5. Hukuk Dairesi 2025/7668 E. , 2025/16129 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2161 Esas, 2025/483 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/669 Esas, 2023/287 Karar Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini…
5. Hukuk Dairesi 2025/7668 E. , 2025/16129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2161 Esas, 2025/483 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/669 Esas, 2023/287 Karar Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 521 ( eski 242 ) parsel sayılı taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin fark kamulaştırma bedelinin yatırılmasına ilişkin idareye verilen sürelerin uygun olmadığını, dava konusu taşınmaz hakkında 19.08.2016 tarihli ve 2016/192 sayılı kamu yararı kararının mevcut olduğunu ileri sürmüştür. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı kararında "...kamulaştırma fark bedelinin davacı idare tarafından bölge adliye mahkemesinin 21.09.2021 tarihli kararından sonra depo edildiği, davalı vekilinin dosyaya yansıyan beyanlarında açıkça davanın reddine karar verilmesine dair bir talebinin bulunmadığı, hukuki dinlenilme hakkı ve davalının esasa ilişkin beyanları dikkate alındığında direnme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir..." açıklamalarına yer verilmiş olup, ayrıca davalı vekili istinaf başvurusuna karşı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde fark kamulaştırma bedelinin yatırılmasına ilişin davacı idareye verilen kesin süreler usulüne uygun olup, süresi içerisinde bedelin depo edilmemesi sebebiyle usulüne uygun bir karar verildiğini, davacının istinaf başvurusunun kötü niyetli ve yargılamayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi şeklinde beyanda bulunduğu, dolayısıyla, kamulaştırma bedelinin İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süreye rağmen depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine yönelik verilen kararın doğru olup, istinaf başvurusunun yerinde olmadığı ( Emsal Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/10225 Esas, 2024/3075 Karar sayılı kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/1696 Esas, 2024/8082 Karar sayılı kararı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/1777 Esas, 2024/7959 Karar sayılı kararı) gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; depo bedelini istinaf dilekçesi sunduktan sonra yatırdıklarını ve buna ilişkin dekontu Bölge Adliye Mahkemesine sunduklarını, dava konusu taşınmaz hakkında 19.08.2016 tarihli ve 2016/192 sayılı kamu yararı kararı alındığını, kaynaklarının sınırlı olması ve depo bedeline ilişkin sürelerin usulüne uygun olmadığından istinaf aşamasında depo bedelini yatırdıklarını ve tekemmül eden dosyada davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece fark bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının yerine getirildiği anlaşılmışsa da davalı ... vekilinin istinaf dilekçesine verdiği 30.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde depo bedeline ilişkin verilen sürelerin usulüne uygun olduğunu, buna ilişkin yerel mahkemece verilen red kararının esasa ve usule uygun olduğunu, davacı tarafın aksi gerekçeler ile istinaf yoluna başvurmasının kötü niyetli ve yargılamayı sürüncemede bırakmaya yönelik olması sebebiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.