T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1033 KARAR NO: 2025/2203 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2025 NUMARASI: 2022/864 E - 2025/103 K Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/352 Esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1033 KARAR NO: 2025/2203 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2025 NUMARASI: 2022/864 E - 2025/103 K Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/352 Esas sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... Hizmet no’lu tesisatla uzun süredir enerji kullanmakta olduğunu, müvekkili bu güne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini ve davalı kurum ile her hangi bir sorun yaşamadığını, müvekkilinin bulunduğu yerde kuyu suyu satışı yaptığını, müvekkili şirkete gelen davalı kurum çalışanları müvekkilinin tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle müvekkiline 118.675,66-TL ve 621.324,93-TL kaçak elektrik faturası yazdıklarını ve hiçbir fatura da taraflarına tebliğ edilmeden müvekkilinin enerjisini kestiklerini, Ocak 2022 dönemine ait iki kez ayrı ayrı kaçak fatura tahakkuk ettirdiğini, günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dşına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yaptığını, son okuma tarihinden itibaren 23 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu yokmuş gibi 365 gün geriye gittiğini, 0.6 kulanım faktörü çarpan olarak alınmadan hesaplama yaptığını, müvekkilinin davalı kurumun mevzuat hükümlerine aykırı olarak hesaplama yapması nedeniyle haksız ve mesnetsiz olarak fazla tahakkuk ettirilen ve bir kısmı fazla tahsil edilen borcu ödeme yükümü altında olduğunu, müvekkilinin enerjisinin kesildiğini, enerji davalı kurumun tekelinde olduğunu, müvekkilinin başka bir yerden enerji alabilmesi ve bu fahiş miktarlı faturayı ödemesinin de mümkün olmadığını, şu anda iş yerindeki faaliyetlerinin durduğunu, telafisi mümkün olmayacak zararlarla karşı karşıya olduğunu, davalı kurum enerji dağıtımını tekelinde bulundurduğundan bu hususu kendisine cebri bir yaptırım olarak kullandığını, müvekkilinin abonesi olduğu ... hizmet no’lu tesisatla ilgili olarak HMK 389.maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin 118.675,66-tl ve 621.324,93-tl kaçak elektrik faturaları nedeniyle menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; 04.01.2022 tarihinde kaçak kontrol ekipleri tarafından yapılan kontrolde " sayacın kofra hattı ile saha dağıtım kutusu arasında saplama yapmak suretiyle harici hattan enerji kullanımı yapıldığı" tespit edilerek ... adına ... seri numaralı zabıt düzenlendiğini, ... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağında harici hatta bağlı cihazların gücü 30.000 W olduğu tespit edildiğini, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak ... seri numaralı zapta istinaden harici hatta tespit edilen cihazların gücüne göre Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "harici hat ile yapılan hesaplamada harici hatta tespit edilen cihazların güç değerleri" dikkate alınarak tahakkuk yapıldığını, davacı adına tanzim edilen kaçak kullanım faturası aşağıda belirtilen ilgili mevzuat hükümlerine uygun tahakkuk ettirildiğini, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanaklar yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektrik kullanmadığını veya tutanak üzerindeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını iddia eden davacının bu hususu ispatlamasının gerektiğini, huzurdaki davanın usulden reddini, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Davada Davacı ... A.Ş vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta müvekkili şirket 04.01.2022 tarihinde kaçak kontrol ekiplerimiz tarafından yapılan inceleme neticesinde; "sayacın kofra hattı ile saha dağıtım kutusu arasında saplama yapmak suretiyle harici hattan enerji kullanımı yapıldığı" tespit edilerek ... adına ... seri numaralı zabıt düzenlendiği, kaçak olarak kullanılan elektrik sayaç haricinde harici bir kablo ile alınmış olup, zabıt ekinde harici hatta bağlı cihazların güç tespitleri tutanakla tespiti yapılarak mahalde zabıt mümzileri tarafından imzalandığı, ... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağında harici hatta bağlı cihazların gücü 30.000 W olduğu tespit edildiği, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak ilgili tutanağa istinaden harici hatta tespit edilen cihazların gücüne göre Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "harici hat ile yapılan hesaplamada harici hatta tespit edilen cihazların güç değerleri" dikkate alınarak tahakkuk yapıldığı, davalı borçlu aleyhine yukarıda arz edilen tutanağa istinaden, tüketicinin kullandığı kaçak tüketim, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği hesap edilmiş yapılan hesaplama karşılığı toplam 621.324,93-TL fatura ve 118.675,66-TL tutarlı ek fatura tahakkuk ettirilmiş olduğu, söz konusu borca istinaden toplam 740.000,59-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiği, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik kullanımı tespiti üzerine mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılan tahakkuk ve hesaplamaların hukuka uygun olduğu beyan edilerek; davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davalının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemenin 29/03/2022 tarih, 2022/58 esas ve 2022/356 karar sayılı ilamının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2022 tarih, 2022/1750 esas ve 2022/2375 karar sayılı ilamı ile; "Davalı vekili tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuştur. Dairemizce, ilk derece mahkemesi kararının incelenmesi sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, Mahkemenin yetkiye ilişkin ihtilafların çözümünde somut uyuşmazlıkta HMK 6. Maddesi gereğince davalının ticaret siciline kayıtlı olduğu "Kağıthane/ İstanbul" adresi itibariyle İstanbul Avrupa (Çağlayan) Mahkemeleri yetkili olduğu gibi, HMK 10.md gereğince sözleşmenin ifa edildiği yer bakımından aboneliğin kurulu olduğu "Esenyurt/ İstanbul" adresi itibariyle Bakırköy Mahkemeleri de yetkilidir. Davacı bu hususta seçimlik hakka sahip olup davanın açıldığı Bakırköy Mahkemeleri eldeki dava yönünden yetkili olduğundan mahkeme kararının yerinde olmadığı, ." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmesinden sonra yargılamaya devam olunmuştur.Mahkeme,davalı kurumca dosyaya ibraz edilen tüketim değerleri çerçevesinde davacı adına tahakkuk ettirilmiş olan 17.01.2022 son ödeme tarihli 118.675,66 TL bedelinde kaçak elektrik ek tüketim bedelinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu tespit edilmiş olduğundan icra takibine konulan fatura bedellerinden birleşen dosya davalısının sorumlu olduğu,alacağın likit olduğu,ayrıca asıl davanın reddi gerektiği davacının işyeri faaliyetini sürdürmesi esas olduğundan karar kesinleşinceye kadar tedbir kararının devamına tarar vermek gerektiği, ayrıca daha önce ihtiyati haciz talepleri reddedilmiş ise de hükümle birlikte fatura alacaklarının varlığı ve miktarları yönünden yapılan yargılama sonucunda mahkemede tam kanaat oluştuğundan ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile;"A-Asıl davanın REDDİNE, B-Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/352 Esas sayılı dosyasında; DAVANIN KABULÜNE,İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 740.000,58-TL asıl alacak, 8.682,67-TL işlemiş faiz, 1.562,88-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 750.246,14-TL alacağın yıllık %19,2 oranında işleyecek faiz ve faizin KDV'si yürütülmek suretiyle devamına, Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan tahsiline" karar vermiştir.Kararı asıl ve birleşen dava yönünden davacı karşı davalı vekili ile birleşen dosya davacı vekili birleşen dava yönünden istinaf etmiştir.Asıl dosya davalısı birleşen dosya davalı vekili istinaf dilekçesinde;...'ın bu davalar nedeniyle ciddi kazanç elde ettiğini,dosya alınan tek bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu,ek rapor alınmadığını,Yargıtay kararları ile ortada olduğu üzere kaçak elektrik tüketimine dayalı olarak tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle açılan icra takibinde somut olaya göre öncelikle davacının abonelik sözleşmesi ve tüketim endeksleri ile davalı elektrik şirketinin kaçak ve ek tahakkuk bedellerini ne şekilde hesaplandığına ilişkin belgelerin dosyaya getirtilmesi, dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine verilmesi, belirlenen bilirkişi heyetince davalının davacı taraftan isteyebileceği kaçak ve ek tahakkuk bedelinin, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan 622 sayılı EPDK kararında belirlenen usul ve esaslarda açıklanan yönteme göre yeniden hesaplanması için rapor alınması, kaçak tespit tutanağına konu yerde ne zamandan beri çalışıldığının, kaçak kullanımın ne zaman başladığının ticaret sicili, vergi kayıtları, devir tarihi gibi araştırmalar ile kesin olarak saptanması ,keşif yapılıp tüketim ihtiyacına göre tutanakta belirtilen kaçak tüketim miktarına, ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına göre veya aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine göre, suç tarihine kadar tüketilmesi gereken enerji miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz elektrik kullanım bedelinin tespitine yönelik yeterli içerik ve nitelikte bilirkişi raporu alınması gibi hususlara dikkat edilmesi gerektiğini,ancak bu hususların hiçbirine dikkat edilmeden dosya karara çıkartıldığını belirterek,asıl davanın kabulüne,birleşen davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde;Huzurdaki birleşen davaya konu İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu takip talebi ile fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep haklarının saklı tutulmuş olduğunda belirtilen Yargıtay kararı da nazara alındığında; faiz talebinin %19,20 ile sınırlandırılmasının hukuka aykırı olduğunu,asıl alacağa bağlı olan faiz yönünden istinaf sınırı hesaplanırken kabul edilen miktarın esas alınması gerekmekte işbu istinaf başvurusunun işleme alınması ve kabulünü talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava, kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı menfi tespit,birleşen dava ise aynı kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasında alacaklı ... tarafından ... aleyhine 740.000,59 TL asıl alacak,8.682,67 TL işlemiş faiz, 1.562,88 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 750.246,14 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.Yargılama sırasında alınan 16.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı vekilinin iddia ve talepleri, davalı vekilinin savunmaları, davalı kurum kayıtları, taraflar tarafından sunulan belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte yukarıda ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiş olup; davalı kurumca davacı adına düzenlenmiş olan 17.01.2022 son ödeme tarihli 621.324,93 TL bedelinde kaçak elektrik tüketim faturasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu, öte yandan davalı kurumca davacı adına düzenlenmiş olan 17.01.2022 son ödeme tarihli 118.675,66 TL bedelindeki kaçak elektrik ek tüketim faturasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olmadığı" belirtilmiştir.Alınan kök rapora yapılan itiraz sonrasında bilirkişiden alınan 26.08.2024 tarihli birinci ek bilirkişi raporunda özetle;"Davalı kurumca davacı adına düzenlenmiş olan 17.01.2022 son ödeme tarihli 621.324,93 TL bedelinde kaçak elektrik tüketim faturasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu, öte yandan davalı kurumca davacı adına düzenlenmiş olan 17.01.2022 son ödeme tarihli 118.675,66 TL bedelindeki kaçak elektrik ek tüketim faturasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olmadığı görüşü tekrar belirtilerek ayrıca davalı (karşı davacı) ... A.Ş tarafınca İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile dava konusu kaçak elektrik tüketim bedellerine ilişkin olarak davacı (karşı davalı) aleyhinde icra takibine başlandığı anlaşılmış olup; tarafımca yukarıdaki tespitlere istinaden davalı (karşı davacı) ... A.Ş tarafınca davacıdan (karşı davalı) icra takip tarihi itibariyle;621.324,93 TLAsıl Alacak (Kaçak Elektrik Tüketim Bedeli) 7.290,22 TLGecikme Faizi (Fatura son ödeme tarihi ile icra takip tarihi arası yıllık %19,2 faiz oranı)1.312,24 TLFaizin KDV'si olmak üzere toplamda 629.927,39 TL bedel talep edebileceği" hesaplanmıştır.Daha sonra ... tarafından sunulan tüketim endeksleri de değerlendirmek üzere dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiği,alınan 25/12/2024 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda özetle; kök ve ek rapordan sonra davalı (karşı davacı) tarafça dava konusu ... tüketim noktasına ilişkin olarak tüketim endeks değerlerinin dosya kapsamına sunulmuş olduğu görülmüştür. Söz konusu tüketim değerleri incelendiğinde; 31.12.2019 tarihine kadar günlük ortalama tüketim değerleri 423 - 931 kWh seviyelerinde seyrederken 31.12.2019 tarihinden sonraki günlük ortalama tüketim değerlerinin 64 - 330 kWh seviyelerine düştüğü, söz konusu bariz düşme eğiliminin dava konusu kaçak tutanağından önceki dönemi kapsadığı anlaşıldığından bu durumun doğru bulgu ve belge niteliğinde olduğu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45/1-ç maddesi uyarınca kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılması gerekeceği, "kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez." hükmü doğrultusunda 180 günlük kaçak tüketimi hesabı da yapıldığı dikkate alınarak 360 gün (12 ay) - 180 gün = 180 gün geriye dönük normal tüketim hesabı yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Normal kullanım süresi: 180 gün Normal tüketime esas güç: 30 kW Günlük çalışma saati: 21 saat Normal tüketim miktarı: 180 x 30 x 21 = 113400 kWh..EPDK tarafından yayınlanmış olan birim fiyatlarına ceza katsayısı eklenmeden oluşturulan 17.01.2022 son ödeme tarihli 118.675,66 TL bedelindeki faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45/1-ç maddesine uygun olduğu değerlendirilmiştir. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;...b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez....hükmü uyarınca davalı kurumca kaçak kullanım süresinin 180 gün alındığı anlaşılmaktadır. Dalgıç pompasını besleyen harici hattın ne zaman tesis edildiği veya ne zamandır kullanıldığı dosya kapsamı itibariyle belirsizdir. Yönetmelikte de harici hat tespitinde kullanım süresinin kaçak tüketim süresinde esas alınması gerektiği, bu sürenin de 180 günü geçemeyeceği bildirilmiştir. Davacı tarafça en son okuma işlemi ile kaçak tespit tarihi arasındaki 23 günün esas alınması gerektiği belirtilmiş olup bu durumun yönetmelikte harici hattan kaçak kullanımı içermediği görülmektedir. Kaçak tespit fotoğraflarında da harici hat kablosunun beton altına gömülerek / gizlenerek kofraya saplama yapıldığı anlaşıldığından bu durumun sayaç okuma işlemi esnasında da tespit oldukça güçtür. Sayacın kaydetmiş olduğu tüketimler dikkate alınarak da kaçak tüketim süresi ile ilgili bir tespit yapmanın teknik açıdan makul olmadığı, nitekim söz konusu kaçak tüketimin hiçbir şekilde sayaçtan geçmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; kaçak tutanağı ile harici hat tespiti mevcut olduğu ve kullanım süresinin belirsiz oluşu nedeniyle kaçak tüketim süresinin 180 gün alınmış olmasının yönetmeliğe uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim tarafımca düzenlenmiş olan raporlardan sonra davalı kurumca dosya kapsamına sunulan endeks değerlerindeki düşme eğilimi de kaçak tüketimi destekler nitelikte olduğu anlaşılmakla,sonuç olarak; Bakırköy 6. ATM'nin 2023/352 esas sayılı dosyası ve kök ve ek raporlara yapılan itirazlar çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davalı kurumca davacı adına düzenlenmiş olan 17.01.2022 son ödeme tarihli 621.324,93 TL bedelinde kaçak elektrik tüketim faturasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu, öte yandan davalı kurumca davacı adına düzenlenmiş olan 17.01.2022 son ödeme tarihli 118.675,66 TL bedelindeki normal tüketim (kaçak elektrik ek tüketim) faturasının da tarafımca düzenlenmiş olan raporlardan sonra dosya kapsamına sunulmuş olan tüketim değerleri çerçevesinde Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu görüş ve kanaatine varıldığı,davalı (karşı davacı) ... A.Ş tarafınca İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile dava konusu kaçak elektrik tüketim bedellerine ilişkin olarak davacı (karşı davalı) aleyhinde icra takibine başlandığı anlaşılmış olup; davalı (karşı davacı) ... A.Ş tarafınca davacıdan (karşı davalı) icra takip tarihi itibariyle;621.324,93 + 118.675,66 = 740.000,59 TLAsıl Alacak (Kaçak Tüketim ve Normal Tüketim Bedeli) 8.682,67 TLGecikme Faizi (Fatura son ödeme tarihleri ile icra takip tarihi arası yıllık %19,2 faiz oranı)1.562,88 TLFaizin KDV'si olmak üzere toplamda 750.246,14 TL bedel talep edebileceği" görüş ve kanaati belirtilmiştir.Bu bağlamda kök rapor ile ilk ek rapor sonrası tüketim endekslerinin de sunulmasıyla alınan 2.ek bilirkişi raporunda taraflar arasında sözleşme bulunduğu, asıl dava davacıya ait işyerinde davalı şirket kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığı belirlenerek kaçak tutanağı tanzim edildiği,buna dayalı olarak ... aleyhine 621.324,93-TL kaçak tahakkuk bedeli, 118.675,66-TL kaçak ek tahakkuk faturası düzenlendiği, 04.01.2022 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı gereği ... tarafından kaçak kullanım süresi: 180 gün kaçak tüketime esas güç: 30 kW günlük çalışma saati: 21 saat kaçak tüketim miktarı: 180 x 30 x 21 = 113400 kWh bulunarak ... tarafından söz konusu kaçak tüketim tutarına ilişkin 17.01.2022 son ödeme tarihli 621.324,93 TL bedelinde kaçak elektrik tüketim faturasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olduğu, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılması gerektiği teknik bilirkişi tarafından tespit edildikten sonra davalı kurumca dosyaya ibraz edilen tüketim değerleri çerçevesinde davacı adına tahakkuk ettirilmiş olan 17.01.2022 son ödeme tarihli 118.675,66 TL bedelinde kaçak elektrik ek tüketim bedelinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olduğu belirlendiğinden,son alınan 2.ek bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur.Yeniden bilirkişi raporu alınmasının davaya katkısı olmayacağı açıktır.Bu nedenle asıl dosya davacısının menfi tespite ilişkin davasını ispatlamayamadığı,birleşen davada davacı Bedaşı'n karşı tarafın kaçak elektrik kullanımını ispatladığı gibi,gerek kaçak ve gerekse ek kaçak tahakkuk bedellerinin ilgili yönetmeliğe ve mevzuata uygun hesabının yapıldığı açıklığa kavuştuğundan,asıl davanın ispatlanamadığı,birleşen davanın ise ispatlandığı görülmüştür.Birleşen davada ise,birleşen dosya davalısının birleşen davaya dair istinafında icra inkar tazminatı konusunda istinaf sebeplerine rastlanmadığı görülmekle,istinaf sebepleri ile bağlı olarak yapılan incelemede,kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğundan ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyecek olmasına rağmen, hatalı şekilde birleşen davada icra inkar tazminatına hükmedilmesi hususunda sadece eleştiri ile yetinilmiştir.Ayrıca birleşen davada davacı ...'ın faiz oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bunun yanısıra ,mahkemece hükümle birlikte birleşen davada ihtiyati hacze hükmedildiği,davacı ... tarafından teminatın iadesi talep edilmiş isede,bu konuda Dairemizin 03/07/2025 tarihinde birleşen davacı ...'ın teminat iadesi talebinin reddine karar verildiği görülmekle,aynı talep hakkında bu konuda yeniden değerlendirme yapılmamıştır. Bununla birlikte asıl davada davacı taraf, elektriğin kesilmesinin önlenmesi açısından verilen ihtiyati tedbir kararında belirtilen ve yatırılan teminat tutarının,bu kere borcun icra dosyasına yatırıldığını belirterek iadesini talep etmiş isede, asıl davada davacının gerek ihtiyati tedbir ve gerekse istinaf talebinden feragat ettiğine dair beyanı istinaf aşamasında görülmediğinden,ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı hükümde belirtilmediği sürece HMK 392/2.madde kapsamında asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinden, bu konuda istinaf sonrası kararın kesinleşip kesinleşmeyeceği de bilinemediğinden,asıl dosya davacısının ihtiyati tedbir teminatının iadesi talebi de yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre asıl ve birleşen davaya yönelik asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ile birleşen dosya davacısı ...'ın davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl davada davacının,birleşen davada davacı ... ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Birleşen dosya için birleşen dosya davacısı ...'dan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Asıl dosya için asıl dosya davacısı ...'den alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Birleşen dosya için davalı ...'den alınması gereken 51.249,31 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 12.812,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 38.436,98 TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/09/2025