1. Hukuk Dairesi 2012/1812 E. , 2012/4706 K. "" MAHKEMESİ : BODRUM 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakan annesi A.İ.'in 306 ada 3 ve 6 nolu parseller ile 252 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı kızına satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, m…
**1. Hukuk Dairesi 2012/1812 E. , 2012/4706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BODRUM 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakan annesi A.İ.'in 306 ada 3 ve 6 nolu parseller ile 252 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı kızına satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Davalı, paylaştırma savunmasında bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 306 ada 3 parselin miras bırakan tarafından 04.10.1994, 306 ada 6 nolu parselin 16.02.2004 ve 343 nolu parseldeki 1/2 payın ise 31.01.1994 tarihli akit ile davalıya satış suretiyle devredildiği, 343 nolu parselin ifrazı ile 252 ada 4 nolu parselin 1/2 payının davalı adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanın yapmış olduğu bu temlikin kendisinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürmek suretiyle eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26.maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.