12. Ceza Dairesi 2025/6170 E. , 2026/1210 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle öl…
12. Ceza Dairesi 2025/6170 E. , 2026/1210 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,53/6.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,sürücü belgesinin iki yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizce ".... dosya içeriğine göre; tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği tespit edilen sanığın sabıkasının ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması, iyi hali nedeniyle cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılması, sanığın kendisi ve müdafii tarafından lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunulması karşısında; "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alındığında taksirli eyleminden dolayı verilen cezanın para cezasına çevrilmesine yer olmadığına," şeklinde dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK'nın 50/4. maddesinde belirtilen paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, " gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50. maddeleri uyarınca 12100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kusuru olmadığına ilişkindir. Katılanlar vekillerinin temyiz isteği;kusura, ceza miktarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde saat 19:05 sıralarında sanık sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Çevreyolu istikametinden ... caddesini takiben ... istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre yolun sağından yolun soluna orta refüje doğru geçiş yapmakta olan yayaya çarpması neticesinde yayanın öldüğü olayda Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporu ile sanık ...'in seyrettiği yerin mesgün mahalle içi ve yolunda refüjle bölünmüş tek yönlü olduğunu düşünerek seyrettiği yola bağlantısı olan tali yol kavşaklarını da dikkate alıp süratini düşürmesi ve asgari bir hızla seyretmesi gerekeceğinden yine gidiş yönüne göre yolun sağından sol tarafına geçmek isteyen yayayı gördüğünde ses ve ışık cihazı ile ikazda bulunması gerekirken bu kurallara uymaması, yolu etkin bir şekilde kontrol etmemesi, olay yeri ve civarı itibariyle mevcut hal ve ortama uygun şekilde seyretmesi gerekirken bu kuralları ihlal ederek tali kusurlu olarak ölüme sebebiyet verdiği kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.