TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 03/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava …
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 03/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket çalışanı ... kimlik nolu ...'ın 14.01.2015 tarihinde, davalıya ait merkezi plastik hammadde kurutma yükleme sisteminin kurulumu esnasında iş kazası geçirdiğini, müvekkili şirket ile dava dışı kazazede ... ara buluculuğa başvurarak, dava konusu iş kazasının tazminatı mukabili olarak toplam 800.000,00.-TL ödenmesi hususunda anlaştıklarını, TBK ilgili hükmü uyarınca davalı şirketin meydana gelen iş kazasına ilişkin olarak tazmin yükümlülüğü bulunduğunu, mahkemeden kusurluluk oranlarının tespiti ile dava dışı kazazede işçiye müvekkili tarafından ödenen tutardan davalının kusuru oranında miktarın müvekkiline ödenmesi gerektiğinden, fazlaya dair her türlü hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkiline ödenmesini, talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirket, müvekkil şirkete ait iş yerinde 14.01.2015 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın tazmini için eldeki davayı açmış olup, söz konusu kazada, davacı şirkete ait çalışan (...) müvekkil şirkete ait işyerinde, iki şirket arasında imzalanmış bir eser sözleşmesi kapsamında çalışırken yaralandığını, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında bağımlı bir iş ilişkisi bulunmayıp, davacı şirket müvekkil fabrika sahasında bağımsız yüklenici olarak kendi işini ifa etmekte olduğunu, kaza, davacının çalışanının bir platform üzerindeki çalışması esnasında, müvekkil şirket çalışanı bir vinç operatörünün vinci hareket ettirmesi sonucu meydana geldiğini, müvekkil şirket, kazanın kendi yönünden iş kazası sayılmadığının tespiti için ... 1. İş Mahkemesi’nde 2018/ E. sayılı dava açmış; yargılama sonucunda kazanın müvekkil şirket yönünden iş kazası olmadığı tespit edilmiş ve karar ... onaması ile kesinleştiğini, öte yandan, kazaya ilişkin ceza davasında müvekkil şirket çalışanları hakkında yargılama yapılmış ise de ceza mahkemesi kararı hukuk davasında tartışılmakta ve aşağıda açıklandığı üzere Müvekkil Şirketin hukukî sorumluluğunu doğuracak nitelikte olmadığını, müvekkil şirket, kendi işyerinde genel iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini titizlikle almış olup, meydana gelen kaza tamamen davacı şirketin yürüttüğü iş kapsamında ve kendi kontrol alanında vuku bulduğunu, davacının rücu talebinin zamanaşımına uğradığını, kazanın müvekkil şirket yönünden iş kazası sayılmadığı, davacı taraf, eldeki tazminat istemine gerekçe olarak kazayı “iş kazası” olarak nitelendirmekte ise de, aynı olay hakkında daha önce görülen ve kesin hüküm teşkil eden bir yargı kararı bulunduğunu, ... 1. İş Mahkemesi’nin 2018/ E., 2021/ K. sayılı kararı ile “14.01.2015 tarihinde meydana gelen kazanın müvekkil şirket yönünden iş kazası olmadığı” tespit edilmiş, davacı ... şirketinin itirazları ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi’nce esastan reddedilmiş ve karar ... denetiminden geçerek onandığını, ... kararında açıkça, ...’ın yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın ... (davalı) yönünden iş kazası olmadığı vurgulandığını, bu kesinleşmiş hüküm, tarafları (davacı ...) bağlamakta olduğunu, kazaya ilişkin ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ceza davasında, müvekkil şirketin bir çalışanı (idari işler müdürü ...) ve vinç operatörü ... hakkında taksirle yaralama suçu nedeniyle yargılama yapılmış, bu yargılama neticesinde sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de hükmün açıklanmasının geri bırakılması () kararı verildiğinden, ortada kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığını, yani ceza mahkemesinde müvekkil şirket veya çalışanları aleyhine bağlayıcı nitelikte kesinleşen bir tespit olmadığını, davacı, müvekkil şirketi haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu tutmaya çalışmakta olup, oysa, genel hükümler çerçevesinde müvekkil şirkete atfedilebilecek herhangi bir hukuka aykırı ve kusurlu eylem mevcut olmadığı, müvekkil şirketçe genel iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını, işin yürütümünün davacı şirket kontrolünde olduğunu, davacının tazminat talebinin dayanaksız ve haksız olduğu, arabuluculuk anlaşmasının müvekkil şirketi bağlamadığı, arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava, rücuen tazminat talebine yöneliktir. Davacı tarafça, dava dışı işçi ...'a ödenen tazminatının, adam çalıştıran sıfatıyla davalıdan tahsili talep edilmektedir. Dava ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarih ve 2025/ Esasn 2025/ Karar sayılı kararı ile görevsilik kararı sonucu dosyanın Mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.Mahkememizce, yapılan yargılama ile, mahkememizin görevsizliğine, davanın görev dava şartı yönünden usulden reddine dair verilen 10/04/2025 tarih ve 2025/ Esas 2025/ Karar sayılı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 10/07/2025 tarih ve 2025/ Esas 2025/ Karar sayılı ilamıyla özetle, somut olayda, her iki tarafın da tüzel kişi tacir olduğu, tüzel kişi tacirlerin bütün işlerinin ticari olduğu, 6102 sayılı TTK 4 maddesi gereği Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca,davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;. 1-6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/04/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır