9. Ceza Dairesi 2021/6615 E. , 2024/6316 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/57 E., 2015/88 K. Suça sürüklenen çocuklar .... ve ...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun …
**9. Ceza Dairesi 2021/6615 E. , 2024/6316 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/57 E., 2015/88 K. Suça sürüklenen çocuklar .... ve ...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz ve şantaj suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/57 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar... ve ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi hali ile 103/2,103/6, 31/3 ve 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 31/3 ve 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça sürüklenen çocuklar .... ve ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, sanıklar ...ve ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yardım etmekten aynı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, sanık ...'ın cinsel taciz ve şantaj suçlarından aynı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Müvekkilinin savunmalarının aksinin ispat edilemediğine, mağdurenin soyut beyanları karşısında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, verilen kararın bozulmasına ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna,müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair kesin inandırıcı delil olmadığına, müvekkilinin beraatine karar verilmesine ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Verilen kararın mağdure ...’in iftira niteliğindeki beyanları ve müvekkilinin soruşturma aşamasındaki beyanlarına göre verildiğine, eksik soruşturma ve kovuşturma yapıldığına, kolluk aşamasında müvekkilinin anal yoldan ilişkiyi yanlış anlayarak bu şekilde ilişkiye girdiklerini söylediğine, adli tıp raporunun da bu hususu desteklemediğine, verilen kararın bozulmasına ilişkindir. D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurenin ilk beyanında müvekkilinden bahsetmediğine, diğer mağdure Nursel’in de müvekkilinden bahsetmediğine, mağdurenin olayı anlatırken organ sokma suretiyle cinsel istismarın gerçekleştiğinden bahsetmediğine, sürtünme olarak olayı anlattığına, Mahkemenin yanlış hüküm tesis ettiğine, müvekkilinin hürriyeti tahdit suçunu da işlemediğine, mağdurenin babasının da müvekkili hakkında şikayetinden vazgeçtiğine, ...’ın sanık olduğu dosyada müvekkiliyle ilgili aleyhe bir beyanının olmadığına, suçun vasfı yanlış değerlendirildiğinden lehe aleyhe kanun değerlendirmesinin de hatalı yapıldığına ilişkindir. E. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir. F. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuklar....ve ... hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuk ..., , ...hakkında nitelikli cinsel istismar ve hüriyeti tahdit suçundan alt sınırdan ceza verilmesinin takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin hatalı olduğuna, sanıklar ....ve ... hakkında beraat kararıları verilmesinin de hatalı olduğuna verilen kararıların bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuklar ....ve ...Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdure ...e Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanıklar ...ve ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarına Yardımdan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmaklahükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. D. Suça Sürüklenen Çocuklar ... Hakkında Mağdure ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Suç tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasına konu çocuğun cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d maddesi uyarınca 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin .... ve .. yönünden 14.02.2012, Turgut yönünden 08.03.2012 tarihli sorgu işlemleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. E. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdure ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasına konu çocuğun cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı Kanun’un 103/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d maddesi ile ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sorgu tarihi olan 08.03.2012 tarihi olduğu ve bu tarihten inceleme gününe kadar 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. F. Sanık ... Hakkında Mağdure ...e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 105/1 ve 107/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.11.2012 tarihli Mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. G. Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Hakkında Mağdure ...'e Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/530 Esas sayılı dosyasındaki beyanların iş bu dosyadaki suça sürüklenen çocukları etkilediği anlaşıldığından dosyanın getirtilip tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. H. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdure ...'e Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.01.2012 günlü iddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldığı, mağdure beyanları ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesi kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 103/2. maddesinden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. I. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdure ...'e Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu bir suç işleme kararının icrası kapsamında katılan ...'e değişik zamanlarda birden fazla işlediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilerek belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ...Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan, Sanıklar .... ve ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarına Yardımdan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/57 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (D), (E) ve (F) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/57 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Suça Sürüklenen Çocuklar .... ve .... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (G), (H) ve (I) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/57 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.