İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ---- payla ortağı bulunduğu davalı şirketi ---- tarihinde tecil edilerek ------kurduğunu, davacı şahıs davalı firmanın yönetiminde söz sahibi olmadığını, ---- münferiden diğer büyük ortak ---- ait olduğunu, davalı firma ---- yılında diğer ortağın şirketi kötü yönetimi sonucunda ticari işlerini yapamaz hale geldiğini, tüm ticari faaliyetlerini durdurduğunu, ticari faaliyetleri fiilen sona eren davalı firma TTK ve İİK mevzuatı gereğince yükümlülüklerini yerine getirmeyerek tasfiyesini istemediği ve ------ olduğu -------- de gerekli yasal bildirimleri yapmadığını, davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmesi amacıyla davalı firma yetkilisine yaptıkları tüm başvurular sonuçsuz kaldığını, hiçbir şekilde ne davalı firmaya ne de şirketi temsil ve ilzama yetkili şirket müdürüne ulaşabildiğini, davalı firma ticareti terk ettiğine ilişkin yükümlülük bildirimlerini ticaret sicil müdürlüğüne bildirmediğinden vergi yükümlülüklerinin halen devam ettiğini, davalı firma-------yılından itibaren vergi dairesine de gelir vergisi beyanı bildirmediğinden vergi dairesi tarafından vergi ziyaı cezası kesildiğini ve bu para cezalarını davacının ödemek zorunda kaldığını, açıklanan sebeplerden dolayı davalı firmadan çıkmasına karar verilmesine, davacının davalı firmadaki %10 'luk payının davalı firmaya devredilmesini, yargılama ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.