(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2441 E. , 2007/3442 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.10.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2441 E. , 2007/3442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.10.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 4006 parsel maliki tarafından Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının bilirkişi raporuna itiraz etmediğinden söz edilerek dava red edilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Bilirkişinin düzenlediği krokiden davacı parselinin genel yola çıkışı bulunmadığı, dolayısıyla mutlak geçit ihtiyacı içerisinde olduğu görülmektedir. Geçit hakkı kurulması, taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla beraber özünü komşuluk hukukundan alır. Bundan dolayı, uygun geçit yeri saptanırken komşuluk hukukunun genel ilkeleri gözetilmelidir. Geçit hakkı tesisi davalarında davacının dava konusu üzerinde mutlak bir tasarruf yetkisi yoktur. Çünkü uygun geçit yeri davacının subjektif arzusuna göre değil, objektif esaslara göre belirlenir ve taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılmasında genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uyarınca hareket edilir. O yüzden mahkemece dava konusu yapılan 4003 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki A ve B harfli güzergah uygun geçit yeri olarak benimsenmiyorsa, bilirkişinin sunduğu diğer alternatif olan krokideki C ve D harfli yerlerden geçit yeri aranmalı, gerek duyuluyorsa 4008 ve 4009 parseller malikleri harçlı dilekçe ile davaya katılmalı veya haklarında ayrı bir dava açılması sağlanarak eldeki dava dosyası ile birleştirilmeli, davacının geçit ihtiyacı karşılanmalıdır. Kaldı ki; mahkemece 4003 parseldeki geçit alternatiflerinin ne sebeple uygun görülmediği de karar gerekçesinde açıklanmamış, eldeki dava hakkında bir bakıma karar kurulmayarak çekişme ortada bırakılmıştır. Mahkemece, yukarıda açıklanan iş ve işlemler yerine getirilmeden hukuki olmayan bazı gerekçelerle davanın reddedilmesi doğru değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 29.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.