10. Hukuk Dairesi 2012/14967 E. , 2012/14132 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No :132-457 Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın 506 sayılı Kanunun 26'ncı maddesi gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan tahsili işlemine ilişkindir. Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve dav…
**10. Hukuk Dairesi 2012/14967 E. , 2012/14132 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :132-457 Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın 506 sayılı Kanunun 26'ncı maddesi gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan tahsili işlemine ilişkindir. Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde; bu olayın hükümde göz önüne alınması ve mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı Kurum ilk davada hüküm altına alınmayan kusur farkından kaynaklanan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davalılardan ...Taahhüt AŞ 'nin kendi kusur oranına tekabül eden miktarı 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırmayı talep etmesi üzerine Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dava, teselsül esasına dayanılarak açılmıştır. Borçlar Kanunu'nun 145'inci maddesi hükmüne göre müteselsil sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Mahkemece, somut olayda, ilk dosyada hükmedilen miktar düşüldükten sonra % 80 davalılar kusuruna tekabül eden miktar belirlenmemiş, bu miktarın yapılandırma ile ne kadarının ödendiği araştırılmamış. Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında, teselsül hükümleri uyarınca açılan davada; müşterek sorumlulardan birinin yaptığı ödeme karşısında diğer müteselsil borçlunun durumunun ne olacağı hususu da irdelenmemiştir. O halde, davacı ile davalılardan ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA 06.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.