1. Hukuk Dairesi 2011/1957 E. , 2011/2017 K. "" MAHKEMESİ : TUZLA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 2875 parsel sayılı taşınmaza davalının kendi parseline yüksek duvar yapmak suretiyle müdahale ettiğini, güneş ışığının engellendiğini, manzarasının kapandığını ileri sürüp komşuluk hukukuna aykırı elatmanın önlenmesine, duvarın yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmaza müdahale…
**1. Hukuk Dairesi 2011/1957 E. , 2011/2017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TUZLA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 2875 parsel sayılı taşınmaza davalının kendi parseline yüksek duvar yapmak suretiyle müdahale ettiğini, güneş ışığının engellendiğini, manzarasının kapandığını ileri sürüp komşuluk hukukuna aykırı elatmanın önlenmesine, duvarın yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmaza müdahalesi olmadığını, duvarı güvenlik amaçlı olarak kendi parseline yaptığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının komşuluk hukukuna aykırı duvar yapmak suretiyle müdahale ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi .raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 2875 parsel sayılı taşınmazda davacı ve dava dışı kişilerin paydaş iken yargılama sırasında yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 8520 ada 1 parselde davacının müstakil malik haline geldiği, davalının ise komşu 2876 parselde paydaş olduğu 2876 parselin diğer paydaşlarının ise davada yer almadıkları, ayrıca, davacıya ait binanın imar uygulamasından önce de, imar sonrasında da davalı parseline taşkın halde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalı taşınmazda yapılan duvarın evinin güneş almasını engellediğini, yağmur sularının binasına zarar verdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; Çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet: geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.