4. Hukuk Dairesi 2014/5337 E. , 2015/1292 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/09/2013 NUMARASI : 2013/368-2013/383 Davacı İ.. Y.. vekili Avukat Hüseyin tarafından, davalı H.. Y.. aleyhine 30/04/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/09/2013 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi …
**4. Hukuk Dairesi 2014/5337 E. , 2015/1292 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/09/2013 NUMARASI : 2013/368-2013/383 Davacı İ.. Y.. vekili Avukat Hüseyin tarafından, davalı H.. Y.. aleyhine 30/04/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/09/2013 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve talep edilen toplam tutarın duruşma sınırı altında kalması nedeniyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı tarafından yapılan sahtecilik suçlaması nedeniyle hakkında dava açıldığını ve sonuçta beraat ettiğini, dava nedeniyle izin almak zorunda kaldığını, özel aracıyla gelip giderek masraf yaptığını ve manevi olarak zarar gördüğünü belirterek maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, şikayete konu imza listesinin başına yazı yazılmasının suç oluşturmadığı, bu konunun davalı tarafından şikayet konusu yapılmasının haksız şikayet olduğu belirtilerek, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasa'nın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25. maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.