Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/634 E. , 2024/5728 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/634 Karar No : 2024/5728 DAVACI : ... İşletmeleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2) ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetme…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/634 E. , 2024/5728 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/634 Karar No : 2024/5728 DAVACI : ... İşletmeleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2) ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinin beşinci fıkrasının 3996 sayılı Bazı Yatırım ve İşletmelerin Yap İşlet Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamındaki yatırımlara ilişkin, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un Geçici 23. maddesi uyarınca verilen süre uzatımına konu kullanım izinlerinde yararlanma bedeli dışında kalan kullanım (sözleşme) bedeli ve hasılat payı ödenmesini öngören ibarelerinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 3996 sayılı Kanun kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile aralarında Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan taşınmaz üzerinde 25/06/2009 tarihli kullanma izni sözleşmesinin imzalandığı, 28/11/2017 tarihinde 4706 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 23. madde ile, sözleşmeden kaynaklı bütün yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması kaydıyla kullanım izni sözleşmesinin süresinin uzatılabileceğine ilişkin bir hak tanındığı, bu kapsamda anılan madde ve dava konusu Yönetmelik hükümleri uyarınca 30/12/2022 tarihli kullanım sözleşmesinin imzalandığı ve kullanım izni süresinin 31/12/2067 tarihine kadar uzatıldığı, dolayısıyla Yönetmeliğin uygulandığı 30/12/2022 tarihli sözleşme ile menfaatinin ihlal edildiği, 2007 tarihli uygulama sözleşmesinde “kullanım (sözleşme) bedeli” dışında bir ödeme yükümlülüğü öngörülmediği, ihale dokümanında da bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediği, 24/07/2008 tarihinde 4706 sayılı Kanun’a eklenen Ek 2. madde ile kullanma izni verilen alanlarda yürütülecek faaliyetlerden elde edilecek tüm hasılatın %1’i oranında Hazine payı ödeneceğinin kurala bağlandığı, uygulama sözleşmesi ve Ek 2. madde akabinde (Kanunda açıkça bir hüküm olmadıkça tamamlanmış işler yönünden hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi gereği Kanun'un geriye yürümesi mümkün olmamasına karşın yine hukuka aykırı olarak) ihale dokümanı gereği kurulan 18/05/2009 tarihli kullanım izni şartnamesinde ve 25/06/2009 tarihli kullanma izni sözleşmesinde kullanım (sözleşme) bedeli ve tüm hasılatın %1’i oranında hasılat payı ödeneceğine ilişkin kurala yer verildiği, 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun ile 3996 sayılı Kanun’a eklenen Ek 1. madde ile bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağının düzenlendiği, emsal yargı kararlarında yap-işlet-devret modeli kapsamında gerçekleştirilen yatırımlardan, kullanma izni sözleşmesinde bir hüküm olsa dahi, 3996 sayılı Kanun’un 2011 yılında yürürlüğe giren Ek 1. maddesi uyarınca kullanma (sözleşme) bedeli ve hasılat payı alınamayacağının belirtildiği, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesinde 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen yatırımlar için kullanma bedeli ve hasılat payı ödeneceğine ilişkin bir kurala ya da 3996 sayılı Kanun kapsamındaki yatırımlar için bu Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca kullanma bedeli ya da hasılat payı ödenmeyeceğine ilişkin özel kanun hükmünü kaldıran herhangi bir özel hükme yer verilmediği, ancak dava konusu Yönetmelikte 3996 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesini fiilen yürürlükten kaldırmaya yönelik, açıkça normlar hiyerarşisine aykırı, 4706 sayılı Kanun ile düzenlenen kuralı aşan, kanun ile belirlenen amaca aykırılık teşkil eden, kanun hükmünün kapsamını genişletici nitelikte bir düzenleme yapıldığı ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca dava konusu Yönetmeliğin uygulayıcısının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü olması sebebiyle davada taraf sıfatı olmadığından, hasım sıfatı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş; Esasa ilişkin olarak ise, 4706 sayılı Kanun’a eklenen 28/11/2007 tarihli Geçici 23. madde ile kullanma izni sürelerinin 49 yıla kadar uzatılabileceğinin düzenlendiği, anılan Kanun’un Ek 2. maddesinde kullanma izni verilen alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hasılatın %1’i oranında Hazinece pay alınacağının kurala bağlandığı, 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nde 3996 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için geçerli olacağının ifade edildiği belirtilmiştir. Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının re’sen araştırılması ve süresinde açılmadıysa süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş; dava konusu Yönetmeliğin 3996 sayılı Kanun kapsamındaki yatırımlara ilişkin verilen süre uzatımına konu kullanma izinlerinde kullanma izni bedeli ve hasılat payı ödenmesini öngören ibarelerinin iptali istenildiğinden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın da davaya müdahil olarak katılmasının uygun olacağının değerlendirildiği belirtilmiş; Esasa ilişkin olarak ise, davacı ile aralarında imzalanan kullanma izni şartname ve sözleşmelerinde hem kullanma izni bedeli, hem de şirket ile kiracılarının hasılat paylarına ilişkin hükümlerin yer aldığı, bununla beraber sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmasa da 4706 sayılı Kanun, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ve 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca hak lehdarından ve/veya kiracılardan hasılat payı alınması gerekmekle birlikte 3996 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinde sonra kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı, bu tarihten önce gerçekleştirilen yatırım ve hizmetlerle ilgili olarak kullanım bedeli ve hasılat payı alındığı, davacı ile imzalanan kullanma izni sözleşmesi 25/06/2009 tarihli olduğundan söz konusu Ek 1. maddenin davacı açısından geçerli olmadığı, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere dava konusu Yönetmeliğin yayımlanarak yürürlüğe girdiği, kanunların geriye yürümezliği ilkesinin geçerli olduğu, ancak Ek 1. maddenin yürürlük tarihi olan 25/02/2011 tarihinden sonra gerçekleştirilecek yatırımlar için söz konusu olduğu ve burada kazanılmış hak gibi istisnai bir durumun söz konusu olmadığı, sözleşme sürelerinin 49 yıla uzatılması hükümlerini içeren 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesinde de belirtildiği üzere, süre uzatımının şartlarından birinin de kullanma iznine ilişkin olarak ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması olduğu, hasılat payının da davacıya verilen kullanma izninin bir gereği olduğu, buna binaen uygulama sözleşmesine istinaden imzalanan 2009 tarihli kullanma izni sözleşmesi ile 2008 ve 2009 tarihli kullanma izni şartnamelerinde hasılat payına ilişkin hükümlerin mevcut olması nedeniyle, davacı ile süre uzatımı sözleşmesinin imzalanabilmesi için 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesi gereğince davacının kendisine ve alt kiracılarına ait sözleşmenin imzalandığı tarihe kadar ödenmemiş olan tüm hasılat paylarını ödemesi gerektiğinden, davacı tarafından öncelikle her ne kadar ihtirazı kayıtla ödenmiş olmakla birlikte, sonrasında ihtirazı kayıtların sehven yapıldığının belirtilmesi üzerine süre uzatımı yapılarak 30/12/2022 tarihli sözleşme ile kullanma izni süresinin 31/12/2067 tarihine kadar uzatıldığı, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesine göre yeniden sözleşme düzenlenmesi suretiyle süre uzatımı işleminin yapılabileceği, yeni sözleşmede ise bedelin yeniden belirleneceği, hak lehtarının mevcut sözleşmesine ilişkin olarak ise önceki sözleşmede yer alan hak ve yükümlülüklerin yeni sözleşmede mevcut haliyle devam edeceği, dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesinin 4. ve 5. fıkralarında belirtildiği üzere yeni sözleşmelerde sözleşme bedelinin kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edileceği hususlarının düzenlendiği, bu doğrultuda Yönetmelikte mevcut sözleşmelerdeki kullanma izni/irtifak hakkı bedeli veya hasılat paylarına ilişkin yeni bir düzenlemenin yer almadığı, dolayısıyla Yönetmeliğin 4706 ve 3996 sayılı Kanunlara aykırı bir düzenleme içermediği belirtilmiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; "Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik"in 10. maddesinin 5. fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 3996 sayılı "Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun"a 25/02/2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle eklenen Ek 1. maddede, "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. 4706 sayılı "Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 06/08/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5793 sayılı Yasa'nın 28. maddesi ile eklenen Ek 2. maddesinde, "Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınır." hükmüne yer verilmiştir. 4706 sayılı Yasa yanında 2886 sayılı Yasa ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101-1/b maddesine dayanılarak hazırlanan 19/06/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik"in "Hasılattan pay alınması" başlıklı 79. maddesinin 3. fıkrasında, "08/06/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/2/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan 4706 sayılı Yasa'ya 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 23. maddenin 1. fıkrasında, "İlgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süreleri; söz konusu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabilir. ..." hükmüne; 2. fıkrasında, "Kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin yeni düzenlenecek sözleşmede önceki sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükler ile gerekli izinler ilgili idarelerden alınmak kaydıyla sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarına ilişkin hususlar yatırımcının veya işletmecinin talebi üzerine değerlendirmeye konu edilir ve sözleşme bedeli yeniden belirlenir." hükmüne; 3. fıkrasında ise, "Sözleşme bedelinin belirlenmesi, ödeme şekli ve süresi, yatırımcının ve/veya işletmecinin hak ve yükümlülükleri, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarı ile bu maddenin uygulamasıyla ilgili diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. Geçici 23. maddeye dayanılarak hazırlanan ve 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik"in dava konusu edilen 10. maddesinin 5. fıkrasında, "Ancak, 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla tesis edilen irtifak hakları veya verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedeli, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edilir. Turizm amaçlı kıyı tesislerinde yararlanma bedeli ve 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesislerinde uzatılan süre için sözleşme bedeli tesisin; bulunduğu yer, kapasitesi, sunduğu hizmet çeşitliliği, fiziksel konumu, yüz ölçümü, geri saha ve kullanım durumu, toplam yatırım maliyeti, mevcut sözleşme bedeli, getirebileceği gelir miktarı ile günün emsal ve rayiçleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından belirlenir. Uzatılacak sürenin başlangıç yılı bedeli, bu fıkra kapsamında belirlenen sözleşme bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında her yıl güncellenmesi suretiyle hesaplanır. Uzatılan süre için taşınmazların üzerinde yer alan tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelerine hüküm konulur." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Uyuşmazlığın özünü 3996 sayılı Kanun'a 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle eklenen Ek 1. maddenin yorumu oluşturmaktadır. Davacı tarafça bu hükmün maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tamamlanmış yatırımları da kapsadığı halde dava konusu Yönetmelik hükmü ile Yasa hükmüne aykırı bir şekilde kullanım (sözleşme) bedeli ve hasılat payı alınmasına yol açıldığı ileri sürülürken; davalı idarece Yasa hükmünün, yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için düzenleme içerdiği, geriye yürütülemeyeceği, Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmektedir. Ek 1. madde incelendiğinde; "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak" ifadesinden düzenlemenin Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra gerçekleştirilecek yatırımlara yönelik olduğu, yürürlük tarihinden önceki yatırımlar bakımından muafiyet sağlamayacağı açıktır. Nitekim Kanun'un gerekçesi de bu lafzi yorumu doğrular şekildedir. 6111 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde; uluslararası finans piyasalarında başlayan ve tüm sektörleri etkisi altına alan küresel ekonomik krizin, ülkemizde de dış talebin düşmesine bağlı olarak ekonomik daralmaya neden olduğu; ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir şekilde devamlılığını temin etmek, yatırım ortamını iyileştirmek, özel sektörün kamuya olan borç yükünü azaltmak, maliye ve para politikalarının daha etkin şekilde kullanılmasını sağlamak amaçlarıyla bu Kanun Tasarısının hazırlandığı belirtilirken, Ek 1. maddeye ilişkin özel gerekçede ise; 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Ek 2. maddesinin birinci fıkrasında, “Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinden, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınacağı” yönünde hükme yer verildiği ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise hasılat payının indirimli olarak alınacağı veya hiç alınmayacağı irtifak hakkı ve kullanma izinleri belirtilerek istisnaların sayıldığı; gerekçede yer verilen mevzuat hükümlerine göre; YİD modeliyle gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için yatırımcılar lehine tesis edilecek irtifak hakları veya yatırımcılara verilecek olan kullanma izinleri için her yıl irtifak hakkı ve kullanma izni bedelleri ve ayrıca, bunların işletmeye geçmesinden sonra ise, bunların işletilmelerinden elde edilecek tüm hasılattan Hazinece %1 oranında ayrıca pay alınmasının, bir kamu yatırımı olan YİD modeliyle yürütülecek proje ve yatırımlara özel sektörün ilgisini azaltabileceğinin değerlendirildiği; ayrıca, kamu-özel sektör işbirliği çerçevesinde veya özel sektörün finansman imkanlarından faydalanmak üzere YİD modeli çerçevesinde yapılacak sözleşmelerde kamu mallarının kullanımı ile ilgili alınacak paylar çok yüksek maliyet getireceği için, bu projeleri verimli olmaktan çıkaracağı; bu projelerin, özel sektörün dinamizminden ve sermaye gücünden yararlanmak için yapıldığı; ancak, yukarıda belirtilen bedeller ve hasılat payının önemli bir maliyet oluşturduğu ve projelerin yapılamaz hale gelme riskinin bulunduğu, bu durumda ise idarece daha yüksek garantiler verilmek zorunda kalındığı; açıklanan sebeplerle, madde ile Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmamasının amaçlandığı belirtilmiştir. Gerekçeden de anlaşılacağı gibi, yasa koyucu tarafından Ek 1. maddeyle; 2011 yılı itibarıyla gerçekleşen küresel ekonomik krizle mücadele edebilmek amacıyla kullanım bedeli ve hasılat payı alınmasından vazgeçilerek, yatırım ortamını iyileştirmek, idarelerce daha yüksek garantiler verilerek sağlanmaya çalışılan YİD modeliyle yürütülecek proje ve yatırımlara özel sektörün ilgisini canlı tutabilmek amaçlanmıştır. Bu amaç ise özel sektörü yatırım yapmaya teşvik etmekle ilgili olup, tamamlanmış yatırımları ilgilendirmemektedir. Aksi kabulün, Yasa yürürlüğe girinceye kadar gerekçede de belirtilen, idarece yatırıma teşvik için yüksek garantiler verilmiş ve bu şekilde kabul edilerek tamamlanmış yatırımlar bakımından, ayrıca bir de kullanım bedeli ve hasılat payı alınmamasına, dolayısıyla kamunun zararına yol açacağı ortadadır. Kaldı ki yasa koyucunun tam muafiyet sağlamak gibi bir niyeti olsa anılan gerekçede de yer verildiği üzere bunu 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Ek 2. maddesinin ikinci ve devam eden fıkralarında yer vermek suretiyle gerçekleştirmesi mümkün ve daha uygun iken, 3996 sayılı Yasa'ya madde olarak da değil Ek madde şeklinde hüküm konulması da ekonomik kriz dönemi aşılıncaya kadar geleceğe dönük yatırımlara yönelik düzenleme getirme amacını taşıdığı açıktır. Nitekim; 4706 sayılı Yasa'nın Ek 2. maddesinin 3. fıkrası, "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ile 28/05/1988 tarih ve 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek karayolları yatırımları için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı alınmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Görüleceği üzere 4706 sayılı Yasa'nın Ek 2. maddesinin 3. fıkra hükmü ile 3996 sayılı Yasa ile yapılan yatırım ile ilgili olarak bir muafiyet getirilmiş ve açıkça "gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek" şeklinde ibareye yer verilerek yürürlük tarihinden önce ya da sonrasındaki ilgili tüm yatırımlar muafiyet kapsamına alınmış olup, devam eden fıkralarında da farklı yatırımlar için çeşitli muafiyetlere yer verilmiştir. Bütün bu açıklamalar ışığında, 3996 sayılı Yasa'nın Ek 1. maddesi ile kullanım bedeli ve hasılat payı bakımından getirilen muafiyet hükmü maddenin yürürlük tarihinden sonraki yatırımlar için geçerli olacağından, davacı şirkete ait yat limanı gibi, önceki tarihte tamamlanmış yatırımlar ile ilgili olarak uzatılacak sözleşme dönemi için aynı şekilde kullanım bedeli ve hasılat payı alınmasına devam edileceğine ilişkin dava konusu Yönetmelik hükmünün üst hukuk normlarıyla uyumlu olduğu, hukuka aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Dördüncü Dairelerince, taraflara önceden bildirilen 19/12/2024 tarihinde 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan duruşmada, davacı vekili Av. ...'nın ve davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili Av. ... ile davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili Av. ... ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ...'in geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü ile dava dışı ... şirketi arasında 28/07/2007 tarihinde, alt yapısının önemli bir kısmı idarece yaptırılan “... Projesi”nin alt yapı eksiklikleri ile üst yapılarının projelendirme, yapım, işletme, devir ve teslim işlerine ilişkin olarak 25 yıllığına sözleşme imzalanmıştır. Daha sonra Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan ve ... tarih ve ... sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile 3996 sayılı Kanun kapsamında Yap-İşlet-Devret Modeline göre gerçekleştirilmek üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) tarafından 09/05/2006 tarihinde ihale edilen söz konusu ... İnşaatı işine ait Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 333.290,00 m2 yüzölçümlü (187.720,00 m2 kara alanı - 145.570,00 m2 deniz yüzeyi) alan üzerinde onaylı imar planı ve bu imar planına göre hazırlanacak uygulama projesine göre yat limanı yapılmak ve bu amaçta kullanılmak üzere davacı ... İşletmeleri A.Ş. ile 1 yıl 6 ay yatırım, 23 yıl 6 ay işletme süresi olmak üzere toplam 25 (yirmi beş) yıl süreli kullanma izni sözleşmesi 25/06/2009 tarihinde imzalanmıştır. Sözleşmenin "Kullanım ve Hasılat Payı Bedelleri" başlıklı 6. maddesinin "Zeminin Kullanım İzni Bedeli" alt başlıklı A bölümünde, "... b) İşletme süresi olarak tespit edilen 23 (yirmiüç) yıl 6 (altı) aylık dönemin ilk yılı için belirlenen kullanım bedeli: Görevli şirket, tesisin gerçekleştirilmesi amacıyla kendisinde tahsis edilen arazi ve tesislerin karşılığı ile bu sözleşme kapsamında yapılacak dolgu ve tesisler için işletme döneminin birinci yılı için 102.380-(yüzikibinüçyüzseksen)-TL kullanım bedelini Hazineye ödeyecek, ödeme makbuzlarını İdareye (Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü) teslim edecektir. Bu bedel en geç (a) bendinde belirtilen yatırım süresinin sona ereceği tarihte, müteakip yıllar kullanım bedelleri ise en geç bu bedelin yatırıldığı tarihe tekabül eden tarihte ilgili saymanlığa yatırılır. Sonraki yıllara ait kullanım bedelleri Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranında artırılacaktır."; "Hasılat Payı" alt başlıklı B bölümünde, “Hak lehdarı, kullanma iznine konu alan üzerinde inşa edilecek tesislerin işletmeye geçmesinden sonra, tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın %1(yüzde bir)’ini Hazineye ödeyecektir. Hasılat; tahsis olunan arazi üzerinde kurulan işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamalar dahil edilir. Yıllık hasılat gösteren beyanname 01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Kanun’a göre yetkili kılınan yeminli mali müşavire tasdik ettirilerek, her yılın bilanço dönemini takip eden ay içinde ilgili Saymanlığa yatırılır.” düzenlemesi yer almıştır. Devam eden süreçte 30/12/2022 tarihli sözleşme ile 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesi ile Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında kullanma izni süresi 31/12/2067 tarihine kadar uzatılmıştır. 30/12/2022 tarihli Sözleşmenin "Kullanım ve Hasılat Payı Bedelleri" başlıklı 6. maddesinin "Zeminin Kullanma İzni Bedeli" alt başlıklı A bölümünde,"... b) İşletme süresi olarak tespit edilen 23 (yirmi üç) yıl 6 (altı) aylık dönemin ilk yılı için belirlenen kullanım bedeli: Görevli şirket, tesisin gerçekleştirilmesi amacıyla kendisinde tahsis edilen arazi ve tesislerin karşılığı ile bu sözleşme kapsamında yapılacak dolgu ve tesisler için işletme döneminin birinci yılı için 102.380,00 (yüzikibinüçyüzseksen)TL kullanım bedeli Hazineye ödeyecek, ödeme makbuzlarını İdareye (Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü) teslim edecektir. Bu bedel en geç (a) bendinde belirtilen yatırım süresinin sona ereceği tarihte, müteakip yıllar kullanım bedelleri ise en geç bu bedelin yatırıldığı tarihe tekabül eden tarihte ilgili saymanlığa yatırılır. Sonraki yıllara ait kullanım bedelleri, Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE-bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında artırılacaktır."; "Hasılat Payı" alt başlıklı B bölümünde, “Hak lehdarı, kullanma iznine konu alan üzerinde inşa edilecek tesislerin işletmeye geçmesinden sonra, tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın %1 (yüzde bir)’ini Hazineye ödeyecektir. Hasılat; tahsis olunan arazi üzerinde kurulan işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamalar dahil edilir. Yıllık hasılat gösteren beyanname 01/06/1989 tarih ve 3568 sayılı Kanun’a göre yetkili kılınan yeminli mali müşavire tasdik ettirilerek, her yılın bilanço dönemini takip eden ay içinde ilgili Saymanlığa ödenir. Birinci fıkra hükümleri uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren yürürlükten kalkacaktır. Uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren, kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde yapılacak tesisin bizzat izin sahibince işletilmesi halinde, bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınır. Kullanma izni sahibinin bu yerler üzerinde yürüttüğü faaliyetin niteliği gereği toplam yıllık hasılatının tespit edilememesi durumunda; izin sahibinden cari yıl kullanma izin bedelinin yüzde yirmisi hasılat payı olarak alınır. Kullanma izni verilen taşınmaz/alan üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının izin sahibince üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde; izin sahibinden brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracı/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinde elde edilecek toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınır. ..." düzenlemesine yer verilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, 30/12/2022 tarihli sözleşmedeki kullanım bedeli ve hasılat payı alınacağı yönündeki düzenlemeler ile menfaatinin ihlal edildiği belirtilerek, 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun ile 3996 sayılı Kanun’a eklenen Ek 1. madde ile, bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağının düzenlendiği, ancak Yönetmelikte 3996 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesini fiilen yürürlükten kaldırmaya yönelik, açıkça normlar hiyerarşisine aykırı, 4706 sayılı Kanun ile düzenlenen kuralı aşan, kanun ile belirlenen amaca aykırılık teşkil eden, kanun hükmünün kapsamını genişletici nitelikte bir düzenleme yapıldığı iddialarıyla, Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinin beşinci fıkrasının 3996 sayılı Kanun kapsamındaki yatırımlara ilişkin, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesi uyarınca verilen süre uzatımına konu kullanım izinlerinde yararlanma bedeli dışında kalan kullanım (sözleşme) bedeli ve hasılat payı ödenmesini öngören ibarelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmayarak esasın incelenmesine geçilmiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; Hazineye ait taşınmazların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılmasıdır. ..."; 06/08/2008 tarih ve 26959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/07/2008 tarih ve 5793 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle eklenen Ek 2. maddesinde, "Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınır. (Ek cümleler: 08/04/2022-7394/16 md. Toplam yıllık hasılat; işletmenin, tek düzen muhasebe sistemindeki gelir tablosunda yer alan net satışlar, iştiraklerden ve bağlı ortaklıklardan elde edilen temettü gelirleri hariç olmak üzere diğer faaliyetlerden olağan gelir ve kârlar ile olağan dışı gelir ve kârların toplamı üzerinden tespit edilir. İrtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen Hazine taşınmazı üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının hak lehtarınca üçüncü kişilere kiraya verilmesi hâlinde; hak lehtarından brüt kiranın yüzde 1'i oranında, kiracıdan/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan hak lehtarına ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde 1 oranında ayrıca pay alınır. Kiracılardan alınamayan hasılat payları hak lehtarından alınır. Yürütülen faaliyetin niteliği gereği yıllık hasılatın tespit edilememesi durumunda; hak lehtarından cari yıl irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, kiracılardan ise hak lehtarına ödenen cari yıl kira bedeli üzerinden yüzde 20 oranında pay alınır. ... (Ek fıkra: 25/6/2010-6001/45 md.) Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ile 28/05/1988 tarih ve 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek karayolları yatırımları için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı alınmaz. ... (Ek fıkra: 08/04/2022-7394/16 md.) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Bakanlık yetkilidir."; 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle eklenen Geçici 23. maddesinde, "İlgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süreleri; söz konusu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabilir. Ayrıca, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca milli park ve tabiat parklarında konaklama amaçlı turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla yirmi dokuz yıla kadar kiralama yapılan yatırımcı ve işletmecilerin kira sözleşmeleri, bu fıkrada belirtilen şartların sağlanması halinde yirmi dokuz yıla veya irtifak hakkına dönüştürülmek suretiyle kırk dokuz yıla uzatılabilir. Kesin tahsis yapılan veya irtifak hakkı tesis edilen taşınmazlar yatırımcı ve işletmecilerine satılmak suretiyle de değerlendirilebilir. (Ek cümleler:21/12/2019-7201/9 md.) Ancak, kampingler ve günübirlik tesisler (mekanik tesis hatları ve bu hatların günübirlik tesisleri hariç) ile konaklama unsuru içeren mesire yerlerinin uzatılan süreler dâhil toplam süreleri, yeni sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren yirmi yılı geçemez. Bu hüküm, bu cümleleri ihdas eden maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içerisinde adı geçen Bakanlıklara başvuran ancak işlemleri henüz sonuçlanmayan sözleşmeler hakkında da uygulanır. Kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin yeni düzenlenecek sözleşmede önceki sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükler ile gerekli izinler ilgili idarelerden alınmak kaydıyla sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarına ilişkin hususlar yatırımcının veya işletmecinin talebi üzerine değerlendirmeye konu edilir ve sözleşme bedeli yeniden belirlenir. Sözleşme bedelinin belirlenmesi, ödeme şekli ve süresi, yatırımcının ve/veya işletmecinin hak ve yükümlülükleri, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarı ile bu maddenin uygulamasıyla ilgili diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca müştereken belirlenir." kuralları yer almıştır. 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı kamu kurum ve kuruluşlarınca (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ifa edilen, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılmasını sağlamaktır."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Kanun, köprü, tünel, baraj, sulama, içme ve kullanma suyu, arıtma tesisi, kanalizasyon, haberleşme, kongre merkezi, kültür ve turizm yatırımları, ticari bina ve tesisler, spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, balıkçı barınakları, silo ve depo tesisleri, jeotermal ve atık ısıya dayalı tesisler ve ısıtma sistemleri elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti maden ve işletmeleri, fabrika ve benzeri tesisler, çevre kirliliğini önleyici yatırımlar, otoyol, trafiği yoğun karayolu, demiryolu ve raylı sistemler, gar kompleksi ve istasyonları, teleferik ve telesiyej tesisleri, lojistik merkezi, yeraltı ve yerüstü otoparkı ve sivil kullanıma yönelik deniz ve hava alanları ve limanları, yük ve/veya yolcu ve yat limanları ile kompleksleri, Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projeleri, sınır kapıları ve gümrük tesisleri, milli park (özel kanunu olan hariç), tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında planlarda öngörülen yapı ve tesisleri, toptancı halleri ve benzeri yatırım ve hizmetlerin yaptırılması, işletilmesi ve devredilmesi konularında, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde sermaye şirketlerinin veya yabancı şirketlerin görevlendirilmesine ilişkin usul ve esasları kapsar. ..."; 25/02/2021 tarih ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinde, "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." kurallarına yer verilmiştir. 6111 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Uluslararası finans piyasalarında başlayan ve tüm sektörleri etkisi altına alan küresel ekonomik kriz, ülkemizde de dış talebin düşmesine bağlı olarak ekonomik daralmaya neden olmuştur. Sağlam makro ekonomik temelleri ve kriz sürecinde aldığı önlemler sayesinde, Türkiye ekonomisi dünyadan pozitif yönde ayrışarak hızlı bir toparlanma sürecine girmiştir. Bununla birlikte, dış talebin düşmesi ve buna bağlı mal ve hizmet gelirlerindeki azalma, kredi teminindeki güçlükler işletmelerin üretim kapasitelerini tam olarak kullanamamalarına ve buna bağlı olarak nakit dengelerinin bozulmasına neden olmuş ve bazı işletmelerin kamuya yönelik yükümlülüklerin yerine getirilmesinde gecikmelere sebebiyet vermiştir. Yaşanan bu süreçten olumsuz etkilenen işletmelerin kamuya olan borçlarına uygulanan ek mali müeyyideler de borç tutarlarını artırmış, icra takibine maruz kalan borçlulara mevcut yasal düzenlemeler ile sağlanmaya çalışılan ödeme imkanları da bu borçların tasfiyesinde yeterli olamamıştır. Kamuya olan borçların enflasyon oranında endekslenmek suretiyle ödenmesi, kamu ile olan mali ilişkinin belli bir plan dahilinde çözümlenmesi suretiyle faaliyetlere devam edilmesine imkan verilmesi yönünde talepler artmıştır. Ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir şekilde devamlılığını temin etmek, yatırım ortamını iyileştirmek. Özel sektörün kamuya olan borç yükünü azaltmak, maliye ve para politikalarının daha etkim şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla bu Kanun tasarısı hazırlanmıştır. ..."; Ek 1. maddeye ilişkin özel gerekçede ise, "… YİD modeliyle gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için yatırımcılar lehine tesis edilecek irtifak hakları veya yatırımcılara verilecek olan kullanma izinleri için her yıl irtifak hakkı ve kullanma izni bedelleri ve ayrıca, bunların işletmeye geçmesinden sonra ise, bunların işletilmelerinden elde edilecek tüm hasılattan Hazinece %1 oranında ayrıca pay alınmasının, bir kamu yatırımı olan YİD modeliyle yürütülecek proje ve yatırımlara özel sektörün ilgisini azaltabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca, kamu-özel sektör işbirliği çerçevesinde veya özel sektörün finansman imkanlarından faydalanmak üzere YİD modeli çerçevesinde yapılacak sözleşmelerde kamu mallarının kullanımı ile ilgili alınacak paylar çok yüksek maliyet getireceği için, bu projeleri verimli olmaktan çıkaracaktır. Bu projeler, özel sektörün dinamizminden ve sermaye gücünden yararlanmak için yapılmaktadır. Ancak, yukarıda belirtilen bedeller ve hasılat payı önemli bir maliyet oluşturmakta ve projelerin yapılamaz hale gelme riski bulunmaktadır. Bu durumda ise idarece daha yüksek garantiler verilmek zorunda kalınmaktadır. Açıklanan sebeplerle, madde ile; Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaması amaçlanmıştır." açıklamalarına yer verilmiştir. 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik'in"Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; ilgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırımcı ve işletmecilere verilen kesin tahsis, kesin izin, kullanma izni ve irtifak hakkı sürelerinin kırk dokuz yıla uzatılmasına, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca milli park ve tabiat parklarında konaklama amaçlı turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla yirmi dokuz yıla kadar yapılan kira sözleşmelerinin ise yirmi dokuz yıla ya da irtifak hakkına dönüştürülmek suretiyle kırk dokuz yıla uzatılmasına, sözleşme bedelinin belirlenmesine, ödeme şekli ve süresine, yatırımcının veya işletmecinin hak ve yükümlülüklerine, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarına ilişkin hususlara ve kesin tahsis yapılan veya irtifak hakkı tesis edilen taşınmazların yatırımcı ve işletmecilerine satılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik; ilgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından, kesin tahsis, kesin izin, kullanma izni, kiralama ve irtifak hakkı verilen kıyı yapıları dâhil turizm yatırımlarını kapsar."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 29/06/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 23. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Yararlanma şartları" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Turizm yatırımcısı ve işletmecisi tarafından süre uzatımı veya sözleşme değişikliğinden yararlanılabilmesi ya da satın alma talebinde bulunulabilmesi için, başvuru tarihi itibarıyla; ... e) Bu fıkra uyarınca adına kamu taşınmazı tahsis edilen turizm yatırımcıları ve işletmecilerinin bu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni ya da kiralama işleminden dolayı ilgili idareler aleyhine açılan ve halen devam eden davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi ve bunlara ilişkin olarak ödenmesi gereken borcunun bulunmaması, şarttır."; "Uzatılacak süre" başlıklı 8. maddesinde, "(1) İlgili idare tarafından turizm yatırımcısına verilen; a) Kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süresinin kalan kısmının, süre uzatımının yapılacağı tarih itibarıyla kırk dokuz yıla olan farkı kadar süre, b) Kiralama süresinin kalan kısmının, kiralama olarak devam edilmesi durumunda süre uzatımının yapılacağı tarih itibarıyla yirmi dokuz yıla olan farkı kadar süre, kiralama işleminin irtifak hakkına dönüştürülmesi durumunda ise süre uzatımının yapılacağı tarih itibarıyla kırk dokuz yıla olan farkı kadar süre, uzatılacak süre olarak tespit edilir."; "Yararlanma ve sözleşme bedelinin tespiti" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Yararlanma bedeli, tesisin ilgili idare tarafından uygun görülen veya turizm belgesine esas son tür, sınıf ve kapasitesi üzerinden cari yıl için belirlenen toplam yatırım maliyet bedelinin turizm tesisleri için peşin ödeme halinde binde dördü, taksitle ödeme halinde ise binde beşi, termal ve kış turizmi amaçlı turizm tesisleri için ise bu oranların yarısı ile uzatılan sürenin çarpımı suretiyle hesaplanır. Ancak hesaplanan bu bedel, mevcut sözleşme bedeli uyarınca hesaplanan cari yıl bedelinden az olamaz. (2) Orman ve Su İşleri Bakanlığınca milli park ve tabiat parklarında yapılan konaklama amaçlı kiralamaların irtifak hakkına dönüştürülmek suretiyle kırk dokuz yıla uzatılmasında ise yararlanma bedeli; birinci fıkra uyarınca turizm tesisleri için belirlenen oranın yüzde yirmi beş fazlası üzerinden hesaplanır. (3) Süre uzatımı yapılması halinde, turizm tesisleri ile 2886 sayılı Kanun ve 6831 sayılı Kanun kapsamında kalan turizm amaçlı kıyı tesislerinde mevcut kesin tahsis, kesin izin, kullanma izni, kiralama veya irtifak hakkı süresine uzatılacak sürenin eklenmesiyle yeni sözleşme süresi belirlenir ve sözleşmelerin süre uzatımına ilişkin maddelerinde; süre uzatımına ilişkin olarak ilgili idare tarafından belirlenen tüm yükümlülüklerin yerine getirileceğine ilişkin hususlar da belirtilmek suretiyle gerekli değişiklikler yapılır. (4) Belirlenen sözleşme süresi boyunca mevcut sözleşme veya kesin izin/tahsis koşullarında belirtilen bedel ve oranlar üzerinden kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni veya kira bedeli ile hasılat payı alınmasına devam edilir. (5) Ancak, 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla tesis edilen irtifak hakları veya verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedeli, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edilir. Turizm amaçlı kıyı tesislerinde yararlanma bedeli ve 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesislerinde uzatılan süre için sözleşme bedeli tesisin; bulunduğu yer, kapasitesi, sunduğu hizmet çeşitliliği, fiziksel konumu, yüz ölçümü, geri saha ve kullanım durumu, toplam yatırım maliyeti, mevcut sözleşme bedeli, getirebileceği gelir miktarı ile günün emsal ve rayiçleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından belirlenir. Uzatılacak sürenin başlangıç yılı bedeli, bu fıkra kapsamında belirlenen sözleşme bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında her yıl güncellenmesi suretiyle hesaplanır. Uzatılan süre için taşınmazların üzerinde yer alan tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelerine hüküm konulur. (6) Turizm yatırımcısının, süre uzatımı yapıldıktan sonra tesisin tür, sınıf veya kapasitesinde herhangi bir artış gerçekleştirmesi halinde ilave yararlanma bedeli; uzatma işleminin tesis edildiği tarihten itibaren kalan uzatma süresi, artan tür, sınıf veya kapasiteye ilişkin olarak işlemin yapılacağı yıl itibarıyla belirlenen toplam yatırım maliyet bedeli ile birinci fıkra uyarınca belirlenen oranın çarpımı suretiyle hesaplanır. (7) Turizm amaçlı kıyı tesislerinde ise ilave yararlanma bedeli; yıllık uzatma bedelinin yat başı birim tutarının Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında her yıl güncellenen değeri ile artan kapasite ve uzatma işleminin tesis edildiği tarihten itibaren kalan uzatma süresiyle çarpımı suretiyle hesaplanır. (8) Tesisin tür, sınıf veya kapasitesinin düşürülmesi durumunda bu madde uyarınca hesaplanan bedellerde indirime gidilmez, tahsil edilenler iade edilmez. (9) Hesaplanan ilave yararlanma bedelleri 11. madde hükümlerine göre tahsil edilir."; "Yürürlük" başlıklı 15. maddesinde, "Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından müştereken belirlenen bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. "Yürütme" başlıklı 16. maddesinde, "Bu Yönetmelik hükümlerini Maliye Bakanı yürütür." kuralları yer almıştır. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in "Hasılattan pay alınması" başlıklı 79. maddesinin üçüncü fıkrasında, "08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz. ..." kuralına yer verilmiştir. 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Hasılat payları" başlıklı B bölümünde, (1) Kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen Hazine taşınmazı üzerinde yapılacak tesisin işletmeye geçmesinden itibaren alınacak hasılat paylarına ilişkin işlemler Yönetmeliğin 79. maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre yürütülecektir. (2) Buna göre, … b) (Değişik:RG-01/02/2012-28191) Kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara sağlık, eğitim ve spor tesisleri yapılmak amacıyla verilen kullanma izinleri ve tesis edilen irtifak hakları, vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarına ve 4046 sayılı Kanun hükümlerine göre gerçek ve tüzel kişilere verilen kullanma izinleri ile tesis edilen irtifak hakları ile 3996 sayılı Kanun, 10/05/2005 tarih ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun ve 4691 sayılı Kanun hükümleri ile özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinleri ile mecra ve geçit hakkı amaçlı verilen irtifak hakkı ve kullanma izinlerinden hasılat payı alınmayacaktır."; "Özellik Arz Eden İşlemler" başlıklı III. bölümünde, "2. Yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yapılacak yatırımlar" maddesinde, "(1) 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre, Yüksek Planlama Kurulunca yetki verilen hizmetin asli sahibi kurum ve kuruluşlar tarafından belirlenen yatırımcıya; yap-işlet-devret sözleşmelerinde yatırım ve işletme dönemleri için belirtilen bedel karşılığında, böyle bir bedelin belirtilmemiş olması halinde ise Yönetmeliğin 12. maddesine göre takdir edilecek bedel üzerinden sözleşmelerinde belirtilen süre kadar kullanma izni verilecek veya lehine irtifak hakkı tesis edilecektir. (2) Sözleşmelerinde hasılat payına ilişkin bir düzenleme olmaması halinde, bu Genel Tebliğin ikinci kısmının 14 numaralı bölümünün (B) alt bölümüne göre işlem yapılacaktır. (3) (Ek:RG-10/10/2012-28437) 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda İdare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mersin ili, Yenişehir ilçesi, Çiftlik Köyü, Sultaşa Mevkiinde bulunan ve 09/05/2006 tarihinde ihale edilen ... İnşaatı işine ait Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 333.290,00 m2 yüzölçümlü alan üzerinde onaylı imar planı ve bu imar planına göre hazırlanacak uygulama projesine göre yat limanı yapılmak ve bu amaçta kullanılmak üzere, 25/06/2009 tarihinde davacı ile 25 yıllığına kullanma izni sözleşmesi imzalanmış; sözleşmede işletme döneminin birinci yılı için kullanım bedelinin 102.380,00-TL olduğu, sonraki yıllara ait kullanım bedellerinin ise üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artırılacağı; toplam yıllık brüt hasılatın %1’inin ise Hazineye ödeneceği düzenlemelerine yer verilmiştir. 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle 4706 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 23. maddeyle, Maliye Bakanlığı tarafından lehine kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kullanma izni sürelerinin, kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabileceği yönünde getirilen düzenleme ile bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aktarılan Geçici 23. maddedeki amacı da taşıyan dava konusu Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında imzalanan 30/12/2022 tarihli sözleşme ile, kullanma izni süresi 31/12/2067 tarihine kadar uzatılmıştır. Sözleşmede, işletmenin birinci yılı için kullanım bedelinin 102.380,00-TL olduğu, sonraki yıllara ait kullanım bedellerinin ise, Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan üretici fiyat endeksi (ÜFE-bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında artırılacağı; tesislerin işletmesinden elde edilecek toplam yıllık brüt hasılatın %1’inin ise Hazineye ödeneceği, bu kuraların uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren yürürlükten kalkacağı ve uzatılacak sürenin başlangıç tarihinden itibaren, tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın %1’i oranda, niteliği gereği toplam yıllık hasılatının tespit edilememesi durumunda ise izin sahibinden cari yıl kullanma izin bedelinin yüzde yirmisinin hasılat payı olarak alınacağı, tesisin tamamının veya bir kısmının izin sahibince üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde; izin sahibinden brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracı/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan izin sahibine ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda, 2022 tarihinde uzatılan sözleşmede önceki sözleşmedeki gibi yine kullanım bedeli ve hasılat payı alınacağının düzenlendiği, bunun dava konusu Yönetmeliğin "Yararlanma ve sözleşme bedelinin tespiti" başlıklı 10. maddesinin beşinci fıkrasındaki, 3996 sayılı Kanun kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedelinin, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edileceği, uzatılan süre için tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelere hüküm konulacağı şeklindeki düzenleme uyarınca olduğu; uyuşmazlığın ise, sözleşme imzalanmadan ve fakat önceki sözleşme imzalandıktan sonra (25/02/2011 tarih ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle) yürürlüğe konulan 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'a eklenen Ek 1. maddeye göre, 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olarak Devletin hüküm ve tasarrufun altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaması gerekirken, anılan Kanun'a aykırı olarak sözleşmeye hüküm konulduğu iddiasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesindeki, "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." kuralı ile Kanun'un genel gerekçesinde yer verilen, küresel ekonomik krizin dış talebin düşmesine bağlı olarak ekonomik daralmaya neden olduğu, dış talebin düşmesi ve buna bağlı mal ve hizmet gelirlerindeki azalma ve kredi teminindeki güçlüklerin işletmelerin üretim kapasitelerini tam olarak kullanamamalarına ve nakit dengelerinin bozulmasına neden olduğu, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir şekilde devamlılığını temin etmek, yatırım ortamını iyileştirmek, özel sektörün kamuya olan borç yükünü azaltmak, maliye ve para politikalarının daha etkin şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla Kanun tasarısının hazırlandığı; Ek 1. maddeye ilişkin gerekçede ise, yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler için görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için yatırımcılar lehine tesis edilecek irtifak hakları veya yatırımcılara verilecek olan kullanma izinleri için her yıl irtifak hakkı ve kullanma izni bedelleri ve ayrıca, bunların işletmeye geçmesinden sonra ise, bunların işletilmelerinden elde edilecek tüm hasılattan Hazinece %1 oranında ayrıca pay alınmasının, yürütülecek proje ve yatırımlara özel sektörün ilgisini azaltabileceğinin değerlendirildiği, ayrıca, kamu-özel sektör işbirliği çerçevesinde veya özel sektörün finansman imkanlarından faydalanmak üzere YİD modeli çerçevesinde yapılacak sözleşmelerde kamu mallarının kullanımı ile ilgili alınacak paylar çok yüksek maliyet getireceği için, bu projeleri verimli olmaktan çıkaracağı, bu projelerin, özel sektörün dinamizminden ve sermaye gücünden yararlanmak için yapıldığı, ancak, bedeller ve hasılat payının önemli bir maliyet oluşturduğu ve projelerin yapılamaz hale gelme riski bulunduğundan, idarece daha yüksek garantiler verilmek zorunda kalındığı, bu sebeplerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmamasının amaçlandığına ilişkin açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, anılan maddede gelecek zamana yönelik "gerçekleştirilecek" ve "bırakılacak" ibarelerine yer verildiği ve gerekçede amacın, özel sektörün yatırım yapmaya teşvik edilmesi olarak belirtildiği ve gerçekleştirilecek yatırımlara ilişkin açıklama yapıldığı dikkate alındığında, Ek 1. madde ile getirilen kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağına ilişkin muafiyetin, maddenin yürürlük tarihinden (25/02/2011) sonra gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler için geçerli olacağı ve bu durumun söz konusu tarihten önce yatırım yapan yatırımcılarla sonra yatırım yapan yatırımcılar arasında, önceki yatırımlar için bedel ve hasılat paylarının önemli maliyet oluşturması sebebiyle idarelerce yüksek garantiler verildiğinden, eşitlik ilkesini zedeleyici yönde herhangi bir ayrıma sebebiyet vermeyeceği açıktır. Öte yandan, 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler için alınacak kullanım bedeli ve hasılat payına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği ilgili mevzuatın incelenmesinden de, hasılat payı ve kullanma bedeli alınmayacağına ilişkin muafiyetin, Kanun'un yürürlük tarihinden (25/02/2011) sonra gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlere özgü olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, 4706 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin birinci fıkrasında, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınacağına ilişkin kurala yer verilmiş olup, sonraki tarihlerde maddeye getirilen ek fıkralarla bu hususa ilişkin istisnalara (örneğin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 3996 sayılı Kanun ile 28/05/1988 tarih ve 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek karayolları yatırımları için Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı alınmayacağı) yer verilmiş ise de, maddenin birinci fıkrasında bu hususa yönelik bir değişiklik yapılmamıştır. Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi ile ecrimisil ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in "Hasılattan pay alınması" başlıklı 79. maddesinin üçüncü fıkrasında, 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı (Söz konusu 79. maddenin üçüncü fıkrasının "ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/2/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere" şeklindeki kısmının iptali istemiyle açılan davada Dairemizin 19/12/2024 tarih ve E:2023/3132, K:2024/5729 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.); 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Özellik Arz Eden İşlemler" başlıklı 3. bölümünün "Yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yapılacak yatırımlar" başlıklı 2. maddesinde, 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla, 4706 sayılı Kanun'un Geçici 23. maddesinde, sözleşme bedelinin belirlenmesi, ödeme şekli ve süresi, yatırımcının ve/veya işletmecinin hak ve yükümlülükleri, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarı ile bu maddenin uygulamasıyla ilgili diğer hususlara ilişkin usul ve esasların ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca müştereken belirleneceğine dair verilen yetki uyarınca, anılan Bakanlıklarca müştereken belirlenen ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca yürütülen dava konusu Yönetmelik'in 10. maddesinin beşinci fıkrasının, verilen görev ve yetki çerçevesinde ve üst norm olan 4706 sayılı Kanun'un Ek 2. ve Geçici 23. maddeleri ile 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/12/2024 tarihinde gerekçede ve esasta oyçokluğuyla karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY): 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Ek 2. maddesinde, "Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilecek kullanma izinlerinde, irtifak hakkı veya kullanma izni bedellerine ilave olarak, bu alanlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilecek tüm hâsılatın yüzde 1’i oranında Hazinece pay alınır. ..."; 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle eklenen Geçici 23. maddesinde, "İlgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süreleri; söz konusu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabilir. ... Bu hüküm, bu cümleleri ihdas eden maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içerisinde adı geçen Bakanlıklara başvuran ancak işlemleri henüz sonuçlanmayan sözleşmeler hakkında da uygulanır. ... Sözleşme bedelinin belirlenmesi, ödeme şekli ve süresi, yatırımcının ve/veya işletmecinin hak ve yükümlülükleri, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarı ile bu maddenin uygulamasıyla ilgili diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca müştereken belirlenir." kuralları yer almıştır. 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik'in "Yararlanma şartları" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Turizm yatırımcısı ve işletmecisi tarafından süre uzatımı veya sözleşme değişikliğinden yararlanılabilmesi ya da satın alma talebinde bulunulabilmesi için, başvuru tarihi itibarıyla; ... e) Bu fıkra uyarınca adına kamu taşınmazı tahsis edilen turizm yatırımcıları ve işletmecilerinin bu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni ya da kiralama işleminden dolayı ilgili idareler aleyhine açılan ve halen devam eden davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi ve bunlara ilişkin olarak ödenmesi gereken borcunun bulunmaması, şarttır."; "Uzatılacak süre" başlıklı 8. maddesinde, "(1) İlgili idare tarafından turizm yatırımcısına verilen; a) Kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süresinin kalan kısmının, süre uzatımının yapılacağı tarih itibarıyla kırk dokuz yıla olan farkı kadar süre, b) Kiralama süresinin kalan kısmının, kiralama olarak devam edilmesi durumunda süre uzatımının yapılacağı tarih itibarıyla yirmi dokuz yıla olan farkı kadar süre, kiralama işleminin irtifak hakkına dönüştürülmesi durumunda ise süre uzatımının yapılacağı tarih itibarıyla kırk dokuz yıla olan farkı kadar süre, uzatılacak süre olarak tespit edilir."; "Yararlanma ve sözleşme bedelinin tespiti" başlıklı 10. maddesinin beşinci fıkrasında, "Ancak, 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla tesis edilen irtifak hakları veya verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedeli, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edilir. Turizm amaçlı kıyı tesislerinde yararlanma bedeli ve 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesislerinde uzatılan süre için sözleşme bedeli tesisin; bulunduğu yer, kapasitesi, sunduğu hizmet çeşitliliği, fiziksel konumu, yüz ölçümü, geri saha ve kullanım durumu, toplam yatırım maliyeti, mevcut sözleşme bedeli, getirebileceği gelir miktarı ile günün emsal ve rayiçleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından belirlenir. Uzatılacak sürenin başlangıç yılı bedeli, bu fıkra kapsamında belirlenen sözleşme bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında her yıl güncellenmesi suretiyle hesaplanır. Uzatılan süre için taşınmazların üzerinde yer alan tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelerine hüküm konulur. ..." kurallarına yer verilmiştir. Davacı ile Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan ve ... tarih ve ... sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararı ile 3996 sayılı Kanun kapsamında Yap-İşlet-Devret Modeline göre gerçekleştirilmek üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) tarafından 09/05/2006 tarihinde ihale edilen söz konusu ... İnşaatı işine ait Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 333.290,00 m2 yüzölçümlü (187.720,00 m2 kara alanı - 145.570,00 m2 deniz yüzeyi) alan üzerinde onaylı imar planı ve bu imar planına göre hazırlanacak uygulama projesine göre yat limanı yapılmak ve bu amaçta kullanılmak üzere, davacı ... İşletmeleri A.Ş. ile 1 yıl 6 ay yatırım, 23 yıl 6 ay işletme süresi olmak üzere toplam 25 (yirmi beş) yıl süreli kullanma izni sözleşmesi 25/06/2009 tarihinde imzalanmıştır. Daha sonra 4706 sayılı Kanun'un 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle eklenen Geçici 23. maddesindeki kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kullanma izni sürelerinin; söz konusu kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabileceği, kullanma iznine ilişkin yeni düzenlenecek sözleşmede önceki sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükler ile gerekli izinlerin ilgili idarelerden alınmak kaydıyla sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarına ilişkin hususların yatırımcının veya işletmecinin talebi üzerine değerlendirmeye konu edileceği ve sözleşme bedelinin yeniden belirleneceği, sözleşme bedelinin belirlenmesi, ödeme şekli ve süresi, yatırımcının ve/veya işletmecinin hak ve yükümlülükleri, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarı ile bu maddenin uygulamasıyla ilgili diğer hususlara ilişkin usul ve esasların ilgisine göre Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca müştereken belirleneceği yönündeki düzenleme ile Geçici 23 maddeye dayanılarak bu maddeye ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanan dava konusu Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında imzalanan 30/12/2022 tarihli sözleşme ile kullanma izni süresi 31/12/2067 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından, kullanma izni süresinin uzatılması için gerekli olan prosedür (kullanma iznine ilişkin olarak açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken borçların ödenmesi ve maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması) yerine getirilerek idareye başvuruda bulunulmuş ve idarece gerekli şartların yerine getirildiği kanaatiyle davacı ile 4706 sayılı Kanun'un Geçici 23. maddesi ile dava konusu Yönetmelik uyarınca 30/12/2022 tarihinde yeniden sözleşme imzalanarak kullanım izni süresi 31/12/2067 yılına kadar uzatılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafından lehine getirilen düzenlemeden yararlanılarak, gerekli usul izlenerek ve şartlar yerine getirilerek kullanım izni süresinin uzatıldığı anlaşıldığından, 30/12/2022 tarihli sözleşmedeki hasılat payı alınacağı yönündeki düzenleme ile menfaatinin ihlal edildiğinden bahisle, 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun ile 3996 sayılı Kanun’a eklenen Ek 1. madde ile, bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağının düzenlendiği, ancak Yönetmelikte 3996 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesini fiilen yürürlükten kaldırmaya yönelik, açıkça normlar hiyerarşisine aykırı, 4706 sayılı Kanun ile düzenlenen kuralı aşan, kanun ile belirlenen amaca aykırılık teşkil eden, kanun hükmünün kapsamını genişletici nitelikte bir düzenleme yapıldığı iddialarıyla, dava konusu Yönetmelik’in 10. maddesinin beşinci fıkrasının 3996 sayılı Kanun kapsamındaki yatırımlara ilişkin, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesi uyarınca verilen süre uzatımına konu kullanım izinlerinde yararlanma bedeli dışında kalan kullanım (sözleşme) bedeli ve hasılat payı ödenmesini öngören ibarelerinin iptali istemiyle açılan davanın bu gerekçeyle reddi gerektiği oyu ile karara gerekçe yönünden katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle eklenen Geçici 23. maddesinde, "İlgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süreleri; söz konusu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabilir. ..." kuralı yer almıştır. 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un 25/02/2021 tarih ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinde, "Bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaz." kuralına yer verilmiştir. 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik'in "Yararlanma ve sözleşme bedelinin tespiti" başlıklı 10. maddesinin beşinci fıkrasında, "Ancak, 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla tesis edilen irtifak hakları veya verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedeli, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edilir. Turizm amaçlı kıyı tesislerinde yararlanma bedeli ve 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesislerinde uzatılan süre için sözleşme bedeli tesisin; bulunduğu yer, kapasitesi, sunduğu hizmet çeşitliliği, fiziksel konumu, yüz ölçümü, geri saha ve kullanım durumu, toplam yatırım maliyeti, mevcut sözleşme bedeli, getirebileceği gelir miktarı ile günün emsal ve rayiçleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından belirlenir. Uzatılacak sürenin başlangıç yılı bedeli, bu fıkra kapsamında belirlenen sözleşme bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında her yıl güncellenmesi suretiyle hesaplanır. Uzatılan süre için taşınmazların üzerinde yer alan tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelerine hüküm konulur." kuralı yer almıştır. Davacı ile ...nın işletmesine ilişkin olarak imzalanan 30/12/2022 tarihli sözleşmede dava konusu Yönetmeliğin "Yararlanma ve sözleşme bedelinin tespiti" başlıklı 10. maddesinin beşinci fıkrasındaki 3996 sayılı Kanun kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedelinin, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edileceği, uzatılan süre için tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelere hüküm konulacağı şeklindeki düzenleme uyarınca, önceki sözleşmedeki gibi yine kullanım bedeli ve hasılat payı alınacağı düzenlenmiş olup, uyuşmazlık sözleşme imzalanmadan ve fakat önceki sözleşme imzalandıktan sonra (25/02/2021 tarih ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle) yürürlüğe konulan 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'a eklenen Ek 1. maddeye göre 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olarak Devletin hüküm ve tasarrufun altında bulunan yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmaması gerekirken anılan Kanun'a aykırı olarak sözleşmeye hüküm konulduğu iddiasından kaynaklanmaktadır. 3996 sayılı Kanun'a 25/02/2011 tarih ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle Ek 1. madde eklenmiş ve maddede bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı düzenlenmiştir. Dava konusu Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik ise, ilgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırımcı ve işletmecilere verilen kesin tahsis, kesin izin, kullanma izni ve irtifak hakkı sürelerinin kırk dokuz yıla uzatılmasına, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca milli park ve tabiat parklarında konaklama amaçlı turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla yirmi dokuz yıla kadar yapılan kira sözleşmelerinin ise yirmi dokuz yıla ya da irtifak hakkına dönüştürülmek suretiyle kırk dokuz yıla uzatılmasına, sözleşme bedelinin belirlenmesine, ödeme şekli ve süresine, yatırımcının veya işletmecinin hak ve yükümlülüklerine, sözleşmeye konu alan üzerinde yapılabilecek yapı ve tesislerin nevi ve miktarına ilişkin hususlara ve kesin tahsis yapılan veya irtifak hakkı tesis edilen taşınmazların yatırımcı ve işletmecilerine satılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla, 4706 sayılı Kanun'un Geçici 23. maddesine dayanılarak hazırlanmış ve anılan 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin yürürlük tarihinden sonraki bir tarih olan 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda, dava konusu Yönetmelik'in 10. maddesinin beşinci fıkrasında, 3996 ve 2634 sayılı Kanunlar kapsamında turizm amaçlı kıyı tesisi yapılmak amacıyla tesis edilen irtifak hakları veya verilen kullanma izinlerine ilişkin düzenlenecek yeni sözleşmelerde sözleşme bedelinin, kullanma izni veya irtifak hakkı süresinin kalan kısmı için mevcut sözleşme hükümlerine göre tahsil edilmeye devam edileceği, uzatılan süre için taşınmazların üzerinde yer alan tesislerin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılattan yüzde bir oranında pay alınacağına ilişkin sözleşmelerine hüküm konulacağının düzenlendiği, ancak 3996 sayılı Kanun'a 25/02/2011 tarih ve 27857 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinde, bu Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan mülkiyeti kamu kurum veya kuruluşlarına (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ve Hazineye ait taşınmazlar ile bedeli idare tarafından ödenmek suretiyle kamulaştırılarak tapuda idare veya Hazine adına tescil ya da tapudan terkin edilen taşınmazlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı kuralına yer verilmiş iken, dava konusu düzenleme Ek 1. maddenin yürürlük tarihinden (25/02/2011) sonra yürürlüğe girmiş olmasına rağmen 3996 sayılı Kanun kapsamındaki yatırım ve hizmetlerle ilgili olarak 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi kapsamında bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Öte yandan, 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan taşınmazlar ile anılan yerler için alınacak kullanım bedeli ve hasılat payına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği ilgili mevzuatın incelenmesinden, dava konusu Yönetmeliğe nazaran daha belirleyici şekilde, Kanun'un yürürlük tarihinden (25/02/2011) sonra gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlere yönelik olarak hasılat payı ve kullanma bedeli alınmayacağının kurala bağlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim, 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan taşınmazlar ile anılan yerler için alınacak kullanım bedeli ve hasılat payına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği ilgili mevzuatlardan, Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi ile ecrimisil ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in "Hasılattan pay alınması" başlıklı 79. maddesinin üçüncü fıkrasında, 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 25/02/2011 tarihinden sonra; 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetlerle ilgili olmak üzere görevli şirketin kullanımına bırakılacak olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerler için kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı yönünde düzenlemeye yer verilerek, Ek 1. maddenin yürürlük tarihi olan 25/02/2011 tarihinden sonra 3996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilecek yatırım ve hizmetler kapsamında kullanım bedeli ve hasılat payı alınmayacağı, 3996 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi kapsamında, maddenin yürürlük tarihinden sonra 10/04/2011 tarih ve 27901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile eklenerek, tereddüte yer bırakmayacak şekilde düzenlenmiş; yine 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir. Bu itibarla, dava konusu Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinin beşinci fıkrasının 3996 sayılı Kanun kapsamındaki yatırımlara ilişkin, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 23. maddesi uyarınca verilen süre uzatımına konu kullanım izinlerinde yararlanma bedeli dışında kalan kullanım (sözleşme) bedeli ve hasılat payı ödenmesini öngören ibarelerinin, eksik düzenleme dolayısıyla iptali gerektiği oyuyla, davanın reddine dair karara katılmıyoruz.