1. Ceza Dairesi 2023/1213 E. , 2024/1601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3000 E., 2022/3025 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar ...ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine
**1. Ceza Dairesi 2023/1213 E. , 2024/1601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3000 E., 2022/3025 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar ...ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... ve sanık ... müdafileri ile katılanlar ...ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekillerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2021/267 Esas, 2022/227 Karar sayılı kararı ile; A. Sanık ... hakkında; a. Maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba, b. Maktul ...'ye karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, B. Sanık ... hakkında; a. Maktul ...'a karşı kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, b. Maktul ...'ye karşı kasten öldürmeye yardım suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/3000 Esas, 2022/3025 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin, Cumhuriyet Savcısının (aleyhe), katılanlar ...ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca, sanık ... hakkında 2 nci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiği tespiti ile sanık hakkında tekerrür uygulamasına dair bendlerdeki "mükerrirlere özgü" ibarelerinden önce gelmek üzere "5275 Sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince ikinci kez" ibarelerinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, maktul ...'ye yönelik eylem sebebiyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, maktul ...'a yönelik haksız tahrikin derecesine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun sabit olmadığına, suça iştirak etmediğine, katılanlar ...ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, her iki sanığın da nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, sanık ... hakkında maktul ...'ye yönelik eylemi hakkında mahkumiyeti gerektiğine, katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, her iki sanığın da nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, sanık ... hakkında maktul ...'ye yönelik eylemi hakkında mahkumiyeti gerektiğine, sanık ...'in iştirakinin derecesine, gerekçesizliğe ve hak ihlali oluştuğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ile maktul ... ve oğlu olan maktül ...'nin Muğla İli Menteşe İlçesi Zeytin Mahallesi ... mevkiinde yazlık komşusu oldukları, tarafların komşuluk hukuku çerçevesinde bir birleriyle de yakın ilişki içerisinde oldukları, olay tarihinden önce, maktül ...'un evine elektrik bağlatamaması nedeniyle evinde kullandığı elektriği sanık ...'un rızası ile sanığın evine ait sayaçtan hat çekerek kullandığı ve sanık ...'un elektik faturasının belli bir kısmını da maktulün ödediği ancak olaydan önce ...'un elektrik faturasından payına düşen kısmı ödememesi nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlık çıktığı, olay günü tarafların bu nedenle karşılıklı mesajlaştıkları, maktul ...'un sanık ...'a "Menduh elektriği kesmek için cumayı bekleme bu gecede kes biz mum ışığında idare ederiz elektrikle doğmadık elektriksizde yaşarız, senin canın sağolsun, kadının oro...ndan korkmadım, erkeğin oro..su böyle olurmuş, erkek oro..su seni bekliyorum delikanlıysan bekliyorum ben delikanlıyım. ...'ı ( ...'in ablası ) si..m seni bekliyorum" şeklinde ve benzeri çok sayıda mesaj attığı, bunun üzerine sanık ...'un yanına teyzesinin oğlu olan sanık ...'i de alarak gece vakti 20:30 - 21:00 sıralarında maktuller ... ve ...'nin yaşadığı ... mevkiine gittiği, burada bir müddet arabada maktullerin gelmesini bekledikleri, maktuller evlerine geldiğinde ise sanık ...'un aracında bulunan av tüfeğini alıp araçtan inerek yakın mesafeden maktuller ... ve ...'ye çok sayıda ateş ettiği, sanığın eylemi neticesinde otopsi raporunda belirtildiği üzere maktullerin av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı çoklu iskelet sistemi kemik kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar hasarından gelişen kanama sonucu hayatlarını kaybettikleri anlaşılmıştır. 2. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporları ve eki kroki, keşif ve bilirkişi raporu, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.07.2021 tarihli otopsi raporları, ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporları, telefon inceleme tutanağı, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. . Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında adli sicil kaydına göre sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun anlaşılması sebebiyle hükümde bu hususun düzeltildiği, düzeltme nedeni dışında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eksik inceleme ve hak ihlalinin bulunmadığı, eylemlerin sanık ... tarafından gerçekleştirildiği ve sanık ...'in maktul ...'a yönelik eyleme yardım eden olarak iştirak ettiğinin doğru biçimde saptandığı, sanık ...'in maktul ...'ye yönelik eyleme iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, maktullere yönelik eylemlerde suç vasfının tespitinde ve sanıkların iştirakinin derecesinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, maktul ...'dan sanık ...'a yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin doğru olarak belirlendiği, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranlarının isabetli olduğu, sanık ...'un maktul ...'a yönelik eyleminde, maktulden bu sanığa yönelik gerçekleşen haksız saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde savunmadan ya da sınırın aşılması halinden bahsedilemeyeceği, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, maktul ...'den sanık ...'a yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, sanık ... hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık ... hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre ; olay tarihinde yaylada komşu olan sanık ... ile maktul ... arasında elektrik enerjisinin kullanımından doğan borcun ödenmesi nedeniyle oluşan husumetten kaynaklı olarak mesajlaşmaları ve anılan mesajlarda maktul tarafından sanık ...'a ve Menduh'un kız kardeşine yönelik kullanılan sinkaflı sözlerin akrabalık dereceleri dikkate alındığında sanık ... yönünden etki etmeyeceği, bu haliyle maktul ...'dan doğrudan sanık ...'e yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ya da davranış bulunmadığı halde, sanık yararına yazılı biçimde uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... hakkında maktullere yönelik kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında maktul ...'ye yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan kurulan beraat hükmü yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/3000 Esas, 2022/3025 Karar sayılı kararında sanık ... müdafileri, sanık ... müdafii, katılanlar ...ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, başkan vekili ... ve üye ...'in sanık ... hakkında maktul ...'ye yönelik yardım eden sıfatıyla kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği yönünde, karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik yardım eden sıfatıyla kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılanlar ...ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/3000 Esas, 2022/3025 Karar sayılı kararının "haksız tahrik yönünden" 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ün sanık hakkında bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Olayın oluş şekline, kabule göre; sanık ...'in arabadaki husumetten haberi olduğu, sanık ...'un idaresindeki aracın arka koltuğundaki av tüfeğinden ve maktul tarafın gönderdiği olumsuz telefon mesajlarından da bilgi bulunduğu, kuzen olan sanıkların olay yerine içkili geldikleri gibi maktullerin aynı araçta evlerine geldiklerini gördükleri, sanık ...'in olay yerinde araçtan aşağı indiğini de beyan ettiği, asli fail ...'in eylemine yardım eden sıfatı ile iştirak ettiğini svap kalıntılarının da doğruladığı, aşamalarda verdiği ifadelerinin çelişkiler de arz ettiği anlaşıldığından, maktul ...'ya yönelik eylemden TCK'nin 81/1, 39. maddeleri uyarınca sorumlu tutularak mahkumiyeti yerine, beraatine karar verilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. KARŞI OY Sanık ... ile maktul ...’nın ... mevkinde yazlık evleri bulunduğu maktul ...'un evinin elektriğini komşusu olan sanık ...'in yazlığından harici kablo uzatarak kullandığı maktul ...'un kullandığı elektrik bedelini zamanında ödememesi üzerine aralarında husumet oluştuğu olay tarihinden önce de maktul ...'un sanık ...’la oluşan husumetten dolayı sanığa sinkaflı küfürler ettiği olay günü de sanık ...'un yaşamış olduğu Muğla İl merkezinden yaklaşık 118 kilometre uzaktaki ... mevkiine gitmek için önce arkadaşı ...'den kendisiyle gelmesini istediği ancak ondan olumlu cevap alamadığı bunun üzerine teyzesi oğlu olan sanık ...'ten yardım istediği her iki sanık birlikte sanık ...’a ait araçla Muğla merkezden ... mevkiine gittikleri o sırada alkol aldıkları ve giderken aralarında ... ile mevcut sıkıntıyı konuştukları, bu sırada sanık ...’a ait aracın arka koltuğunda sanığın kullandığı av tüfeğinin bulunduğu, olay mahalline yaklaşık saat 21:00 sularında sanıkların gittikleri kendileri oradayken maktullerin içinde bulunduğu aracın yanlarına gelerek sanıklara küfürler ettikleri bunun üzerine sanık ...'un küfür eden kişilere karşılık verdiği küfür eden şahısların kendilerine ait araçla oradan uzaklaşarak kendi evlerinin yanına gittiği sanık ...’un da diğer sanık ... ile birlikte maktullerin peşinden giderek kullandığı av tüfeği ile her iki maktulü öldürdüğü sabittir. Dairemiz çoğunluğu ile aramızdaki ihtilafın konusu sanık ...'in maktul ...'un oğlu olan ve olay mahalline babasıyla beraber gelen maktul ...'nin öldürülmesi olayından sorumlu tutulup tutulamayacağı hususundadır. Dosya kapsamı ve delil durumuna göre her iki sanık teyze oğludur, birlikte olay günü alkol almış ve karşı taraf ile aralarındaki tartışma konusunu konuşarak yaklaşık 2 saat boyunca aynı aracın içerisinde ... mevkiine gelmişlerdir. Bu sırada sanık ...’a ait aracın arka koltuğunda yine kendisine ait av tüfeği bulunmaktadır araçta geçirilen süre tarafların yakın akraba oluşları olay yerine giderken karşı taraf ile arbede olabileceğinin sanık ... tarafından da biliniyor oluşu yine sanık ...'in alınan svaplarında el yüz ve elbiselerinde atış attığı bulunması maktul ...'in olay mahalinde maktullerin öldürülmesi esnasında bu fiil üzerinde doğrudan hakimiyet kurup asli fail olarak bu suçu işlediğine dair herhangi bir delil olmasa da suç işlenmesi öncesi, suçun işlendiği zaman dilimi ve sonrasında teyzesi oğlu sanık ... ile birlikte hareket etmesi maktuller ile bir arbede olabileceğini öngörerek tüfekli bir şekilde oraya gitmeleri karşı taraftan gelecek kişi veya kişilerin kim olduğunu veya kaç kişi olduğunu olayın oluşuna göre sanık ... açısından bir öneminin de bulunmadığı ve yine olaydan sonra maktullerin öldürüldüğünü bildiği halde her iki sanığın aynı araçla oradan kaçarak uzaklaştıkları ve delilleri gizledikleri bir müddet sonra sanıkların yakalanarak olayın aydınlığa kavuşturulduğu sabit olup mevcut delil durumuna göre sanık ...'in maktul ...'un oğlu olan maktul ...'nin öldürülmesi olayında da olay öncesinde ve sırasında ve dahi sonrasında asli failin yanında bulunup ona maddi ve manevi destek vermek suretiyle bu suça katıldığı kanaatinde olduğundan sanık ...’in maktul ...''nin öldürülmesi olayında sorumluluğunun bulunmadığını kabul ederek beraatine dair yerel mahkeme kararını onaylayan Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. KARŞI OY Sanıklardan Menduh'un yazlık komşusu olan maktul ...'un evine kendi evinden harici kablo ile elektrik vermek hususunda anlaştığı, maktul ...'un kendi payına düşen elektrik bedelini ödememesi sebebiyle aralarında husumet doğduğu, bilahare maktul ...'un sanık ...'a hakaret ve tehdit içeren cep telefonu mesajları gönderdiği, sanık ...'un aksi kanıtlanamayan savunmasına göre komşusuna verdiği elektriği kesmek maksadıyla bu elektrik hattının bulunduğu yere giderken akrabası olan sanık ...'i de yanına aldığı, ...'in beyanına göre sanık ...'un mesajlardan bahsettiği ancak beraber gidip elektriği kesme isteğinden bahisle bu konuyu anlattığı, sanıklar Mehmet ve Menduh'un bira alarak olay yerine gittikleri, sanıkların beyanlarına göre sanık ...'in yol boyunca alkol kullanması sebebiyle olay yerine vardıklarında alkollü olduğu, her iki sanığın beyanına göre de sanık ...'in olaylara hiç karışmadığı, her ne kadar sanık ...'in karşı tarafın geldiğini gördüğü ve sanık ... ile tartıştıklarını gördüğü şeklinde bir beyanı var ise de tartışmayı görmesinin suça iştirak olarak değerlendirilemeyeceği, sanık ...'in aksi kanıtlanamayan savunmalarına ve sanık ...'un bu sanığı doğrulayan beyanlarına göre sanık ...'in olay yerine elektriği kesmek için gitmek dışında bir amaçla ve bir öldürme olayı olabileceğini öngörerek gittiğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediginden, sanık ...'in maktul ...'a yönelik öldürme eyleminden de beraati gerektiği kanaati ile çoğunluğun onama kararına bu eylem yönüyle katılmıyorum.