Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, ----- ---- taraflar arasında akdedilen belirsiz ---- 4.maddesi ile davalı---- ayrıldığı tarihten --- --- yasaklandığını, sözleşmenin 5.maddesi uyarınca ise, rekabet yasağına aykırı davranması halinde, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti esas alınmak suretiyle 6 aylık ücret tutarında cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ------- olarak çalışmaya başladığını, davalının müvekkili iş yerinde çalıştığı pozisyon itibariyle müvekkili
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... (eski unvanı “... Ltd. Şti.”) ile davalı Şirket ... arasında, davalı Şirket’in “...” için 26.04.2018 tarihli sipariş mektubu ile sipariş ettiği 2 adet “... Güç Kaynağı Sistemi”nin satın alımı için 27.04.2018 tarihli teklif kapsamında bir Satın Alma Sözleşmesi (“Sözleşme”) akdedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin ilgili kesintisiz güç kaynağı sisteminin nakliye, montaj ve devreye alma işlemleri dahil olacak şekilde KDV hariç 14.800,00 Euro bedel karşılığında teslim etmeyi üstlendiğini, müvekkili şirketin, sözleşme şartlarına uygun olarak tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve sözleşme kapsamındaki kesintisiz güç kaynağı sistemini sözleşmede belirtildiği şekilde davalıya teslim ettiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından ilgili kesintisiz güç kaynağına ilişkin faturanın da sözleşmeye uygun olarak düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, sözleşmenin ödeme koşulları başlıklı maddesi uyarınca, taraflarca sözleşme bedelinin 120 gün vade içerisinde ödenmesi kararlaştırılmış olup bu hususun müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 29.06.2018 tarihli faturada da belirtildiğini, sözleşme konusu kesintisiz güç kaynağı sisteminin davalıya teslim edildiğini ve Sözleşme bedelinin uzun süre önce muaccel hale geldiğinin sabit olduğunu, ne var ki, davalı şirket tarafından sözleşme bedelinin vadesinde ödenmediğini, sözleşme bedelinin ödenmemesi üzerine, müvekkile şirketin işbu bedelin ödenmesi amacıyla davalı şirket ile birçok kez sözlü ve yazılı olarak iletişime geçtiğini ve iyi niyetli davranarak sözleşme bedelinin ödenmesine yönelik her türlü kolaylığı sağlamaya gayret ettiğini, ancak, müvekkili şirketin tüm iyi niyetli çaba ve taleplerine rağmen davalı tarafın sözleşme bedelinden bakiye kalan 46.634,24 TL tutarı ödemediğini, müvekkili şirketin vade tarihinden sonra oldukça uzun bir süre işbu bedelin tahsiline yönelik olarak yine her türlü iyi niyeti ve çabayı göstermiş olmasına rağmen davalı tarafça ödeme tarihlerinin sürekli olarak ötelendiğini ve müvekkili şirketin tabiri caiz ise oyalandığını, tüm bu hususların taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından da açıkça görüldüğünü, bunun yanı sıra, davalının, müvekkili şirket ile aralarında düzenlenmiş olan 03.10.2019 ve 09.01.2020 tarihli mutabakat belgelerini imzalayarak açıkça müvekkil şirkete 46.634,24 TL borcu olduğunu ve bu hususta müvekkili şirket ile mutabık olduğunun belirtildiğini, sözleşme bedelinden bakiye kalan kısmın tahsiline ilişkin müvekkili şirketin onca iyi niyetli talep ve çabalarına rağmen Davalı tarafından bakiye bedelin ödenmemesi üzerine, davalı şirket aleyhine, 10.01.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibine davalı şirket tarafından, ekli sözleşmeye, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine, mutabakat belgelerine ve yazışmalardaki ikrarlara rağmen, müvekkil şirkete borçlarının olmadığından bahisle haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, davalının borca itiraz dilekçesinde yer alan “İşbu ödeme emrindeki alacaklıya herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır” şeklindeki gerekçeyi sunmasının hiçbir dayanağı bulunmadığı gibi işbu husus davalının ikrarlarına rağmen borca haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğinin ve itirazın yalnızca müvekkili şirketi oyalamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunun bir başka göstergesi olduğunu, zira dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden, sözleşme, fatura ve cari hesaptan da görüleceği üzere davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunun sabit olup davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın açıkça kötü niyetli ve mesnetsiz olduğunu, yapılan açıklamalar ışığında, davalının borca yapmış olduğu itirazın açıkça haksız olduğu ortada olduğundan taraflarınca işbu itirazın iptali amacıyla öncelikle Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde, davalı Şirket ile bakiye bedelin ödenmesi hususunda anlaşılamamış olması ve söz konusu itirazın, işbu dilekçe ekinde sundukları belgeler ve .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına konu fatura ve sair belgeler kapsamında haksız olması nedeniyle davalının yaptığı kötü niyetli ve haksız itirazın iptalini, dava dosyasında mübrez belgeler çerçevesinde, müvekkili şirketin alacağının likit ve belirlenebilir bir alacak olduğunu ve yapılan icra takibine itirazın açıkça kötü niyet içerdiğinin izahtan vareste olduğunu, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı kötü niyetli ve haksız itirazın iptalini ve borç miktarını asgari %20 fazlası ile ödemesine karar verilmesini mevzuat ve Yargıtay kararları doğrultusunda Sayın Mahkemenizden talep ettiklerini, davalı’nın haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, takibin devamını, itirazın haksız olması ve alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıması sebebiyle likit ve muayyen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üstüne bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.