Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruya konu olayların meydana geldiği süreçteki olağanüstü hâl (OHAL) koşullarına, OHAL ilanına ve uygulanan tedbirlere ilişkin genel bilgiler için bkz. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 10-18; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 10- Başvurucu, Mardin Büyükşehir Belediyesi (Belediye) bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş gören özel bir şirkette (işveren) taşeron işçi olarak çalışmaktadır. Belediye tarafından başvurucunun terör örgütü ile irtibat veya iltisak içinde olduğu işverene bildirilmiştir. İşveren tarafından güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 8/11/2017 tarihinde Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 8/11/2017 tarihinde uyuşmazlıkla ilgili Olağanüstü Hal (OHAL) Komisyonu görevli olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurmuştur. OHAL Komisyonu tarafından görevsiz olunduğundan bahisle dosyanın Mahkemeye iadesine karar verilmesi üzerine Mahkemece 28/5/2019 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararda asıl işveren Belediyece başvurucunun milli güvenliği tehdit eden yapılar ile irtibatı ve iltisakı olabileceğinin işverene bildirildiği, bu durumun işveren açısından güven ilişkisini zedelediği ifade edilmiştir. Kararda fesih tarihinde en azından geçerli sebebin bulunduğu, işveren açısından feshin zorunlu hâle geldiği vurgulanmıştır. Başvurucu; söz konusu karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde, terör örgütleriyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, Mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, savunmasının alınmadığını, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 14/4/2021 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Kararda başvurucunun 1988'li yıllarda PKK terör örgütü mensubu olmak, örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunmak, örgüte lojistik destek ve eleman temin etmek suçlarından arandığı ve 21/12/1987 tarihinde PKK terör örgütüne katıldığı bilgilerine yer verilmiştir. Kararda başvurucunun 1989'lu yıllarda PKK terör örgütü mensubu olarak birtakım suçlara karışması nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından 1991 yılında cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca başvurucunun 12/2/1990 tarihinde kendiliğinden teslim olduğu, DGM'de yargılanarak hakkında beraat kararı verildiği ifade edilmiştir. Yine kararda başvurucunun benzer suçlardan 1993 yılından mahkûmiyetine karar verildiği, 1994 yılında da örgütsel faaliyetlerinden dolayı yakalanarak gözaltına alındığı, ifadesinin alınması üzerine serbest bırakıldığı vurgulanmıştır. Kararda sonuç olarak başvurucu hakkındaki bu bilgiler nedeniyle Mahkeme kararının yerinde olduğu, işveren ile başvurucu arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği belirtilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 10/5/2021 tarihinde öğrendikten sonra 28/5/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.