11. Ceza Dairesi 2021/29156 E. , 2023/5872 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/176 E., 2015/361 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz…
**11. Ceza Dairesi 2021/29156 E. , 2023/5872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/176 E., 2015/361 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 318 ... maddesi gereği takdîren reddine oy birliğiyle karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci ve 51 ... maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.500,00TL adli para cezası ile mahkûmiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; çekteki keşideci imzasının sanığın el ürünü olmadığına, Adli Tıp tarafından imza incelemesi yapılması gerektiğine, çekin ... şirketinde yetkisi devam ederken 22.01.2010 tarihinde hamiline şekilde ... şirketine verildiğini, bu şirket kayıtlarında çekin bu tarihte ... tarafından verildiğine dair belgelerin bulunmasına rağmen bu hususların hiçbirisi araştırılmadan eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğuna, sanığın atılı suçları işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın ... şirketi adına 21.03.2008 ile 23.03.2010 tarihleri arasında çek düzenleme yetkilisi olduğu, ancak bu yetkisi bitmesine rağmen Yapı Kredi Bankası ... Şubesine ait 7.500,00 TL bedelli hamiline yazılmış keşidecisi ... Teknik Servisleri A.Ş olan çeki 31.10.2010 tarihinde düzenleyerek kullanıp resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiası ile dava açılmıştır. 2. Çek aslı mahkeme tarafından incelenmiş, gerçek bir çek olup aldatıcılık kabiliyeti bulunduğu zapta geçirilmiştir. 3. Sanığın keşideci ... şirketi adına çek keşide yetkisini içerir 21.03.2008 tarihli vekâletname örneği dosya arasındadır. 4. Sanığın çek keşide yetkisi bulunmadığına dair 23.03.2010 tarihli vekâletname örneği dosya arasındadır. 5. Bilirkişi ... ... tarafından 07.12.2015 tarihinde tanzim olunan rapor ile davaya konu olan çekin üzerindeki keşideci adı altındaki imzanın sanığın eli ürünü olduğu, arka yüzdeki 1.ciranta imzasının ve ön yüz yazılarının ise sanığa ait olmadığı bildirilmiştir. 6. Dosya arasında örneği bulunan ve İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/170 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davaya konu olan çekin üzerindeki keşideci imzasının şirket yetkilisi ... eli ürünü olmadığı rapor edilmiştir. 7. Sanık savunmasında çekin ileri tarihli düzenlendiği, düzenleme tarihi itibarıyla çek keşide yetkisinin bulunduğunu, çekin ... şirketi adına ... otomotiv Ltd.Şti ye 22.01.2010 tarihinde verildiğini, bu şirket tarafından da çekin ... isimli şirkete verildiğini, buna dair de tahsilat makbuzu ve muavin defter örneği bulunduğunu beyan etmiş, tahsilat makbuzu örneklerini dosyaya sunmuştur. 8. Sanık hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmemiş, bu durum zapta geçirilmiştir. 9. Mahkeme sanığın atılı suçları işlediğinin kabulü ile her iki suç yönünden mahkûmiyetine hükmetmiştir. IV. GEREKÇE A- Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden; Davaya konu edilen ... şirketine ait 6944071 numaralı çekin üstündeki keşide tarihinin 31.10.2010 olması, bu çek konusunda ödenmeme üzerine katılan tarafça başlatılan icra takip tarihinin 11.11.2010 olduğu birlikte değerlendirildiğinde, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımı için esas alınabilecek en aleyhe 11.11.2010 tarihinin suç tarihi olduğu kabul edilmekle yapılan incelemede; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır 2. Dosya kapsamına göre; 11.11.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B- Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden; Sanığın ... şirketi adına 21.03.2008 ile 23.03.2010 tarihleri arasında çek düzenleme yetkilisi olduğu, ancak bu yetkisi bitmesine rağmen Yapı Kredi Bankası ... Şubesine ait 7.500,00 TL bedelli hamiline yazılmış keşidecisi ... Teknik Servisleri A.Ş. olan çeki 31.10.2010 tarihinde düzenleyerek kullandığı iddia edilen olayda; sanığın, çekin ileri tarihli düzenlendiği, düzenleme tarihi itibarıyla çek keşide yetkisinin bulunduğunu, çekin ... şirketi adına ... otomotiv Ltd.Şti ye 22.01.2010 tarihinde verildiğini, bu şirket tarafından da çekin ... isimli şirkete verildiğini, buna dair de tahsilat makbuzu ve muavin defter örneği bulunduğunu beyan etmesine rağmen çekin hangi tarihte hangi ticari iş nedeniyle kim tarafından katılan şirkete verildiğini araştırmadan hüküm kurulması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, ... şirket yetkilisinin konu ile ilgili beyanının alınması, ... ve ... şirketlerinin defter ve belgeleri üstünde alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapılmak suretiyle çekin verilmesine konu ticari ilişki olup olmadığı, bu çekin hangi tarihte ... şirketi tarafından verildiğinin tespit edilmesi, katılan ... şirketi yetkilisinin dinlenilerek çeki hangi ticari ilişki kapsamında kimden ne zaman aldığının, zararının ne olduğunun sorulması ve bu konu ile ilgili varsa belgelerinin denetime elverişli şekilde dosya arasına alınmasının ardından sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararı sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.