4. Hukuk Dairesi 2016/7742 E. , 2018/6784 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... aleyhine 13/10/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 31/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten so…
**4. Hukuk Dairesi 2016/7742 E. , 2018/6784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... aleyhine 13/10/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 31/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı şirketin kamyonlarıyla ağır tonajlı yük nakli yapması nedeniyle müvekkilinin bakım ve onarım sorumluluğu altındaki yolda çökmeler meydana geldiği iddiasıyla maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; ruhsatlı olarak taş ocağı işlettiklerini, yolun belli bir kısmında mevzuatın izin vermiş olduğu tonajlarda mutad yük taşıması yaptıklarını, davaya konu yolu birçok firmanın kullandığını ve yoldaki bozuklukların iklim şartlarından da meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; bilirkişinin vermiş olduğu raporda yolun bozulmasının yalnızca davalı şirketin araçlarından kaynaklanmadığı, hem keşif esnasında geçen araç sayıları, hem de davalı tanıklarının beyanlarıyla anlaşıldığı, dolayısıyla yolun bozulmasının sadece davalı şirketin araçlarından kaynaklanmadığı, davacı belediyenin asıl amacının kamu hizmeti görmek olup bozulan yolları yapmakta belediyenin esas görevlerinden olduğu, tonaj fazlalığı halinde zaten idari para cezaları kesildiği, davalı tarafın yol açmadığı bir eylemden dolayı bütün yol masrafını davalı tarafa yüklemenin hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu yolun yapım tarihinin çok eski olduğu, yolda meydana gelen bozulmaların araç trafiği için tehlike arz etmekte olduğu, meydana gelen bu bozulmaların ana sebebinin yolun ilk yapımında köy yolu standartlarına yakın yapılmış olması ve yüksek tonajlı araçlara cevap verecek nitelikte olmamasından kaynaklandığı, zaman, iklim, donma, standartlara uygun olmama gibi koşullarında yolun bozulmasında etkili olduğu, bunların yanı sıra söz konusu yolu kullanan yol üzerindeki maden ocaklarına ait 40-50 tonluk yüksek tonajlı araçların da bozulmayı hızlandırdığı tespit edilmiş ancak davalı şirketin zararın doğmasında hangi oranda kusurlu olduğuna ilişkin bir belirleme yapılmamıştır.