İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı şirket vekili ile davacı kısıtlı vasisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı şirket vekili ve diğer davacı vasisinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... işletmeciliği yapmakta olduğunu, …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2895 - 2026/888 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2895 KARAR NO : 2026/888 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... VASİSİ : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı şirket vekili ile davacı kısıtlı vasisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı şirket vekili ve diğer davacı vasisinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... işletmeciliği yapmakta olduğunu, ... ili ... ilçesinde faaliyet gösterdiğini, şirketin münferit 2 yetkilisi olduğunu, birinin ... ve diğerinin ise ... olduğunu, ...'nun kısıtlı olduğunu ve hukuki ehliyetinin olmadığını, davalı şirket ... ile ... ve ... arasında hiçbir ticari ilişki söz konusu olmadığını, davalı şirket yetkilisi müvekkilinin şirket yetkilisi olan ve kısıtlı bulunan ...'yu kandırdığını, başka bir firmaya verilmek için dava konusu çeki teminat olarak istediğini ve ...nun kendisini lehtar olarak göstermek suretiyle dava konusu çeki davalı şirket yetkilisine verdiğini, her iki şirket kayıtlarının incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili ...'nun ... şirketinden şahsi alacağının olmadığını, davalı şirket defterleri incelendiğinde ise ... ile davalı ... Arasında ticari bir borcun olmadığının görüleceğini, Davalı şirket yetkilisinin bir dükkan tadilatı yaptırdığını ve pimapen işini yapacak kişinin kendisinden çek istediğini ancak çeki olmadığını söyleyerek müvekkilinden çek talep ettiğini ve müvekkilinin kendi adına çekinin olmadığını ve yetkilisi olduğunu söyleyerek diğer ortağından habersiz şirket çek koçanını davalı şirket yetkilisi ...'a götürdüğünü ve çeki onun istediği gibi doldurduğunu, çeki şirket yetkilisi ...'a teslim ettiğini, çekin günü geldiğinde müvekkilinin davalı şirket yetkilisin arayarak çek ile ilgili bir sıkıntı olup olmadığını, ödeyip ödemeyeceklerini sorduğunda davalı şirket yetkilisi ben verdiğim kişilerle görüştüm biraz süre istedim, işleme koymayacaklar dediğini, gerçekten de çek bankaya ibraz edilmeyince müvekkilinin davalıya güvendiğini ve beklediğini, müvekkilinin mütemadiyen çeki davalıdan istediğini, davalıda çeki getireceğini söyleyerek müvekkilinin oyaladığını, bu arada Davalı Şirket yetkilisinin abisi ... ile müvekkil arasında savcılığa intikal eden problemler gündeme gelince davalı şirket yetkilisi alacağı olmadığı halde çeki icraya verdiğini ve müvekkilini mağdur ettiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyanın şuanda devam etmekte olduğunu, müvekkillerinin mağduriyetinin engellenmesi için icra dosyasına girecek paranın davalı tarafa ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini, davalarının kabulünü, davalı taraf aleyhine %20 kötü niyet tazminatı ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir talebinin ... tarihli tensip zabtı ile kabulüne karar verildiğini, söz konusu somut olayda ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, ihtiyati tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu, ancak davacı tarafından dosyaya bu yönde sunulmuş bir delil mevcut olmadığı, davacı tarafın kötü niyetli olarak açmış oldukları işbu davada müvekkil davalıyı zarara uğratmayı amaçladıklarını, bu nedenle müvekkilin zarara uğramaması adına verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, aksi durumda davacının dava değerinin %15'i oranında teminat yatırılmasına karar verilmiş olup, alacak miktarı ve işlemiş faiz dikkate alındığında ihtiyati tedbir için mahkemece takdir edilen miktarın yetersiz olduğunu, bu teminat miktarının arttırılarak gereğinin yapılması için davacıya bildirilmesine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Dava menfi tespit isteminden ibarettir. Menfi tespit konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri: 2004 sayılı icra ve iflas Kanunu' nun 72.Maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak,bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/ iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur(4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Huzurdaki davada ispat yükü davacı borçluda olup davayı 6100 sayılı HMK madde 200 vd. uyarınca usulüne uygun yazılı deliller ile ispat etmekle mükelleftir. Çek bir ödeme vasıtası olduğundan çekin bedelsiz olduğunu iddia edenin bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Öncelikle davacının davacı ...'nun çekin tanzim tarihinde kısıtlı olduğu ve hukuki işlem ehliyeti bulunmadığı iddiası değerlendirilmiş olup dosya kapsamına kazandırılan ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca fiil ehliyeti olduğu tespit edildiğinden bu iddiası yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK madde 222/3 " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir" hükmünü içermektedir. Kambiyo senedinin sebepten mücerretliği ilkesi de göz önünde bulundurularak tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve dava konusu çekin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığının değerlendirilmesi için ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş olup dosya kapsamında dosya mahkememizde SMMM bilirkişisi ...'a tevdi edilmiş olup, bilirkişi ...tarihli raporunda İcra Takibine ve davaya konu ... Bankası ... ... Merkez Şubesi'nin ... seri numaralı ... keşide tarihli keşide yeri ... olan 250.000,00.-TL bedelli bir adet çekin davacı firmanın ticari defterlerinde kaydının bulunmadığını rapor etmiştir. 6100 sayılı HMK madde 189/1 MADDE 200/1 VE 200/2 irdelendiğinde görülmektedir ki senede karşı senetle ispat olunması gerekmektedir. Dolayısıyla davacılar davalıya karşı dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığını ve çekin bedelsiz olduğunu usulüne uygun deliller ile ispat edemediğinden alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle "Davanın REDDİNE, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI ŞİRKET VEKİLİ VE DAVACI KISITLI VASİSİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı şirket vekili ile davacı kısıtlı vasisinin istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece senede karşı senetle ispat etme zorunluluğu bulunduğu ve senet sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, oysa takibe konu çek bankaya ibraz edilmediği için kambiyo vasfında olmadığını, takibin de ilamsız takip olduğunu, mahkemenin ısrarına rağmen davalı şirketin ticaret defterlerini mahkemeye sunmadığını, bu nedenle mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacı ...'nun 2011 yılından itibaren bipolar hastası olup 2019 yılında kısıtlandığı, bu sebeple çekte ...'ya ait imzaların geçersizliğinden bahsetmiş olmalarına rağmen mahkemece İcra Hukuk Mahkemesi'nde itiraz ettikleri rapora göre karar verildiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı şirket vekili ile davacı kısıtlı vasisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacılar tarafından, davacı şirketin yetkililerinden olan diğer davacı kısıtlı ...'nun davalı şirketin yetkilisinin kandırması sonucu aralarında herhangi bir ticari bulunmadığı halde davacı şirket adına ... Bankası - ... .../... Şubesi nezdindeki ... IBAN no'lu çek hesabından uyuşmazlığa konu ... keşide tarihli ve 250.000 TL bedelli ... seri no'lu çeki şirketi temsilen kendi emrine keşide ettiği ve bilahare ciro ederek davalıya verdiği, ancak davacı ...'nun kısıtlı ve çekin keşide tarihi itibariyle ehliyeti bulunmadığı iddiasıyla menfi tespit talebinde bulunulmuş ise de, davacı ...'nun ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas-... Karar sayılı kararıyla kısıtlandığı ve çek keşide tarihi itibariyle kısıtlı olmadığı, aynı çeke ilişkin ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin derecattan geçerek kesinleşen ... Esas-... Karar sayılı itirazın kaldırılması davasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporla davacı ...'nun uyuşmazlığa konu çekin keşide tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince sözkonusu raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kıymetli evrak niteliğindeki çekin taraf defterlerine kaydedilmesi zorunlu olmadığı gibi sebepten mücerretlik ilkesi gereği taraflar arasında mevcut bir ticari ilişki kapsamında verilmesinin de gerekmediği, davacı tarafın bir ödeme iddiası da bulunmadığına göre davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak bir incelemenin yargılamanın sonucuna etkili olmadığı, davacı tarafın senede karşı senetle ispat zorunluluğu gereği uyuşmazlığa konu çekten dolayı borçlu olmadığına ilişkin iddiasını usulüne uygun yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından bu konuda herhangi bir yazılı delil sunulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmadığı, sonuç olarak mevcut delillere göre davacıların davasını ispatlayamadığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı şirket vekili ile davacı kısıtlı vasisinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı şirket vekili ile davacı kısıtlı vasisinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından adıgeçen tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararına karşı davacı şirket vekili ile davacı kısıtlı vasisi tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60.TL'nin davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 14/04/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır