Başvuru, kapalı görüşün dinlenmesi ve kayda alınması nedeniyle haberleşme hürriyetinin, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kapalı görüşün dinlenmesi ve kayda alınması nedeniyle haberleşme hürriyetinin, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 16/11/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek suçundan tutuklu olarakSilivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu 8/2/2014 tarihinde ziyaretçisi U.K. ile kapalı görüş gerçekleştirmiştir. Kaydedilen görüşme daha sonra Ceza İnfaz Kurumu görevlilerince dinlenmiş ve başvurucunun Cumhurbaşkanı'na hakaret içeren sözler sarfettiği tespitini içeren tutanak düzenlenerek Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Anılan suç yönünden kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanının iznine tabi olduğundan dosya Bakanlığa gönderilmiştir. Başvurucu hakkında soruşturma izni verilmiştir, ancak U.K. hakkında soruşturma izni verilmediği için U.K. yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı soruşturma kapsamında alınan ifadesinde başvurucu, kapalı görüş sırasında yapılan konuşmaların kaydedilmesine mevzuatın izin vermediğini, kapalı görüşte yapılan telefon görüşmesinin kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı yolla elde edilen delile dayanılarak ceza verilemeyeceğini, ayrıca ihtilat şartı gerçekleşmediğinden hakaret suçunun işlendiğinin söylenemeyeceğini belirtmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı 14/5/2015 tarihli iddianame ile başvurucunun Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açmıştır.İddianamede, başvurucu ile U.K. arasında geçen kapalı görüş kayıtlarının tamamının çözümünün yaptırıldığı, soruşturmaya konu sözlerin sarf edilmesinden evvelki konuşma seyri gözetildiğinde, bu sözlerin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kast edilerek söylendiğinin açık olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun görüşmelerin kayda alındığını ve kayıtların daha sonra çözümlenip dinleneceğini bildiği dikkate alındığında gıyapta hakaret suçu için öngörülen üç kişi ile ihtilat unsurunun gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Silivri Asliye Ceza Mahkemesi 9/5/2017 tarihinde başvurucunun Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan cezanın paraya çevrilmek suretiyle sonuç olarak 000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 12/12/2014 tarihli yazısı ve görüşme tutanağı hatırlatıldıktan sonra soruşturmaya konu sözlerin sarf edilmesinden evvelki konuşma seyri gözetildiğinde bu sözlerin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kast edilerek söylendiğinin açık olduğu; ayrıca başvurucunun görüşmelerin kayda alındığını ve çözümlendiğini bildiği vurgulanmıştır. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunun 12/10/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinde öngördüğü hakaret ve gıyapta hakaret suçundan geniş yorumlanması gerektiği, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunda kişinin değil devletin saygınlığının korunduğu belirtildikten sonra Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunu oluşturacak bir eylemin tespitiyle suçun oluştuğu ayrıca ihtilat unsurunun gerçekleşmesine gerek olmadığı ifade edilmiştir. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 14/9/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde; 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesi ile 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük'ün (İnfaz Tüzüğü) maddesinde düzenlenen telefonla görüşme hakkına atıf yapılarak; anılan düzenleme ile hükümlü ve tutukluların kurumda bulunan ücretli telefonla yaptıkları görüşmelerin dinleneceği ve kaydedileceği hususunun belirlendiği dolayısıyla telefon görüşmelerinin kayda alınmasının yasal dayanağının mevcut olduğu ifade edilmiştir. Başvurucunun kapalı görüş sırasında sarfettiği sözlerin Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunu oluşturduğu ve yapılan dinlemenin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nihai karar başvuruya 23/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 16/11/2017 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır. 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:a) Türk Ceza Kanununda yer alan;... Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),..." 7188 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"...f) 286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla aynı suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da uygulanır. Bu bendin uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin, 100 üncü madde uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir."