2. Hukuk Dairesi 2021/8980 E. , 2021/8934 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ile yoksulluk ve iştirak nafakalarına uygulanan yıllık artış oranları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince…
**2. Hukuk Dairesi 2021/8980 E. , 2021/8934 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ile yoksulluk ve iştirak nafakalarına uygulanan yıllık artış oranları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece 13.03.2018 tarihli ikinci hükümde davacı kadın yararına 75.000,00 TL maddî, 50.000,00TL manevî tazminata hükmedilmiş, bu karar sadece davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen nafakalar ve tazminatlar ile velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmiştir. Hükmün Dairemizin 08.05.2019 tarihli ilamı ile "Kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının Dairemizin 14.03.2017 tarihli ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın kadın yararına artırılarak yeniden tedbir nafakasına karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verildiği, ancak artışın hangi tarihten itibaren yapılacağının hükümde belirtilmemesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kadın yararına hükmedilen maddî tazminatın 80.000,00TL'ye yükseltilmesine, manevî tazminatın ise 40.000,00TL'ye düşürülmesine karar verilmiştir. Oysa daha evvel bozma kapsamı dışında bırakılarak kesin hüküm haline gelen tazminatlar hakkında yeniden hüküm kurulamaz. Kesin hüküm aynı zamanda kamu düzenini yakından ilgilendirir kendiliğinden dikkate alınır. Hal böyleyken, kesinleşen bu yönlerde mahkemece yeniden hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3-Tarafların ortak çocuğu 2005 doğumlu ... için 07.07.2015 tarihli ilk hükümde takdir edilen aylık 500,00TL iştirak nafakasına yönelik kadının yıllık artış oranı talebi hakkında Dairemizin 14.03.2017 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 13.03.2018 tarihinde verilen ikinci hükümde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de, bu husus taraflarca temyiz konusu edilmemiş, ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası artış oranı uygulanmaksızın kesinleşmiştir. O halde kesinleşen bu yön hakkında da yeniden hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.