yetki verdiği anlaşılmaktadır. Adi ortaklığın mal varlığı, ayrı bir ticaret ünvanı ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu nedenle ortaklığın işlerini yürüten ortağın iki şekilde hareket etme ihtimali vardır. Bunlardan ilki dolaylı temsildir. Dolaylı temsilde, yapılan işlemin hüküm ve sonuçları önce bu hukuki işlemi yapan kişinin şahsında doğar, daha sonra diğer işlemlerle temsil edilen kişiye devredilir. Bütün temsilin özelliği gereği yapılan işlemden doğon borç ve haklar nedeniyle üçüncü kişinin, diğer ortak ve ortaklara karşı istemde bulunma hakkı olmadığı gibi, diğer ortak ya da ortakların da üçüncü kişiye karşı bir istemde bulunmalarına olanak yoktur. Şirketin işlerini yöneten ortak şirketi dolaysız da temsil edebilir. Bu durumda, temsilcinin işlemi kendi hukuki alanına uğramaksızın, doğrudan doğruya temsil edilen kimsenin hukuki sahasında hüküm ve sonuç doğurur. BK.nun 533. maddesi gereğince, şirket işlerini idare yetkisini haiz her ortak, ortakları üçüncü şahıslara karşı temsil yetkisine de sahiptir. Bu nedenle ortaklığı, bütün ortaklar elbirliği ile yönetiyorsa bütün ortakların; bir veya birkaç ortak yönetiyorsa bu yönetici ortak veya ortakların birlikte olmak koşulu ile adi ortaklığı veya diğer ortakları temsil yetkisi bulunmaktadır. Yani iç ilişkide idare, dış ilişkide temsil yetkisine tekabül eder.