Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından İşyerim .... Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... . Şti.'nin ilgili bulunduğu iş yeri ve iş yerinde bulunan emtiaların davalı tarafın sorumluluğunu gerektirir şekilde meydana gelen yangın sonucu hasara uğradığını, işbu olay sebebiyle, müvekkili şirketin; eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırarak sigorta tazminatı ödediğini, gerek sigortalının tespit ve beyanı, gerekse mezkur olay nedeniyle hazırlanan ekspertiz raporu, b
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil bankanın ..... Mobilya Aksesuarları ve Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. ile 15/02/2010 ve 07/12/2013 tarihli iki adet Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ve bir adet Business Card Sözleşmesi imzaladığını, İlgili sözleşmeler uyarınca düzenlenen geri ödeme planlarına uymayıp teminatları karşılıksız çıkan ve kredi kartı ödemelerini düzenli yapmayan şirkete karşı icra işlemlerine başlandığını, Borçlu ..... Mobilya Aksesuarları ve Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ..... sicilinde kayıtlı şirket olduğunu, İlgili şirkete karşı yapmış olduğumuz takipler kesinletiğini ve şirket tarafından itiraz ile karşılaşılmadığını, Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden yapılan sorgulamalar sonucu borçlu şirketin 28/09/2021 tarihinde Genel Kurul kararı ile terkininin ilan edildiğinin görüldüğünü, Müvekkilin terkini yapılan şirketten alacaklı olduğu birçok derdest icra takibi bulunduğunu, deliller kısmında takip numaraları belirtilen icra dosyalarının çoğunun 2018 yılı esaslı olduğunu, İlgili terkin işleminin uzun zamandır alacağına kavuşamayan ve birçok yüksek miktarlı derdest dosyası bulunan müvekkilin karşısında aktif bir muhatap bulamamasına, böylece borcun ödenmesinin imkansızlaşmasına sebep olacağını, Anlatılagelen durum üzerine şirketin borçlardan kaçma amacıyla kötüniyetli bir yöntem izlediğinin aşikar olduğunu ve dolayısıyla borçlu şirketin bu aşamada terkininin mümkün olmadığını, terkin işlemi ile borçlu şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği karine olarak kabul görse dahi, tüzel kişiliğinin kesin olarak sona erdiğinden bahsedilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekmediğini, Yargıtay'ın yerleşik görüşü de; tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile sona ermeyeceğinden, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamanlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, firma ticaret sicilinden silinse bile alacaklı sıfatıyla genel mahkemelerde "ihya" davası açılması ve mahkeme kararına istinaden firmanın sicil kaydının canlandırılmasının mümkün olabileceği yönünde olduğunu, bu nedenlerle, davalı şirketin sicil kaydının canlandırılmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; alacaklı konumunda olan ve derdest birçok icra takibi bulunan müvekkil bankanın işlemlere devam edebilmesi için davalı şirketin ihya edilmesinde hukuki yararı olduğu göz önünde bulundurularak; Şirketinin ihyasına karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini istemiştir.