1. Ceza Dairesi 2024/2951 E. , 2025/4787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3386 E., 2024/9 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan re
**1. Ceza Dairesi 2024/2951 E. , 2025/4787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3386 E., 2024/9 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürme suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.08.2023 tarihli ve 2023/281 Esas, 2023/375 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.01.2024 tarihli ve 2023/3386 Esas, 2024/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik ve hatalı inceleme yapıldığına, meşru savunma ve sınırının aşılması koşullarının oluştuğuna, fazla ceza tayin edildiğine, üst hadden haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, suç aletinin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, atış sayısı, maktulün yaralanmasının ağırlığı ile hayatını kaybetmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürme olarak kabulü ile belirlenen yaptırımda isabetsizlik bulunmadığı, saldırı ile savunma arasında orantı bulunmadığından meşru savunma ve sınırının aşılması koşullarının oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin bu suça yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında kasten öldürme suçundan verilen hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.01.2024 tarihli ve 2023/3386 Esas, 2024/9 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Tanık ...'nın hem sanık ile hem de maktul ile gönül ilişkisinin olduğu, olay günü maktul ile buluşup uzun süre birlikte vakit geçirdikten sonra maktulün tanığı evine bıraktığı, daha sonra tanık ...'nın sanığı arayarak "... gelmiş beni rahatsız ediyor" demesi üzerine sanığın aracı ile ...'nın evinin önüne geldiği ve maktulü evine gitmesi için uyardığı maktulün de "burası Türkiye, her yer benim" diyerek cevap verdiği, bir süre sonra ...'nın aşağı inerek sanığın aracına bindiği ve sanığın aracı ile oradan hareket ettikleri, maktulün de aracı ile onları takip ettiği, sanığın takip edildiğini fark etmesi üzerine aracını durdurduğu ve silahını alarak maktulün aracına yöneldiği, ikisi arasında başlayan tartışma sonucunda maktulün de aracından aldığı bıçakla aşağı indiği ve sanığın üzerine yürüdüğü sanığın ise kaçmaya başladığı bu sırada zaman zaman geriye dönerek maktule doğru ateş ettiği toplamda 15 el ateş ettiği ve maktulü 9 yerinden vurarak öldürdüğü sübut bulmuştur. Sayın çoğunluk azami sınıra yakın haksız tahrik indirimi yapılmasını isabetli görmüş ise de bu görüşe katılmıyoruz şöyle ki, tanık ...'nın sadece sanığın kız arkadaşı olduğu ve maktulün ...'yı rahatsız ettiği hususu doğru değildir. Maktul ve tanık arasında da duygusal bir ilişki olduğu ve ...'nın neredeyse tüm gün kendi rızası ile maktulle birlikte vakit geçirdiği anlaşılmaktadır. Maktulün ...'yı olay günü ne şekilde rahatsız ettiği veya taciz ettiği anlaşılamamıştır. Maktulün tek eylemi aracı ile kız arkadaşının evinin önünde beklemektir. Rahatsız edici bir davranışı somut olarak tespit edilememiştir. ... büyük olasılıkla maktülü kıskandırmak için bu kez sanığı evin önüne çağırmış ve sanığın aracına binmiştir. Maktul ise kıskançlıktan dolayı aracı ile bir süre onları takip etmiş ise de taciz veya saldırgan bir davranışta bulunmamıştır. Sanık aracını durdurunca maktulde durmuştur. Bu aşamada dahi maktulün saldırgan bir davranışı yoktur. Silahlı bir şekilde maktulün aracının yanına giden ve silahını göstererek maktul ile tartışan sanıktır. Maktul de buna tepki olarak bıçağını alıp aşağı inmiş ve sanığın üzerine yürümüştür. İlk defa bu aşamada maktulün saldırgan davranışları başlamış ise de silahlar eşit değildir. Sanık uzaktan maktule zarar verebilecek veya onu engelleyecek imkana sahiptir. Havaya ateş ederek veya maktulün hayati olmayan vücut bölgelerine ateş etmeye imkanı varken, maktulün hayati bölgeleri hedef alarak her biri ölümü meydana getirebilecek pek çok yara meydana getirmiştir. Ne ... ne de sanık maktulün rahatsız edici veya taciz boyutunda olduğunu iddia ettikleri davranışlarından dolayı polisi aramamış veya polise sığınmamışlardır. Maktulün arabayla takip etmek ve elinde tabanca ile aracının yanına kadar gelen sanığa bıçakla hamle yapmaktan ibaret eylemlerinin azami oranda tahrik uygulanmasını gerektiren davranışlar olmadığı, eylemlerin boyutu itibariyle makul oranda haksız tahrik indirimi yazılmasının yeterli olduğu ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.