Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1070 E. , 2024/2804 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1070 Karar No : 2024/2804 DAVACILAR : 1- ... Auto Otomotiv ve Dış Ticaret Limited Şirketi 2- ... Motorlu Araçlar Limited Şirketi 3- ... Motors Otomotiv Turizm İnşaat İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi 4- ... Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketi 5- ... Otomotiv ve Dış Ticaret Anonim Şirketi 6- ... Auto Otomotiv ve Dış Ticaret Limited Şirketi 7- ... Motorlu Araçlar…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1070 E. , 2024/2804 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1070 Karar No : 2024/2804 DAVACILAR : 1- ... Auto Otomotiv ve Dış Ticaret Limited Şirketi 2- ... Motorlu Araçlar Limited Şirketi 3- ... Motors Otomotiv Turizm İnşaat İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi 4- ... Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketi 5- ... Otomotiv ve Dış Ticaret Anonim Şirketi 6- ... Auto Otomotiv ve Dış Ticaret Limited Şirketi 7- ... Motorlu Araçlar İthalat İhracat Dış ticaret Limited Şirketi 8- ... Otomotiv İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 28/02/2022 tarih ve 2022/3 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesi'nin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu düzenleyici işlem ile ayrıcalık tanınan distribütörlerin rekabette tekel durumuna getirildiği, eşitlik ve tarafsızlık ilkelerinin ihlal edildiği, ilk satıcı tarafından düzenlenen faturanın ticari sır niteliğinde olduğu ve ihracatçılardan bu belgenin talep ve temin edilemeyeceği, ana bayii faturasının beyannameye eklenmesinin istenilmesinin kendileri açısından ithalat engeli oluşturduğu, distribütör fiyatlarının doğrudan referans fiyat olarak kabul edilemeyeceği, ihracat ülkesi ile ticaret yapılan ülkenin aynı olması zorunluluğunun A.TR belgesi ile Avrupadan gelen araçlarda uygulanamayacağı, üst düzenlemelerde öngörülmeyen bir belgenin beyannameye eklenmesine ilişkin zorunluluğun Genelge ile getirilemeyeceği, açıkça hukuka aykırı olan düzenlemenin firmaların ticari faaliyetlerini durma noktasına getireceği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: Distribütörler haricinde paralel ithalat yapan şirketlerin tamamına yakınının çok düşük sermayeye sahip olduğu, ithalata yetecek mali güçlerinin bulunmadığı, geriye yönelik tespit halinde kamu alacaklarının tahsilatının imkansız hale geldiği, ithal edilen bir kısım araçların çifte fatura kullanımı, devam faturalarının ibraz edilmemesi, aksesuarların beyan edilmemesi suretiyle kıymetinin düşük beyan edildiğinin tespit edildiği, düzenlemeden önce başlanmış ithalat işlemlerinde mağduriyetlerin oluşmasını önleyici tedbirlerin alındığı, işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Distribütörler haricinde paralel ithalat yapan şirketlere yönelik yapılan incelemelerde, çok sayıda lüks araç ithalatında araç kıymetlerinin düşük beyan edildiği yönündeki tespitler doğrultusunda, eşya kıymetinin doğru şekilde tespiti ve vergi kaybının önlenmesi amacıyla, eşya kıymetinin doğru şekilde tespitine yönelik olarak idareyi yönlendirici mahiyetteki işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 28/02/2022 tarih ve 2022/3 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesi'nin iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 73. maddesinin 3. fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme bağlanmıştır. Anayasanın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, düzenleme yetkisinin bulunduğu kurala bağlanmıştır. İdarenin düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Bir alanın kanunla düzenlenmiş olması, idarenin düzenleme yetkisini kullanabilmesinin ön koşuludur. Kanunla düzenlenmiş bir hususta normlar hiyerarşisi içerisinde üst norma aykırı olmayan ve uygulanmasına açıklık getiren yönetmelik, tebliğ ve genelgeler, idarenin takdir yetkisinin objektifleştirilmesine hizmet eder. Dolayısıyla, yürütülen kamu hizmetinin ve tesis edilen işlemlerin nesnelleştirilmesiyle ilgililerine hukuki güvence ve uygulama birliği sağlayan genelgelerin uygulanacağı tabiidir. Ancak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan genelgelerin, kendisinden üstte bulunan kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı hükümler içermeyeceği, başka bir deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı açıktır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 11. maddesinde, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişilerin, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idareleri ve diğer yetkili kurumların talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlü olduğu, kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişilerin, özel kanunlarında yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamayacağı; 65. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendinde, gümrük idarelerinin beyanların doğruluğunu araştırmak üzere beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebileceği belirtilmiştir. Dünya Ticaret Örgütü Kıymet Anlaşmasının 17. maddesinde de, mezkur anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı veya bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağını hususu yer almıştır. Dava konusu edilen Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 28/02/2022 tarih ve 2022/3 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesi'nde: '' İlgi: 15.11.2021 tarihli ve 2021/31 sayılı Genelge. İlgi’de kayıtlı Genelgenin 3 ve 4. maddeleri aşağıdaki gibi değiştirilmiş, 8. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. 3. İthale konu aracın çıkış/ihracat ülkesi ile ticaret yapılan ülke aynı olacaktır. Bununla birlikte, araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesinin ve aracın satışında üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı örneği beyannameye eklenecektir. Aracın satışında üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı örneğinin ibraz edilmesi halinde, makul şüphe durumları hariç olmak üzere distribütör üzerinden ayrıca kıymet konusunda bilgi istenilmeyecektir. 4. Mezkur yurt dışı bayii satış faturasının ibraz edilememesi halinde ilgili markanın Türkiye distribütöründen aracın şasi numarası esas alınarak, taşıdığı donanım ve aksesuarlar ile kıymeti konusunda bilgi istenilecektir. İthale konu aracın gümrük kıymetinin tespitinde, distribütörden temin edilen kıymet bilgisi, gümrük kıymeti ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde veri olarak dikkate alınacaktır." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, dava konusu düzenleyici işlem ile distribütörlere ayrıcalık tanındığı, rekabette ayrıcalıklı ve tekel durumuna getirildiği, eşitlik ve tarafsızlık ilkelerinin ihlal edildiği, ilk satıcı tarafından düzenlenen faturanın ticari sır niteliğinden olduğu ve ihracatçılardan bu belgenin talep ve temin edilemeyeceği, ana bayii faturasının beyannameye eklenmesinin ithalat engeli oluşturduğu, distribütör fiyatlarının doğrudan referans fiyat olarak kabul edilemeyeceği, ihracat ülkesi ile ticaret yapılan ülkenin aynı olması zorunluluğunun ATR ile Avrupadan gelen araçlarda uygulanamayacağı, üst düzenlemelerde öngörülmeyen bir belgenin Genelge ile beyannameye eklenmesine ilişkin bir zorunluluğun getirilemeyeceği, düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olduğu ve firmaların ticari faaliyetlerini durma noktasına getireceği ileri sürmektedir. Davalı idare ise, distribütörler harici araç ithalatlarında ithalatçıların tamamına yakınının çok düşük sermayeye sahip firmalar olduğu, ithalata yetecek mali güçlerinin bulunmadığı, geriye yönelik tespit halinde kamu alacaklarının tahsilatının imkansız hale geldiği, ithal edilen bir kısım araçların çifte fatura kullanımı, devam faturalarının ibraz edilmemesi, aksesuarların beyan edilmemesi gibi nedenlerle kıymetinin düşük beyan edildiğinin tespit edildiği, düzenlemeden önce başlanmış ithalat işlemlerinde mağduriyetlerin oluşmasını önleyici tedbirlerin alındığını belirtmektedir. Yukarıda yer verilen mevcut düzenlemeler ile gümrük idaresine beyan edilen kıymetin gerçeklik ve doğruluğunu teyit etmek üzere araştırma yapma yetkisi kapsamında yükümlüsünden ilave bilgi ve belge talep etme ve ithalatçıdan belgeler veya başka kanıtlar da dahil olmak üzere daha fazla açıklama sunmasını isteme yetkisi tanındığı, böylece ithalatçıya da açıklama yapabilme yönünde makul bir fırsat verildiği açıktır. Davalı idare tarafından gerçek ithalat tutarının gizlenmesi gibi hazine kaybına sebep olan birtakım uygulamaların tespiti üzerine, satışa sunmak üzere ithal edilen taşıtlarla ilgili olarak ihracatçı ile arasında distribütörlük ilişkisi kurulmasından dolayı satış işlemleri belirli resmi koşullara bağlanmış bulunan distribütörler dışında, aynı taşıtların ithalini gerçekleştiren ya da Türkiye'de distribütörlüğü bulunmayan lüks taşıtların ithalatını gerçekleştiren ticari işletmeler tarafından gümrük vergisine esas alınacak teslim bedelinin noksan beyan edilmesinin önüne geçilmesi ve bu kapsamda uygulama birliği sağlanması amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, genelge ile, araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesinin ve aracın satışında üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı örneğinin beyannameye eklenmesi hususunun ticari sır kapsamında olup temininin mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de; ithalatçı firma taşıtın distribütörü olmasa dahi, gerçekleştirdiği ithalat nedeniyle yurt dışında bulunan ihracatçı tarafından teslimler karşılığı kendisine fatura düzenlenmesi, uluslararası alışveriş de olsa ticari ve hukuki gereklilik arzettiğinden, Genelgede ifade bulan üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı örneğinin temini olanaksız olsa dahi idarece yapılacak kıymet araştırması kapsamında taşıtın ithalat bedeli karşılığı ihracatçı tarafından düzenlenen ihracat faturası ve ithale konu araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesi ile ithalat bedelinin tevsikini sağlayabileceğinden, bunun ticari bir sır olarak kabulü mümkün bulunmadığı gibi davalı idarenin, distribütörlerin korunması ya da tekelleşmeleri amacıyla dava konusu düzenlemelerin yapıldığı yolundaki davacı iddiası da yerinde görülmemiştir. Dolayısıyla, dava konusu Genelgenin 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesinde kurala bağlanan bilgi ve belge ibrazı yükümlülüğü ile 65. maddesinde kurala bağlanan; gümrük idarelerinin beyanların doğruluğunun araştırılması amacıyla ilgililerden gümrük işlemlerine ilişkin olmak kaydıyla beyanname eki belgeler yanında başka belgeler de isteyebileceğine dair düzenlemelere uygun olduğu, hukuki aykırılığın bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Genelgenin üst norm kurallarına aykırı olduğundan ve Kanun'la verilen yetkinin aşılarak bir hakkın kullanımına sınırlama getirdiğinden de söz edilemeyeceğinden düzenlemelerde yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince, Danıştay Savcısının düşüncesinin alınmasından ve Tetkik Hakiminin açıklamalarının dinlenilmesinden sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 28/02/2022 tarih ve 2022/3 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesi'nin iptali istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiş olup, hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu düzenlenmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesi de, hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğini temel bir ilke olarak benimsemiş olup, Anayasa'nın 35. maddesinin 2. fıkrasında, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Anayasa'nın ''Vergi ödevi'' başlıklı 73. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlü oldukları; 3. fıkrasında ise vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükmü yer almaktadır. Anayasa'nın 124. maddesinde ise, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, düzenleme yetkisinin bulunduğu kurala bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan kişilerin, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idarelerinin talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlü oldukları, kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişilerin, özel kanunlarda yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamayacakları; 65. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, gümrük idarelerinin, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere, beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebileceği; 74. maddesinde ise, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişinin, ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkün olduğu düzenlemelerine ye verilmiştir. Gümrük Yönetmeliği'nin "Beyannameye eklenecek belgeler" başlıklı 114. maddesinde, sayılan belgelerin gümrük beyannamesine eklenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş, Bakanlıkça belirlenecek haller ve eksik beyana ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Dava konusu Genelge'nin, 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı Genelgenin 3. maddesinde değişiklik yapan kısmının Ⅰ. cümlesi yönünden yapılan incelemede; Genelge'nin söz konusu kısmının ilk cümlesinde, distribütör haricindeki ithalatçılar tarafından yapılacak araç ithalatlarında, ithale konu aracın çıkış/ihraç ülkesi ile ticaret yapılan ülkenin aynı olması gerektiği yolunda düzenleme yapılmıştır. İthalatçılar açısından, ithale konu aracın çıkış/ihraç ülkesi ile ticaret yapılan ülkenin aynı olması yönünde zorunluluk getiren söz konusu düzenlemenin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı ve ithalatın gerçekleştirilememesine neden olacağı hususları göz önünde bulundurulduğunda, distribütörler ile distribütör haricindeki ithalatçılar arasında haksız rekabete ve eşitsizliğe sebep olacağı sonucuna ulaşılan düzenlemede hukuki isabet görülmemiştir. B) Dava konusu Genelge'nin, 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı Genelgenin 3. maddesinde değişiklik yapan diğer kısımları ve 4. maddesinde değişiklik yapan kısmı yönünden yapılan incelemede; Genelge'nin devamında, distribütör haricindeki ithalatçılar tarafından yapılacak araç ithalatlarında, ithal edilecek aracın satışında üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı örneğinin beyannameye ekleneceği, bu belgenin ibraz edilmesi halinde, makul şüphe hali hariç olmak üzere, kıymet konusunda distribütörden bilgi istenilmeyeceği, ibraz edilmemesi halinde ise aracın şasi numarası esas alınarak, donanım ve aksesuarları ile kıymeti konusunda distribütöründen bilgi istenileceği şeklinde ikili bir ayrıma gidilmiştir. Yani, yalnızca, üretici firmadan yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının ithalat beyannamesine eklenmemesi durumunda aracın kıymeti konusunda distribütöründen bilgi istenilecek, söz konusu faturanın eklenmesi halinde ise beyan edilen kıymeti işlemlere esas alınarak gümrük işlemleri tamamlanacaktır. Bu doğrultuda, söz konusu belgenin ithalat beyannamesine eklenmemesi veya ibraz edilmemesi hali, eşyanın ithalatına engel olan bir durum olmaktan çıkarılarak, distribütörden elde edilecek bilgilerin eşyanın kıymetinin Kanun'a uygun şekilde tespitinde veri olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, idarece istenilmesi halinde bilgi ve belge ibrazı yükümlülüğü ile Kanun'un 65. maddesinde, beyanın doğruluğunun araştırılması amacıyla beyannameye ekli belgeler haricinde diğer belgelerin de istenebileceğinin düzenlendiği, ayrıca, Gümrük Yönetmeliği'nin 114. maddesinde sayılan beyannameye eklenecek belgelerin dışında Bakanlıkça belirlenecek hallerin saklı tutulduğunun anlaşılması karşısında; anılan üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar dava konusu düzenlemenin söz konusu kısmının iptalini gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 28/02/2022 tarih ve 2022/3 sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesi'nin 15/11/2021 tarih ve 2021/31 sayılı Genelgenin 3. maddesinde değişiklik yapan kısmında yer alan "ithale konu aracın çıkış/ihracat ülkesi ile ticaret yapılan ülke aynı olacaktır." şeklindeki cümlenin İPTALİNE, 2. Söz konusu Genelge'nin kalan kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya; davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bakılan dava; kısmen kabul, kısmen retle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren ... TL tutarındaki kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan ... TL tutarındaki kısmının ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu Genelge'de yer alan "ithale konu aracın çıkış/ihracat ülkesi ile ticaret yapılan ülke aynı olacaktır." ibaresinde de üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın tamamının reddi gerektiği düşüncesiyle, Dairemiz kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Dava konusu Genelge'nin 3. maddesin 2. fıkrasında yer alan "Bununla birlikte, araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesinin ve aracın satışında üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı örneği beyannameye eklenecektir." kısmının da iptali gerektiği görüşüyle, bu kısım yönünden, Dairemiz kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum.