6. Hukuk Dairesi 2010/9690 E. , 2010/14408 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava temerrüt ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükü…
**6. Hukuk Dairesi 2010/9690 E. , 2010/14408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava temerrüt ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmasına göre davalı vekilinin işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davasında hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilin temerrüt hukuksal nedenine dayalı tahliye davasında hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davanın konusuz kalması halinde mahkemece, davanın açıldığı tarihe göre haksız olan taraf, tespit edilecek yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerekir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8.maddesine göre, bir davanın takibi sırasında karşı dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda her dava için ayrı ücrete hükmolunacaktır. Davacı asıl davada işyeri ihtiyacına, birleşen davada ise temerrüt hukuksal nedenine dayanarak tahliye isteğinde bulunmuştur. Davada dayanılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 01.01.2002 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli olup 01.01.2004 tarihinde beş yıl süre ile uzatılmıştır. Sözleşmede yıllık kira parası 17.900 Euro olarak belirlenmiş olup ödemenin her yıl Ocak ayının en geç üçüncü işgünü akşamına kadar yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı temerrüt iddiasını Kahramanmaraş 2.İcra Müdürlüğünün 2009/86 esas sayılı icra takip dosyasına dayanmıştır. Davacı bu takipte 120.00 TL kira alacağı ve işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.Söz konusu takipte 13 Örnek ödeme emrinin 08.01.2009 tarihinde tebliği üzerine, borçlu tarafından süresinde borca kısmi itiraz edilmiştir. Davalı borçlu kısmi itirazında sözleşmeye göre kira borcunun 17.900 Euro olduğu, bu tutarın karşılığı olarak 38.349 TL kira borcunu ferileri ile birlikte kabul ettiğini belirtmiş ve 14.01.2009 tarihinde 42.775 TL’yi takip dosyasına yatırmıştır. Bilindiği gibi temerrüt nedeniyle tahliye isteklerinde asıl kira borcunun ödenmesi yeterli olup faiz ve icra masrafları ve benzeri eklentilerin ödenmemesi temerrüdün oluşumunu sağlamaz. Olayımızda, ihtarlı ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 30 günlük yasal sürede kira borcuna karşılık gelen miktar davalı tarafından ödenmiş olup temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir. Bu durum karşısında davalı kiracının temerrüde bağlı tahliye davasında vekalet ücreti ile sorumlu tutulması hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.